· Sevgiden, tortulu bulanık sular arı-duru bir hale gelir. Sevgiden, dertler şifa bulur. Sevgiden, ölüler dirilir. Sevgiden, padişahlar kul olur. Bu sevgi de bilgi neticesidir. · Mumundur karanlık veren sana. Anlatırdım bunu ama, gönlünün beli kırılıverir. Gönül şişesini kırarsan artık, yaşamak fayda vermez. Sevgiliyi Geri Kazanma – Dua, Mesaj ve Kitaplar. Sevgiliyi geri kazanma adına denenmiş tüm yolları bir araya topladım. “Eski sevgiliyi geri kazanmak” sabır ister, o zaman lütfen sonuna kadar oku. Eski sevgilini özlediğini biliyorum, hatta sıkıntıdan elinde, yüzünde egzamalar çıkmaya başladı. Hep daha fazlasını öğrenin, hep daha fazlasını deneyimleyin! Ayda sadece 14,99TL’ye! Üye Ol Ömrün olmak istiyorum seninle başlayıp seninle biten. Ben, istemem öyle iki günlük sevgili yüreğin varsa, bir ömür sev beni. Ne kadar sarılırsan Sevgiliye Mesajlar sarıl, bıraktığın an özlersin. Koy başını dizimin üstüne, sen rüyalarına dal, ben cennet güzelliğine. Bir günüm sensiz olsun yarınlarım seninle umut Hepimiz mucizenin farklı tezahürleriyiz.Yaşam başlı başına bir mucizedir. Aldığımız ilk nefesle başlar ve sonsuzluğa doğru akar. Bu akışın içinde olmaktadır mucizevi anlam. Söylenecek, yaşanacak nice mucizeler var. Yeterki kendimize izin verelim. Gönderen BOOL BOOL SEVGİ zaman: 02:38 Hiç yorum yok: tw0kxK. Son dönemlerde ülkemizde de boşanma ve ilişkilerin bitme oranı çok fazlalaşmıştır. Aldatma ve sevgi tüketme gibi sorunlar ile biten ilişkiler konusunda yapılan araştırmalar ve uzman görüşleri değişik bakış açılarında bu sorunların sebeplerini ele almıştır. Aşk son derece büyük bir tutkudur. Belki de dünyada bu insanların yaşayabileceği en büyük durumların başında aşık olmakgelir. Ancak belli bir süre sonra birçok sebepten ötürü bu müthiş kaynağı yitirmek de yaşanabilmektedir. Özellikle evlilikte ne gibi sorunların olup bu aşkın bitmesi bununla da kalmayıp eşlerin birbirini aldatmaya itmesi en merak edilen konulardandır. Aslında bu sorunun en başında gelen sebep, eşlerin hayallerinin ve evlilik sonrası hayatlarının bağdaşmaması olmaktadır. Aşkın doğal süreci 2 yıl olarak bilinmektedir ve bu zamandan sonra bireylerin bencil yönleri çok daha kolay ortaya çıkar. Bu dönemlerde kötüleşmeye giden bir ilişki sırasında eşlerin birbirini aldatmaları, ayrılmaları gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır. Evlilik öncesinde çiftin aklındaki hayat standardı ile paralel gitmeyen evlilik hayatı da ilişkileri soğutan ve ayrılıklara iten sebepler arasında yer almaktadır. Bu nedenle yapılması gerekenlerin en başında evliliği monotonlaşmaması için daima özenle beslemek gelmektedir. Beraber geçirilen kaliteli zamanların yaratılması ve cinsel hayatın sürdürülmesi evliliği canlı tutan sebepler arasında yer almaktadır. Sevgi biter, tükenir bunları makul karşılarız da sevgi ölürse eğer o kötü. Biten tükenen sanki yerine konulur ama ölürse bilirsiniz ki geri gelmez. Sevgi ölürken ruhlar örselenir, beden yorulur sonunda ise ölüm yorgunluğundan daha ağır bir yük bırakır öyle gider. Sevgi dediğimiz de canlı, yoktu, ortaya çıktı, büyüdü, hep var olma gibi bir özelliği de var ancak tamamen yok olup gidiyor. Sevgi ölür mü? Canlı olduğuna, yaşatılır ve beslenip, büyütülür olduğuna inanıyorsak, evet iyi bakmazsan sevgi de ölür…Ömürlük sevSevgiye dair hem gerçekçi hem de hayalperest olmalı, tezat gibi ama değil, gerçekçi bakarak gördüklerimize hayalperest tarafımızla ya katlanıyor ya da çözüm buluyoruz. İçimizde ne varsa bize lazım, iş çıktığında hazır bekleyen simyacı tarafımız gizemli odasında bizden karışımlar, ölçüler ile bazen deva bazen zehir hazırlıyor. Hep derler sevginin kimyası var diye, bir de simyacı olması akla uzak mı? Nasıl bitiyor bu sevgiler? Patlayan havai fişekler, dökülen konfeti ve pembe düşler nasıl loş ve sevimsiz bir ıssızlığa dönüşüyor? Neden bu kadar sık olmaya başladı? İnsan kendi yaşamadığına sevindiği gibi yeri geliyor üzülüyor da. Ömürlük sevmek mi? Her şeyin bu kadar tüketmek üzerine kurulduğu bir dünyada artık biraz zor mu? Başaranlar, yakalayanlar şanslı azınlık, bir de en baştan dünyadan kendini koparıp kendi alemlerinde yaşayanlar var, onlar da mutlu azınlık. Ömürlük sev… “Bizde pazara kadar değil mezara kadar…” diyenlerden bugünlere. İster sevdiğine ister arkadaşına, dostuna, ailene. Nesnelerin insana hükmetmeye başladığı dünyada kulağa çok hoş geliyor ömürlük sev diye bir şarkı mırıldanmak…Hiç düşündünüz mü, kimlerin sevgisini anlamadım, karşılık vermedim, değerini bilmedim, emeğimi esirgedim diye? Bunu sık sık yapmak lazım aslında, çünkü dışarıdan bakınca her şey var niye yürümüyor dediğimiz pek çok sevgi probleminde bunları düşünmediğimiz için yanılıyoruz, bitiriyoruz her şeyi. Taraflardan duygusal olan daha çok yıpranıyor, sevgi ölüyor ama yasını her zaman biri daha çok tutuyor. Çıkarın kağıt kalemleri, iş işten geçmeden istediklerim, bulduklarım, benden beklenenler listesi çıkarın. unuttuğum varsa ekleyeyim! Bir not verin, bakalım kaç aldınız? Bu değerlendirmelerde gecikirseniz, karşılıklı yıpranma süreci başlar ise ne cevaplamak ne de yeni uygulamalar kolay olmaz. Dedim ya hem gerçekçi hem hayalperest olmak gerek, bir de 3S formülü var. Kimyadan sonra sevginin matematiği, gerçeklere dayanıp sınırsız hayal kurabilmek özgürlüğü sevgi… Yok olup bitmesi ondan bu kadar sarsıyor insanı… Mızmızlanmak yok, bulan bırakmasın o zaman. En çok alışkanlıklara kurban gidiyor sevgiler, rutinde boğuluyor. Kimya ile matematik ile büyüttüğümüz sevgiyi sosyallik içinde tüketiyoruz çoğu zaman. Bireysel olmayan, dışarıdan sebeplerle biten sevgiler ardından en çok yanacağımız grupta olanlar. Öldürülmesi gereken bir sürü duygu, hırs var içimizde, gereksiz bir sürü insan var çevremizde onları gönderelim ama gerçek sevgi olanlar kalsın. Ne yoralım ne yorulalım… Hepsinden önemlisi de sevgimizi ifade etmek galiba, çoğumuzun sınıfta kaldığı konu. Ama geniş düşünmeli, annene, babana, çocuğuna, sevdiğine, arkadaşına sevgini gösteremiyorsan içinde çağlayanlar, ırmaklar aksa ne olur? Denize durgun su muamelesi yapmak! Diğer bir yönüyle ise Kahve kitap aynanın dediği gibi “Hoşumuza giden bedenlere sevdiğimiz ruhları giydirip onları öyle severiz ki…gün geçtikçe o beden o ruhla örtüşmez. Fakat sevmeye o kadar istekli, o kadar aç ve bir o kadarda aşığızdır ki. Konduramayız. İlişki biter fakat biz yine sevmeye devam ederiz. Bir süre sonra o sevgi öyle yer kaplamaya başlar ki, o yeri artık sevilen kişinin kendisi bile dolduramaz. Biz aslında var olmayan öyle muhteşem ve sevilesi birini sevmişizdir. karşımıza çıkan bütün ihtimalleri adaletsizce o hayaletle kıyaslar dururuz. Bununla yüzleşemeyiz. Sanki o zaman daha mutsuz olacağımızdan korkarız. Kendi hapishanemizi kendi yüreğimizde taşır dururuz.” Sevgi ölür mü? Güzel anlatmış, dinleyelim bakalım Post Views Likes28 Nisan 202228 Nisan 2022BY yayılan şarkının nağmeleri bütün evi doldurmuştu. Radyo çalan ev, melodi olan ev mutlu evdi,...21 Nisan 202120 Mayıs 2021BY aynı masalları dinlemekten usanan çocuklara ve anlatmaktan bıkan annelere yardım için masalcı çağırabilirsiniz. Her... Cevapla Ebemkuşağı 3 Eylül 2017, 2231Sevgileri tüketmemek için belki birazda karşımızdakine bunu dillendirmek gerekiyor diye düşünüyorum. Korkmamalı sevmekten ya da seni seviyorum rağmen koşulsuz sevmeli belkide. Gerçek sevgilerin kolay tükenmediğini sağlık… Sevgiyle kalın. Cevapla Begonvil Sokağı 3 Eylül 2017, 2257Dillendirme konusunda haklısınız,üstelik tek taraflı olmadan duyguları paylaşmalıyız sevdiklerimizle. İkinci bir önemli nokta ise koşulsuzluk gerçekten, sevgide koşul hesap olmaz ki.. Sonuncusu ise baştakileri başaranların finali gibi, tükenmeyen sevgiler.. Sevgili Ebem Kuşağı bu güzel yorum ve katkı veren görüşleriniz için çok teşekkür ediyorum. Sevgiler.. Cevapla ezgi 4 Eylül 2017, 1135İlk olarak şarkı şahane, yine bu sayfaya geliyorum ve şahane yazılar okuyorum, seviniyorum. Konuya gelecek olursam ben her şeyin az ve öz olmasını tercih ediyorum, etrafımda çok insan olunca daha çok yoruluyorum. Beklentilerimi düşürdüğümden beri içimdeki sevgi azalmıyor ama gitmesi gerekenler de bir şekilde gidiyor, o zaman bence daha az yıpratıyor. Ama yapı olarak ömürlük sev diyenlerdenim. Sevmek çok güzel, dünyaya sevgi dolu bakmak. Bir şey varki kaçındığım o da çok sevmek, bunu çok pozitif göremiyorum, çünkü insan en çok sevdiğinden sınava tutulmuyor mu ? Sevgiler 🖤 Cevapla ANNESİ'nin PRENSES'i 4 Eylül 2017, 1135Sevmeyi bilmeyenler için biter sevgi. Gerçekten sevmemistir sevdigini sanmıştır. En çok da saygısızlığı ön plana çekenlerin sonlarında yatar ex sevgi. Sonra istediğin kadar helvasını kavur ye. Yinede sevginin verdiği tadı alamazsın damağında. Cevapla Begonvil Sokağı 4 Eylül 2017, 1149Sosyal tarafımızda sadeleşmek az ve öz olanı devam ettirmek en doğrusu, keşke çokluk içinde de başarabilsek ama olmuyor işte. Ömürlük sevmek ayrı güzel ama benim unuttuğum belki de gözden kaçırdığımı söylemişsiniz, sevginin dozu.. Gerçekten oradan bir sınav illa ki geliyor hem belki ipin ucu kaçarsa egoya bile dönüşüyor. Her şeyiyle avucumuz içinde özenle tutup, büyüttüğümüz tılsımlı bir güç sevgi, o yüzden ölmesine gönlüm razı değil. Yazarken hissettiklerimi çoğaltan, samimi fikirlerin için teşekkür ederim, sevgilerimle..-Şarkıyı sık dinliyorum bu günlerde, aktivist ruhlu bir müzisyen, kendi yazıp bestelemiş yanılmıyorsam, şarkıda bir aitlik hissi vardı belki de ondan- Cevapla Begonvil Sokağı 4 Eylül 2017, 1155Sevmeyi bilmek de Allah vergisi bir şey, ya vardır ya yoktur ama her şeyi öğrenen insan bunu da öğrenebilir, yeter ki istesin. Haklısınız, ömürlük sevgilerin kaynağı en az sevgi kadar saygı da duymak. Kim bilir sevgi bitti denilen pek çok durumun asıl nedeni saygının azlığı/yokluğu belki de. Sevmek nimetini her gönüle koymuş Allah, değerini bilip yaşamak düşüyor bize. Teşekkür ederim, selam ve sevgilerimle.. Cevapla Doğuş Hakan YILMAZ 4 Eylül 2017, 1923Sevgi ölecekse ayrıldığın kişi için ölmeli. İçindeki sevgiyi öldürürsen önce hayatı sevmezsin sonra da yakınındaki insanları..Sevmemekte bir duygudur ama en azından beslenen bir duygudur. Hiçbir şeyi abartmadan ve bağlanmadan yaşamak gerekir. Ne kadar aile olsakta özümüzde her zaman yalnız kalıyoruz. Bu nedenle önce kendini seveceksin ki sonra karşındakine sevgin ve saygın olsun. Teşekkürler elinize sağlık Cevapla Momentos 4 Eylül 2017, 1923Sevgi duygusundan mutlu da mutsuz da olabiliyor insan. Koşulsuz sevmek dünyadaki insan sayısının çok azı tarafından gerçekleştirilebiliyor belki de.. o da annelerdir nin yorumuna katılıyorum, yaşamımda da uyguluyorum 40 lı yaşların sonlarından itibaren. Yaşamım az ve öz olsun bana yeter diyenlerdenim. Bahçemdeki kediyi, çiçek açan begonvilimi ve diğer tüm ağaçlarımı korusun 🙂Pazar günü keyifle okuduğum bir yazı oldu. Teşekkürlerimle. Cevapla Begonvil Sokağı 4 Eylül 2017, 1936Aslımız yaratılanı sev Yaratandan ötürü ama insanın beşer tarafı şaşıyor bazen, hangi tür sevgi olursa olsun bir tıkanma bir kadir kıymet bilmeme ya da orta noktada buluşamama sıkıntısı çıkıyor. Meselenin özü abartmadan ve dengeyi bozmadan başarmak sevdiklerimizle olan ilişkiyi. İşin kolaycılık tarafı, empati eksikliği de var, artık kim yanlış yapıyorsa sık sık derler ya külahımı önüme koydum düşündüm, işte o tür değerlendirmeler yapmalı. Dediğiniz gibi aile olsak da özümüzde yalnızız ama çöken/biten sevgiler bu kurum içinde ne büyük gürültüler/sancılar çıkartıyor. Ne hep ben ne hep o/onlar.. Teşekkür ederim, selamlar.. Cevapla Begonvil Sokağı 4 Eylül 2017, 1947Dünyanın en güzel duygusu dediğimiz sevgiyi kim/kime taşıyorsa değişiyor değil mi? O zaman mutlu ya da mutsuz olma durumu ortaya çıkıyor. İyice içimize kadar hissetmek sadeliği ve az öz beklenti talebini belki duygu kalkanımızı güçlendiren bir şey. Yorulmak, bölünmek yanlış kararlara ve hedeflerden sapmaya yol açıyor. Kendi fırtınalı olanın her işi de eline yüzüne bulaşıyor belki. Ama keşke tutunduğumuz, liman yaptığımız sevgiler etkilenmese bunlardan. İyi ki gönlümden geçenleri yazmışım, ılık bir yaz günü sohbet edip, dertleşmek gibi geldi bana. Sağ olun, sevgilerimle.. Cevapla müfred 5 Eylül 2017, 1910Sevgi de herşey gibi ölür elbette. Koşulsuz sevmekten bahsedilir hep. Ben buna inanmıyorum. Misal bir ateist müslümanı sevebilir mi? Yaptıklarından sevmediklerini anlıyoruz. Koşullu sevgiye inandığımdan gayet de doğal buluyorum bunu. Zira biz de Hz. Allah'ın sevdiğini sever, sevmediğini sevmeyiz. Bu da bir koşul değil midir? Ne olursa olsun herşeyi sevmek zorunda değiliz. Fakat sakin durur, sorun çıkarmayız. Herkes kendi işine bakar. Cevapla Bol Kahveli 5 Eylül 2017, 1910bir yorumunuzda egoya dönüşen sevgi demişsiniz, ne dogru demıssınız. Bence kımse fark etmez egoya dönüşen sevgiyi.. Çok zararlıdır o. Sevgı yok ama zorunlu olarak o benım hissi bence en kotusu. Bence sevgi bitmez, ne zaman ki bağlar kopar ve gözden çıkartırsınız o zaman sevgi biter. Cevapla Begonvil Sokağı 5 Eylül 2017, 1941Sevgi için de geçerli dersek manasını, gücünü daraltmış, eksiltmiş olmaz mıyız? Sevginin aslı ilahi sevgidir, ebedi aleme taşır, dünyaya dair olanlar da bitebilir ama çoğu özensizlikten, yanlışlıklardan bitiyor o zaman bize pay çıkıyor burada. Zahmetsiz rahmet olmayacağı gibi emeksiz de sevgiler ne uzun ömürlü olur ne de ebede uzayabilir.. Cevapla Begonvil Sokağı 5 Eylül 2017, 1950Zahirde ölür belki ama yaşarken neye seni yöneltti, vesile etti, ebedi aleme giderken yanına neler koymana yardımcı oldu diye düşünürseniz batınında cok önemli ve canlılığı daim.. Sizin değindiğiniz gibi bir durumu ben de gözlemliyorum ama katılmak istemiyorum, atesit diye kimseyi ötelemem çünkü benim için o da Allah'ın tecellisi bir ve isimleriyle donanmış kuludur, onu hakikatten uzak düşmeye iten ne varsa kalksın diye dua ederim, yakın isek anlatırım. Ama karşı tarafın yaklaşımı bazen ilişkilerimizin seyrini belirliyor ancak imani hakikatlere saygısını korudukça ben de onun neden öyle düşündüğünü sabırla anlayıp tevhidi anlatmaya çalışırım. Lakin zor ama Allah niyetleri biliyor, kalpleri yumuşatsın inşaallah. Cevapla deeptone 5 Eylül 2017, 2101insanlara bakınca çevremize, herhalde ölüyor, yani bir dolu insanda ölüyor. galiba elli yıl önce yüzyıl önce filan ölmüyomuş 🙂 Cevapla Begonvil Sokağı 5 Eylül 2017, 2105Bitmesi, tükenmesi daha katlanılır ama yıpranıp da ölmüş gibi gelen sevgi zor vaka, özellikle ikili ilişkilerde. İçine ego karışan hiçbir şeyden hayır gelmiyor kaldı ki sevgi en saf haliyle güzel. Cevapla Begonvil Sokağı 5 Eylül 2017, 2109Onbeş yirmi yıl öncesi bile iyiydi yine ama zamansız bazı kurallar da var. Ohooo kara sevdalar, leylalar mecnunlar bunlar masalsa yeni versiyonlarına da ihtiyaç var belki. Ben yazayım bir şey, ya da dur sen yaz Cevapla kahvekitapayna 6 Eylül 2017, 0846Bence insan sevmenin kendisine hissettirdiklerini unuttuğu zaman sevgi ölür. Zira bence o zaman insanın da bir parçası engelli gibi. İnsan bu gün unutmaya çalıştıklarını unuttuğu zaman kendisinden geriye boş bir kabuk kalacağını bilse unutmak ister mi? Bunun dışında, bence herşey bitmek için başlar. Sağlıklı insanlarda sevgi biter fakat ölmez. Cevapla Begonvil Sokağı 6 Eylül 2017, 0900Sevgiyi dolu dolu yaşarken biriktirdikleri güzel ne varsa onları hatırda tutsa ve önemsese evet insan/lar daha özenir, tüketmez aralarındaki sevgiyi. Emek verip, yaşanmış olan her şey bizim artımızdır ve umur edilmediğinde kabuk kalıyor insan. Birbirini çok seven insanlar arasında nasıl bitiyor hatta ölüyor diye başladım yazmaya ve çok farklı yönden düşündüren değerlendirmeler okumuş oldum. Size de yorumunuz için teşekkür diyorum.. Cevapla MAVİANNE 6 Eylül 2017, 2034kesinlikle katılıyorum sanasevgisini bile vermeye çekinenleri anlamam mümkün değilbir güleryüz bir tatlı dilen fazla senden onu ister bu gönülaaa şiir gibi olduyüreğine sağlık Cevapla Begonvil Sokağı 6 Eylül 2017, 2049Şiirlerde ne yazıyorsa çoğu sevgi üzerine, insan biraz gerçek alemden kopmak, dinlenmek istiyor sevgide. Biz kadınlar mı böyleyiz bilemedim? Kolay olanı zorlaştıranlar düşünsün o zaman Dilim söylüyor ama iş başa düşünce ne yaparım?Sevgiler.. Cevapla kahvekitapayna 6 Eylül 2017, 2050Hoşumuza giden bedenlere sevdiğimiz ruhları giydirip onları öyle severiz ki…gün geçtikçe o beden o ruhla örtüşmez. Fakat sevmeye o kadar istekli, o kadar aç ve bir o kadarda aşığızdır ki. Konduramayız. İlişki biter fakat biz yine sevmeye devam ederiz. Bir süre sonra o sevgi öyle yer kaplamaya başlar ki, o yeri artık sevilen kişinin kendisi bile dolduramaz. Biz aslında var olmayan öyle muhteşem ve sevilesi birini sevmişizdir. karşımıza çıkan bütün ihtimalleri adaletsizce o hayaletle kıyaslar dururuz. Bununla yüzleşemeyiz. Sanki o zaman daha mutsuz olacağımızdan korkarız. Kendi hapishanemizi kendi yüreğimizde taşır dururuz. Cevapla Begonvil Sokağı 6 Eylül 2017, 2104Müsaade ederseniz yorumunuzu yazıma eklemek istiyorum, eğip büküp söyleyemediklerimizi, kısa ve dokunaklı çok güzel ifade ederim. Cevapla Derya 8 Eylül 2017, 2042Sevgi bence canli duygulardan. Bakim ister,özen ister ögrenilebilir . Sevgiyi bilmeyenler olabilir ama sevgi duygusunun ölecegine inanmak istemiyorum. Cevapla Begonvil Sokağı 8 Eylül 2017, 2125Sevgiyi büyütmek, arttırmak emek istiyor. Bize de can, sevgisiz kalan, sevgisi bitenin hali malum. Sevgisinin kıymeti bilinmeyen ya da bir türlü anlaşamadan birlikte hayat geçirenler sevgisi ölmüş gibi hissediyor..Çok Okunanlar Ana sayfa AHİRETLİK Mİ? KANKA MI? BALAT’IN İÇİ ÇIFIT ÇARŞISI Balıklıova, Ege’de Eski Bir Kıyı Köyü Blog yazılarım Yazılar İÇİMİZDEKİ KÜÇÜK KIZ ERGEN ANNELERİNİN GÜNCESİ MÜZİKTE SUBLİMİNAL MESAJLAR HAFTA SONU NE YAPIYORUZ? ANNEMİN TARİF DEFTERİKategorilerBegonvil Sokağı HikayeleriÇocuklar İçinGenelGezilerimHikayelerimİstanbulLezzetlerSağlıklı YaşamSevgiTefekküryaşam Biten İlişkinin Ardından Nasıl Daha İyi Toparlanırım? Çivi Çiviyi Söker mi? İlişkiler bitmeden önce görüşmeler azalır, ilişki bağlarında zayıflama başlar. Bu bağlar sosyal, duygusal, fiziksel ve zihinsel bağlardır. Bağlar ile ilgili olarak önce fiziksel bağ azalır, sonra ortamdan uzaklaşma ile sosyal bağ zayıflar sonra duygusal ve zihinsel bağlar zayıflar. Fiziksel bağ, dokunma ağırlıklıdır. Zaten ilk kopuş göstergeleri bunların azalması ile simgelenir. Sonrasında ortak paylaşım alanlarında azalma olur. Hem mekân hem de paylaşımda daralma görülür. Duygular üçüncü aşamayı oluştururken, en son kalpten değil, zihinden çıkar. Duygularınızın halen devam etmesi aslında halen aklınızda bitiremediğiniz veya cevaplayamadığınız yanlış cevap dâhil sorularla alakalıdır. Ölmüş ilişkide mutlaka otopsi yapmalısınız. Fisher Ayrılık veya boşanmalar sonrası görülen temel duygu ve düşüncelerin başında “inkâr” gelir. İnkâr “Olamaz böyle bir şey, bu gerçek değil, bana bunu yapamaz, kısa süre sonra geri dönecek,” gibi düşüncelerdir. İnkâr devresi, en hassas ve en zor devredir. Bu adım aşıldıktan sonrası daha kolaydır. Biz danışmanlar için ilk aşama, zor aşamadır. Kabullenmek, inkârı aşmak ile başlar. Bunun yanında sadece reddetmek değil, hiç bir şey olmamış gibi davranmak, çok iyi hissetmek de inkârın yansımasıdır. Bu duyguların olması kişinin kendini tanımamasının sonucudur. Duygusunu tanımayan atlattığını sanır. Her kayıptan sonra acı yaşanmıyorsa, bu bir inkârdır. Babasını kaybedenin gülmesi veya bir şey olmamış gibi davranması gibi. Bazen kişi inkârı boşluk korkusundan dolayı yapar. Çünkü kabul ederse kaybı hissedecektir. Yani; “Onunla ayrıldığımı kabul edersem o zaman hissiz kalacağım.” Kısacası boşluk yaşamamak veya duygusuz acı veya mutluluk fark etmez kalmamak için ya acıyı uzatır ya da hiç bir şey olmamış gibi davranır. Bunun yanında inkârın altında, bu acıyı veya üzüntüyü kaldıramamak, kendine güvenmediği için de adım atamamak vardır. Özetlersek inkârın pan zehiri, KABULLENMEK, birinci aşamanın başarısıdır. İnkâr aşamasından sonra kaygılar, yalnızlık, çaresizlik, suçluluk ve öfke süreçleri vardır. Kaygılar daha çok “Ne olacak şimdi?” ile ilgili belirsizlik kaygılarıdır. Bu dönemde yalnızlık da kaygıyı arttırır. Aklımdan Sildim Kalbimden Silemiyorum İlişki bittikten sonra duygularınızı tanımalısınız. Duygularınız her zaman özlem, sevgi, aşk olmayabilir. Duygu sadece pozitif olmak zorunda değildir; nefret, öfke, intikam gibi duygular da devam ediyorsa ve yoğun ise halen eski eşinize/sevgilinize duygularınız devam etmektedir. Bir insanın, ayrıldığı birine “Ona karşı bir şey hissetmiyorum.” demesi gerçekçi değildir. Sadece olumlu duygular hissetmiyordur. Ama olumsuz duyguların varlığı ise halen bir şeyler hissettiğinin göstergesidir. Mantıken bitmesinin doğru olduğunu düşündükçe zamanla duygularınız da bu yönde değişecektir. Acı veriyorsa geçmiş, geçmemiştir. M. Mungan Güvensizlik, özgürlük isteği, ciddi ilişki istememek ya da hemen birini bulmaya çalışmak ikinci aşamada görülen temel yaklaşımlardır. Özlemek, sevmek midir? İlişki sürecinde yaşanan her şeyin ayrılık veya boşanma sonrası bıçak gibi kesilmesine alışmak ağırdır. Bazen sanki partneriniz varmış gibi alışkanlıklara devam edebilirsiniz. Çünkü hayatınızda biri çıkmış ve büyük bir boşluk oluşmuştur. Elbette ne yapacağınızı bilememek normaldir. Ama ilişki sürecinde yaptıklarınızı devam ettirmek yerine yeni şeyler koymak ve onu çağrıştıracak unsurlardan uzaklaşmak gereklidir. Biten ilişkinizi arada hatırlamak, sevgiliyi değil, o anları özlemektir. Sevgi de alışkanlıktır. Birine sevgi yöneltmek ve almak büyük bir yaşamsal beslenmedir. Özlemek de sadece onu özlemek değil, onunla yaşanılan anları ve duyguları özlemektir. Fakat özlemek, aşk veya sevgi değildir. Yani onu hatırlamak özlemek olsaydı 17 Ağustos depremini hatırladığımızda depremi özlediğimiz anlamına gelirdi. İlişkiyi özlemek ile kişiyi özlemek farklıdır. Kendimi Terk Ettirmem Lazım Yeni trend “kendini terk ettir” ya da “ilgilenmeyi bırak, ilişkiyi çıkmaza sürükle ve bitsin” taktiğidir. Bu sadece ayrılmak isteyenin vicdan azabını azaltır ama bitiş daha kötü ve uzundur. İlişkilerde bitiş de aynı başlangıç gibi karşılıklı konuşarak olmalıdır. Çünkü her biten ilişkide biri daha kararlıdır, biri daha az ister. Biri daha az duyguludur. Hiçbir ilişki eşit bitmez. Hiçbir ilişki anlaşarak bitmez. Anlaşmak bazen hukuksal bazen de mecburiyettendir. Yenisi de Eskisine Benziyor Hala herkesi ona benzetiyor iseniz, halen gözünüz onu arıyor ise, hayatınıza yeni giren kişiyi onunla kıyaslıyor ve onu arıyorsanız, onu sık sık hatırlıyor ve fantezi kuruyorsanız eski eş/ eski sevgili sendromu devam ediyor demektir. Onun diz çöküp özür dilediğini, hatasını kabul edip geri döndüğünü, başına kötü şeyler geldiğini, size muhtaç olması gibi beklenti ve hayallere “bitiş sonrası fantezi” diyoruz. İlişkiyi kayıp, yenilgi, mağlubiyet veya başarısızlık olarak görenlerde bu fanteziler üst düzeydedir. Fakat unutmayın ki; bu fantezilerin gerçekleşme olasılığı çok ama çok düşüktür. Bu fantezileriniz sizin inkârınızın yansımasıdır. Bir ilişkiyi sağlıklı olarak bitirmek için Kendinize zaman tanımalısınız. Bunun için kalbinizi ve zihninizi nadasa bırakmalısınız. ilişkisizlik1-3 yıl Biten ilişkinin analizini yapmalısınız. Doğru analiz için terapist desteği önerilir. Şu ana kadar okuduklarınızı devamlı olarak uygulamalısınız. Hayatınızı doldurmak için yeni aktiviteler koymalısınız. İlişki hariç; o aktivite değildir. unutmak mı affetmek mi kitabımdan Serhat Yabancı Aile – Evlilik Danışmanı instagram twitter youtube İçindekiler1 Eşiniz sizi artık dinlemiyorsa2 Eşiniz tarafından arzulandığınızı hissetmiyorsanız3 Eşiniz işinden, arkadaşlarından, kendi orijin ailesinden zaman bulamıyorsa4 Birbirinizi Çok Fazla Eleştiriyorsanız5 Fiziksel, Cinsel, Duygusal, Ekonomik Şiddet Varsa6 Özel günlerinizi kutlamıyor hatta hiç hatırlamıyorsanız7 Eşiniz geleceğe dair planlarına sizi dahil etmiyorsa Psk Dan Mehlika Zeynep Yurt Her evlilik güzel hayallerle başlar. Neredeyse herkes sonsuza kadar birlikte olacağına inandığı kişiyle hayatını birleştirir. Ama bazen her şey yolunda gitmez. Evliliğinizdeki sorunlar baş edemeyeceğiniz derecede arttıysa ve çözümsüz kaldığınızı hissediyorsanız alarm zilleri çalıyor demektir. Bazen birliktelikler farkında olmadan sona gelir. Çiftler geriye dönüp baktığında çok geç kaldıklarını hissedebilirler. Artık ortak bir nokta da kalmamıştır. Şimdi biten evlilik belirtilerinden bazılarına bakacağız. Eşiniz sizi artık dinlemiyorsa Duygu düşüncelerinizi paylaşamadığınız bir ilişki sizi gerçekten de kötü hissettirir. Bazı durumlarda çiftler birbirlerinin yüzüne bakmayı dahi bırakabilmektedir. Böyle bir durumu yaşıyorsanız sona yaklaşmış olabilirsiniz. Eşiniz tarafından arzulandığınızı hissetmiyorsanız Cinsel birlikteliğin sıklığı ve kalitesi ilişkiniz hakkında çok fazla bilgi verir. Sadece cinsel değil duygusal anlamda da arzulanmadığınızı hissetmeniz biten evlilik belirtilerinden bir tanesidir. Eşiniz işinden, arkadaşlarından, kendi orijin ailesinden zaman bulamıyorsa Bazı çiftler birbirlerine zaman ayırmakta güçlük çeker. Bu aşırıya kaçtığında yani birbirinize hiç zaman ayırmadığınızda yine sona yaklaşmış olabilirsiniz. Zamanla birbirinizden soğur, birbirinizde neleri sevip sevmediğinizi unutabilirsiniz. Eşiniz size hiç vakit ayırmıyorsa iki yabancıya dönüşmeniz an meselesi. Birbirinizi Çok Fazla Eleştiriyorsanız Sizin yaptığınız ya da eşinizin yaptığı hatalar çok büyük görünüyor ve birbirinize yaptığınız iyilikler çok küçük görünüyorsa eleştirel bir tavra sahip olduğunuzu düşünebiliriz. Artık tolerans kalmamıştır. Öfke patlamaları görürüz. Hatta bazı durumlarda çiftler birbirlerine öfke bile duymazlar. Çünkü aralarındaki her şey bitmiştir. Fiziksel, Cinsel, Duygusal, Ekonomik Şiddet Varsa Bazı çiftler şiddeti normalleştirir. Bunun birçok sebebi olmakla birlikte sonuç aynıdır Kişiler ilişki içinde çok değersiz hisseder ve gerçekten değersizleşir! Bu tip durumlarda aradaki buzları eritmek hiç de kolay değil. Geçmişi kabullenmek ve unutmak birçok kişi için çok zordur. Ancak şiddet normal görülse bile, belli bir seviyeye geldiğinde ilişki bitmeye mahkumdur. Özel günlerinizi kutlamıyor hatta hiç hatırlamıyorsanız Sağlıklı ilişkilerde özel günler yıllar geçse dahi kutlanıyor. En önemli günleri unutmanız evliliğinizde büyük çatırdamaların olduğu anlamına gelir. Eşiniz geleceğe dair planlarına sizi dahil etmiyorsa Eşiniz, birçok konuda bireysel düşünebilmektedir ve tek başına yaşıyor gibi davranışlar sergileyebilmektedir. Artık hayatımda bir anlama sahip değilsin mesajını veriyordur. Yukarıdaki biten evlilik belirtileri yaşanmasına rağmen evlilik bitmeye mahkum mudur? Açıkçası boşanma gerçekleşene kadar her birliktelik için umut vardır. Öncelikle eşler birbirlerinden ne kadar çok uzaklaştığının farkında bile olmayabilmektedir. Bir uzman bakış açısıyla evliliğinizde yolunda gitmeyen konularda destek alabilirsiniz. Birbiriniz için ne kadar büyük anlam ifade ettiğinizi keşfedebilirsiniz. Yaşadığınız problemlerin üstesinden gelebilirsiniz. Ve evet, bazı durumlarda yaşadığınız durumun içinden eskisinden çok daha güçlü bir şekilde çıkabilirsiniz. Böylelikle evliliğiniz çok iyi bir noktaya gelebilmektedir. Unutmayın, her evlilikte krizler yaşanır. Önemli olan bu krizleri en az zararla atlatmak. Kendinize ve eşinize yapacağınız en büyük iyilik bu kriz durumlarını fark edip sona gelmeden önlemleri almanız. Sevgiyle kalın! Yazar Psk Dan Mehlika Zeynep Yurt Posted by on Haziran 21, 2012 in Eski sevgiliyi geri kazanmanın garantili yolları 7 comments Eski sevgiliyi geri kazanmanın garantili yollarıEski Sevgiliyi Geri Kazanmanın Garantili Yolları Kitabı TIKLA! HEMEN ŞİMDİ oku!Çözümün bir parçası olun, Sorunun değilEski sevgili geri gelir mi?Eski sevgiliyi geri kazanmanın garantili yolları kitabıEski sevgiliyi geri kazanmanın garantili yollarıEski sevgiliyi geri kazanmanın en garanti yolu, ilişkinizin bitmesini engellemek ve eski sevgili durumuna düşmemektir. Bugüne kadar bu sitede onlarca yazı yayınladım. Terk eden sevgililerin nasıl geri döndürebileceğine dair tavsiyelere yer verdim. Öncelikli olarak bana göndermiş olduğunuz mesajlar için teşekkür ederim. Birbirimizi ne kadar iyi anladığımızı gönderdiğiniz mesajlardan Sevgiliyi Geri Kazanmanın Garantili Yolları Kitabı TIKLA! HEMEN ŞİMDİ oku!Sadede gelmek gerekirse, yazdığım onlarca yazının ana fikri, kendinizi sevmek ve saygı duymaktı. Siz kendinizi sevmediğiniz ve saygı duymadığınız sürece, hiç kimseden de bunları beklemeye hakkınız yok. Acılar, üzüntüler, duygusal buhranlar, yıkımlar hepsini bir kenara bırakın. Eski günleri andıkça, onu kollarınızın arasına almayı hayal ettikçe ve en ufak bir adım atmadıkça olduğunuz yerde sayarsınız. Bir karar vermek, kararsızlıktan çok daha bir karar vermeli ve ne yapmanız gerektiğini bilmelisiniz. Hayatınızın geri kalanında onunla mı olmak istiyorsunuz? yoksa yolunuza onsuz mu devam edeceksiniz? Bu kararı acele bir şekilde vermeyin. Belki de o hala sizinle beraber olmak istiyor ve doğru zamanı sevgiliyi geri kazanmanın garantili yolları kitabı hakkındaki son değerlendirmelerimi bu başlık altında yaptım. Yaklaşık 3 yıldır bu site üzerinden sizlerle paylaşımlarda bulunuyorum. Ben bu kitaba çok inanıyordum, kitap hakkındaki olumlu geri dönüşleriniz ve başarı hikayeleriniz kitapla ilgili ayrı bir başlık açmama sebep oldu. Kitabın inceleme yazısını, kitap içeriğine uygun olarak güncelledim. Buraya tıklayarak kitapla ilgili yorumları ve değerlendirmeleri tavsiyelerim eşliğinde bir parçası olun, Sorunun değilBenden size ufak bir tavsiye hayatınız boyunca duygularınızı sonuna kadar yaşayın ama analitik düşünmeyi sakın unutmayın. Duygular gerçek dünyanın önüne çekilen perdeler gibidir. Arkasında yaşananları bulanık görmenize neden olur. Önce duygusal perdelerinizi açın ve çıplak gözle olan biteni değerlendirin. Neler olduğunu anlamadan ne bir başkası size yardımcı olabilir ne de kendiniz kendinize yardımcı olabilirsiniz. Şüphelerinizi, kuşkularınızı, korkularınızı, acılarınızı, kaygılarınızı sağ cebinize koyun ve fermuarını kapatın. Çünkü onları fırlatıp atamazsınız. En azından duygularınızın neden olduğu beyninizdeki sesleri durdurun. Onlar konuştukça siz sağlıklı düşünemeyeceksiniz. Yapmamanız gereken davranışları yapıp sorunu daha büyük bir yumak haline sevgili geri gelir mi?Öfkeler, kıskançlıklar, gereksiz tartışmalar kısacası yaşanmışlıklar ve arkada biriktirilenler çok tehlikeli silahlardır. Tartışma anında karşındakini mat etmek için kullanılır. “SEN” ve “BEN” ile başlayan cümle kalıplarının içine sıkıştırılmış silahlardır. “Sen bana hiç yardımcı olmadın”. “Sen …..”, “Sen ……” ve “Ben sana her şeyimi verdim”, “Ben bunu yaptım”,”Ben…..”, “Ben…..”. İşte şimdi kaybolan gizli özneyi sorgulama zamanı geldi “BİZ”. Aranızda “BİZ” kavramına yer vermedikçe sorunlar daha da büyüyecektir. Öncelikle silahlar hiç doldurulmamalıdır. Olaylar gerçekleştiğinde, karşılıklı olarak içinizde bir şey biriktir memelisiniz. O zaman eski sevgili geri gelir mi? sorusunu sormanıza gerek yok. Ama merak edenler için söyleyeyim GELİR. Nasıl ilk tanıştığınızda sevgili olduysanız, her şey mümkün. Eski aşkların canlanması için küçük kıvılcımlar yeter. Tabi ki ayrılma nedenleri karşı taraf üzerinde travmatik etki bırakacak kadar ağır sevgiliyi geri kazanmanın garantili yolları kitabıBunun da kitabı olur mu demeyin. Sizin durumunuzdaki bir çok insan dinlenerek hazırlanmış bir kitap. Siz bu durumu sadece kendinizin mi yaşadığını düşünüyorsunuz? Zaman yepyeni fikirlere açık olmanın zamanıdır. Bu kitap yurt dışında ve yurt içinde onlarca insanı bir araya getirmeyi başarmıştır. Kitabı incelemek için buraya nasıl değerlendirmeniz gerektiğini, çaresizlik anlarında ne yapmanız gerektiğini falcılara büyücülere gerek kalmadan adım adım anlatıyor. Ancak her zaman söylediğim bir şeyi tekrar hatırlatmak istiyorum. Eski sevgiliyi kazanmanın garantili yolu değil, tüm yolları sizin içinizde sevgiliyi geri kazanmanın en garanti yolu, ilişkinizin bitmesini engellemek ve eski sevgili durumuna düşmemektir Sevgi Başlangıç EskiSevgiliyi June 22, 2012Benzer Konulareski sevgili ile barışmakeski sevgiliyi geri getirme büyüsügiden sevgiliyi geri getirme duasıterkeden sevgiliyi geri getirme duasıgiden sevgiliye son mektup yazmak

biten sevgi geri gelir mi