FussiletSuresi - Elmalılı Hamdi Meali. 1 - Hâ Mîm. 2 - Bu Kur'ân Rahmân ve Rahîm olan Allah tarafından indirilmiştir. 3 - Bu, Arapça bir Kur'an olarak, âyetleri bilen bir kavim için ayırt edilip açıklanmış bir kitaptır. 4 - O, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilmiştir.
41- Fussilet suresi (Hubeyb öndeş meali) Güncelleme tarihi: 16 Nis 2021. 1-4- 'Ha, Mim' Rahman [ve] Rahim (tarafın)dan bir kısım kısım indiriliştir. Kendi ayetleri açık-anlaşılır¹ bir kur'an olarak, bir müjde ve bir uyarıcı olarak, bilen herhangi bir millet için ayırt edilmiş/açıklanmış bir kitaptır.² Ardından
30 Şüphesiz, Rabbimiz Allah'tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: Korkmayın, üzülmeyin, size vâdolunan cennetle sevini
KevserSuresi Ve Türkçe Meali Kevser suresi ,Kuranıkerim'in 108. suresi olup,toplam 3 ayetten oluşmaktadır.Üç ayetten oluşan bu sûre, Kur'an'ın en kısa sûresidir.Sûrenin ilk ayetinde bolluk verilmesinden bahsettikten sonra hemen akabindeki ikinci ayette bu nimetlere karşılık şükür için namaz kılmak ve kurban kesmekten
Endoğru Kur'an meallerini bir araya getirmiş, karşılaştırmalı kuran meali sitesidir. En doğru anlamı bulmak için Kur'an-ı Kerim meallerini kıyasla. Sizin için en doğru mealleri bir araya getirdik.
bM1X. إِنَّ الَّذِينَ قَالُوا رَبُّنَا اللَّهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا تَتَنَزَّلُ عَلَيْهِمُ الْمَلَائِكَةُ أَلَّا تَخَافُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَأَبْشِرُوا بِالْجَنَّةِ الَّتِي كُنتُمْ تُوعَدُونَ İnnellezîne kâlû rabbunâllâhu summestekâmû tetenezzelu aleyhimul melâiketu ellâ tehâfû ve lâ tahzenû ve ebşirû bil cennetilletî kuntum tûadûntûadûne. inne muhakkak ellezîne ki onlar kâlû dediler rabbu-nâ bizim Rabbimiz allâhu Allah summe sonra istekâmû istikamet üzere oldular tetenezzelu iner aleyhim onlara, onların üzerine el melâiketu melekler ellâ tehâfû korkmayın ve lâ tahzenû ve mahzun olmayın, üzülmeyin ve ebşirû ve sevinin bi el cenneti cennet ile elletî ki o kuntum siz iseniz tûadûne siz vaadolundunuz, size vaadedilen Abdulbaki Gölpınarlı Gerçekten de, Rabbimiz Allah'tır dedikten sonra da dosdoğru hareket edenlere melekler indiririz de sakın korkmayın ve mahzûn olmayın ve müjdelenin, sevinin size vaadedilen cennetle deriz. Abdullah Parlıyan Gerçekten Rabbimiz Allah'tır dedikten sonra da, dosdoğru hareket edenlere melekler indiririz de melekler onlara şöyle derler “Korkmayın ve üzülmeyin. İşte buyurun! Size vaadedilmiş olan cennetle müjdelenin ve sevinin. Adem Uğur Şüphesiz, Rabbimiz Allah'tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara Korkmayın, üzülmeyin, size vâdolunan cennetle sevinin! derler. Ahmed Hulusi Muhakkak ki "Rabbimiz, Allâh'tır" deyip sonra bilfiil o doğrultuda yaşayanların üzerine melekler tenezzül eder ilâhî sıfatların Cemâl kuvveleri zâhir olur ki, bu şu demektir "Korkmayın, mahzun olmayın ve vadolunduğunuz cennetiniz ile sevinin. . . " Ahmet Tekin 'Rabbimiz Allah’tır' diyenlerin, ardından Allah’a giden doğru muhkem ve güvenli yolu takip edip itaatte daim olanların üzerlerine sık sık melekler iner.'Öbür âlemdeki hayatınızdan, hesabınızdan korkmayın, geride bırakacaklarınızdan dolayı üzülmeyin, hüzünlenmeyin. Size va’dolunan cennet dolayısıyla sevinin.' Ahmet Varol 'Rabbimiz Allah'tır' deyip sonra dosdoğru olanların üzerine melekler inerler ve derler ki 'Korkmayın, üzülmeyin ve vadedilmekte olduğunuz cennetle sevinin. Ali Bulaç Şüphesiz "Bizim Rabbimiz Allah'tır" deyip sonra dosdoğru bir istikamet tutturanlar yok mu; onların üzerine melekler iner ve der ki "Korkmayın ve hüzne kapılmayın, size vadolunan cennetle sevinin." Ali Fikri Yavuz Gerçekten “- Rabbimiz Allah’dır.” deyib de sonra sebat gösterenler ve salih amel işliyenler var ya, onların üzerine ölüm anında veya dehşet halinde “- Korkmayın, mahzun olmayın. Vaad olunduğunuz cennetle neşelenin.” diye melekler inecektir. Ali Ünal Buna karşılık, “Rabbimiz Allah’tır” diye ikrarda bulunup, sonra da bu ikrarın gereği olarak inanç, düşünce ve davranışta sapmadan doğru yolu takip edenlerin üzerine zaman zaman melekler iner. O melekler, dünyada onları korur, Âhiret’te ise hem dostluk izharında bulunur, hem de onlara şu mesajı iletirler “Azap görür müyüz diye endişe etmeyin, dünyada iken işlediğiniz ya da işlediğinizi düşündüğünüz günahlar, yapamadığınız iyilikler sebebiyle de üzülmeyin; size va’d olunan Cennet’le sevinin! Bayraktar Bayraklı “Rabbimiz Allah'tır” diyen ve sonra da doğruluktan ayrılmayanlara gelince, onların üzerine sık sık melekler iner ve şöyle der “Korkmayınız ve üzülmeyiniz, size vaad olunan cennetle sevininiz!” Bekir Sadak 30-32 ORabbimiz Allah'tir» deyip sonra da dogrulukta devam edenler, onlari, melekler, olumleri aninda Korkmayiniz, uzulmeyiniz, size soz verilen cennetle sevinin, biz dunya hayatinda da, ahirette de size dostuz. Burada, canlarinizin cektigi, umdugunuz seyler, bagislayan ve aciyan Allah katindan bir ziyafet olarak size sunulur» diyerek inerler. * Celal Yıldırım Şüphesiz onlar ki Rabbimiz Allah'tır, dediler, sonra da dosdoğru oldular, üzerlerine melekler iner de, hiç korkmayın ve üzülmeyin ; va'dolunduğunuz Cennet ile sevinin. Cemal Külünkoğlu Şüphesiz “Rabbimiz Allah'tır” deyip de, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner ve derler ki “Korkmayın, üzülmeyin, size vaad edilmiş olan cennetle sevinin!” Diyanet İşleri eski 30-32 'Rabbimiz Allah'tır' deyip sonra da doğrulukta devam edenler, onları, melekler, ölümleri anında 'Korkmayınız, üzülmeyiniz, size söz verilen cennetle sevinin, biz dünya hayatında da, ahirette de size dostuz. Burada, canlarınızın çektiği, umduğunuz şeyler, bağışlayan ve acıyan Allah katından bir ziyafet olarak size sunulur' diyerek inerler. Diyanet Vakfi Şüphesiz, Rabbimiz Allah'tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara Korkmayın, üzülmeyin, size vâdolunan cennetle sevinin! derler. Edip Yüksel “Efendimiz ALLAH’tır“ dedikten sonra doğru yolu izleyenlerin üzerine melekler iner “Korkmayın, üzülmeyin ve davetli olduğunuz bahçeyle sevinin.” Elmalılı Hamdi Yazır Haberiniz olsun ki rabbımız Allah» deyip de sonra doğru gidenler yok mu onların üzerlerine şöyle melekler iner korkmayın, mahzun olmayın va'dolunup durduğunuz Cennet ile neş'eyâb olun! Erhan Aktaş “Rabb’imiz Allah’tır.” deyip, dosdoğru olanlara gelince, onlara melekler gelerek “Korkmayın ve üzülmeyin. Söz verildiğiniz Cennet’le sevinin!” derler. Gültekin Onan Şüphesiz "Bizim rabbimiz Tanrı'dır" deyip sonra dosdoğru bir istikamet tutturanlar yok mu; onların üzerine melekler iner ve der ki "Korkmayın ve hüzne kapılmayın, size vadolunan cennetle sevinin." Hakkı Yılmaz 30-32 Şüphesiz, “Rabbimiz Allah'tır” deyip sonra dosdoğru olanlar; onların üzerine, haberci âyetler sürekli iner; “Korkmayın, üzülmeyin. Size vaat edilen cennetle sevinin. Biz, dünya hayatında ve âhirette sizin yol gösterenleriniz, yardımcılarınız, koruyanlarınızız. Cennette, kullarının günahlarını çok örten, onları cezalandırmayan ve bağışı bol olan, engin merhamet sahibinden bir ikram olarak sizin için nefislerinizin arzuladığı her şey var. Orada istediğiniz şeyler de sizin içindir.” Harun Yıldırım Şüphesiz, Rabbimiz Allah'tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara Korkmayın, üzülmeyin, size vâdolunan cennetle sevinin! derler. Hasan Basri Çantay Hakıykat Rabbimiz Allahdır» deyib de sonra doğruluğu iltizâm edenler yok mu? Onların üzerlerine Korkmayın, tasalanmayın, va'd olunduğunuz cennetle sevinin» diye diye melekler inecekdir. Hayrat Neşriyat Şübhesiz ki 'Rabbimiz Allah’dır' deyip, sonra ihlâs ile dosdoğru olanların üzerineölüm ânında, kabirde ve haşir meydanında 'Korkmayın, üzülmeyin ve va'd olunup durduğunuz Cennetle sevinin!' diye melekler iner. İbni Kesir Muhakkak ki; Rabbımız Allah'tır, deyip sonra dosdoğru bir istikamet tutturanların üzerine melekler iner, onlara Korkmayın, üzülmeyin size vaad olunan cennetle sevinin, derler. İskender Evrenosoğlu Muhakkak ki “Rabbimiz Allah'tır.” deyip, sonra da istikamet üzere olanlara Allah'a yönelip dîni ikame edenlere melekler inerler “Korkmayın ve mahzun olmayın. Ve vaadolunduğunuz cennetle sevinin!” derler. Kadri Çelik Şüphesiz “Bizim Rabbimiz Allah'tır” deyip sonra da dosdoğru bir istikamet tutturanlar var ya, onların üzerine melekler iner ve der ki; “Korkmayın ve hüzne kapılmayın, size vaat edilen cennetle müjdelenin.” Mehmet Ali Eroğlu Şüphesiz" Rabbimiz Allah'tır" deyip sonra da dosdoğru bir istikamet tutturanlar. İşte onların üzerine melekler iner ve "Korkmayın, vadedilen cennetle sevinin" derler. Mehmet Okuyan Şüphesiz ki “Rabbimiz Allah’tır.” deyip sonra doğru yolda olanlara melekler “Korkmayın, üzülmeyin, size vadedilen cennetle sevinin!” diyerek inerler. Muhammed Celal Şems Şüphesiz “Rabbimiz Allah’tır!” deyip, sonra onda sebat gösterenler üzerine melekler çokça inerler ve derler ki “Hiç korkmayın, geçmiş bir hatanızdan dolayı da hiç üzülmeyin. Size vadedilen Cennet’i elde ettiğiniz için sevinin.” Muhammed Esed Fakat, "Rabbimiz Allah'tır!" diyen ve sebatla doğru yolu izleyenlere gelince, onların üzerine sık sık melekler iner ve şöyle derler "Korkmayın ve üzülmeyin, işte alın size vaad edilmiş olan cennet müjdesini! Mustafa Çevik 30-32 Rabbimiz Allah’tır deyip, yalnız O’nu ilah edinip, itaat ederek sorumluluklarını yerine getirmek için gayret edenlere gelince; onlara da Kıyamet Günü melekler şöyle diyecekler “Korkmayın ve üzülmeyin Allah’ın size vaat ettiği cennetlere girip mutlu olun. Biz dünya hayatınızda olduğu gibi âhiret hayatınızda da sizin dostunuzuz. Cennette canınızın çektiği her şeye kavuşacaksınız, istediğiniz her şey emrinizde ve sizin olacak. Bütün bunlar Allah’ın davetine icabet eden, bu uğurda ellerinden gelen gayreti gösterenler için merhamet sahibi ve bağışlayıcı Allah’ın sizlere ikramıdır.” Mustafa İslamoğlu Öte yandan, "Rabbimiz Allah'tır" diyen, sonra da dosdoğru çizgide yaşama kararlılığı gösterenlere gelince onlara melekler sürekli inerler ve derler ki "Gelecekten dolayı kaygı duymayın, geçmişten dolayı da mahzun olmayın! Haydi sevinin size vaad edilmiş olan cennetle! Ömer Nasuhi Bilmen Şüphe yok o kimseler ki, Rabbimiz Allah'tır» dediler, sonra da istikamette bulundular, onların üzerlerine melekler ineceklerdir. Korkmayın ve mahzun olmayın ve size vaad olunmuş olan cennet ile müjdelenin!» diyeceklerdir. Ömer Öngüt "Rabbimiz Allah'tır. " deyip, sonra da doğru yolda sebat edenlerin üzerine melekler iner ve derler ki "Ölümden korkmayın, dünyada bıraktıklarınızdan dolayı da tasalanmayın, vaad olunduğunuz cennetle sevinin!" Şaban Piriş “Rabbimiz Allah’tır” diyen sonra da dosdoğru olanlara -Korkmayın, üzülmeyin, size vaat edilen cennete sevinin, diye melekler iner. Sadık Türkmen GERÇEKTEN Rabbimiz Allah’tır diyen, sonra; dosdoğru olan kişilerin üzerlerine/duygusal zekâlarına melekler iner, onlara “Korkmayın, üzülmeyin, size söz verilen cennetle sevinin! Seyyid Kutub Şüphesiz Rabb'imiz Allah'tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara Korkmayın, üzülmeyin, size söz verilen cennetle sevinin!» derler. Suat Yıldırım "Rabbimiz Allah’tır" deyip sonra da istikamet üzere, doğru yolda yürüyenler yok mu, işte onların yanına melekler inip "Hiç endişe etmeyin, hiç üzülmeyin ve size vâd edilen cennetle sevinin!" derler. Süleyman Ateş "Rabbimiz Allah'tır" deyip, sonra doğru olanların üzerine melekler iner "Korkmayın, üzülmeyin, size söz verilen cennetle sevinin! derler." Süleymaniye Vakfı “Rabbimiz Sahibimiz Allah’tır” deyip doğru davrananlara, melekler inerek şöyle derler “Korkmayın, kaygılanmayın; size söz verilen Cennet’le sevinin”. Tefhim-ul Kuran Şüphesiz Onlar Bizim Rabbimiz Allah'tır» deyip sonra da dosdoğru bir istikamet tutturanlar yok mu; onların üzerine melekler iner ve der ki; Korkmayın ve hüzne kapılmayın, size va'd olunan cennetle sevinin.» Ümit Şimşek 'Rabbimiz Allah'tır' deyip sonra da dosdoğru istikamet üzere olanlara ise melekler inerler ve 'Korkmayın ve üzülmeyin,' derler. 'Size vaad edilen Cennetle sevinin. Yaşar Nuri Öztürk Şu bir gerçek ki, "Rabbimiz Allah'tır!" deyip sonra hiç şaşmadan yol alanlar üzerine, melekler ha bire iner de şöyle derler "Korkmayın, üzülmeyin! Size vaat edilen cennetle sevinin." En üste taşıEn alta taşıBu yazarın mealini okumaya devam et Bir sureye/ayete tıkladığınızda mealler ilk başta yazar ismine göre alfabetik olarak sıralanır. Yazar isminin solundaki kutucuğu yukarı/aşağı taşıyarak sıralamayı istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Tarayıcınızın çerezlerini silmediğiniz sürece tercihiniz daha sonraki ziyaretlerinizde hatırlanacaktır. Ayrıca bir yazarın ismine sağ tıklayarak bu yazarın mealinin en üstte veya en altta görünmesini de sağlayabilirsiniz.
Fussilet Sûresi41 30. Ayet Meal Ayet Arapça اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا اللّٰهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا تَتَنَزَّلُ عَلَيْهِمُ الْمَلٰٓئِكَةُ اَلَّا تَخَافُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَاَبْشِرُوا بِالْجَنَّةِ الَّت۪ي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ Türkçe Okunuşu * İnne-lleżîne kâlû rabbunaAllâhu śümme-stekâmû tetenezzelu aleyhimu-lmelâ-iketu ellâ teḣâfû velâ tahzenû ve ebşirû bilcenneti-lletî kuntum tû’adûne 1. Ömer Çelik Meali “Rabbimiz Allah’tır!” diye ikrarda bulunup, sonra da özde ve sözde dosdoğru olarak inanç, amel ve ahlâkta sapmadan doğru yolu tâkip edenlerin üzerine melekler iner ve şöyle derler “Korkmayın ve üzülmeyin! Size vadolunan cennetle sevinin!” 2. Diyanet Vakfı Meali Şüphesiz, Rabbimiz Allah'tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara Korkmayın, üzülmeyin, size vâdolunan cennetle sevinin! derler. 3. Diyanet İşleri Eski Meali 30,31,32. "Rabbimiz Allah'tır" deyip sonra da doğrulukta devam edenler, onları, melekler, ölümleri anında "Korkmayınız, üzülmeyiniz, size söz verilen cennetle sevinin, biz dünya hayatında da, ahirette de size dostuz. Burada, canlarınızın çektiği, umduğunuz şeyler, bağışlayan ve acıyan Allah katından bir ziyafet olarak size sunulur" diyerek inerler. 4. Diyanet İşleri Yeni Meali Şüphesiz “Rabbimiz Allah’tır” deyip de, sonra dosdoğru olanlar var ya, onların üzerine akın akın melekler iner ve derler ki “Korkmayın, üzülmeyin, size dünyada iken va’dedilmekte olan cennetle sevinin!” 5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali "Rabbimiz Allah'tır" deyip, sonra da doğrulukta devam edenlere gelince, onların üzerine melekler iner ve derler ki "Korkmayın, üzülmeyin, size vaad edilen cennetle sevinin." 6. Elmalılı Meali Orjinal Meali Haberiniz olsun ki rabbımız Allah» deyipde sonra doğru gidenler yok mu onların üzerlerine şöyle Melekler iner korkmayın, mahzun olmayın va'dolunup durduğunuz Cennet ile neş'eyâb olun 7. Hasan Basri Çantay Meali Hakıykat Rabbimiz Allahdır» deyib de sonra doğruluğu iltizâm edenler yok mu? Onların üzerlerine Korkmayın, tasalanmayın, va'd olunduğunuz cennetle sevinin» diye diye melekler inecekdir. 8. Hayrat Neşriyat Meali Şübhesiz ki “Rabbimiz Allah'dır” deyip, sonra ihlâs ile dosdoğru olanların üzerineölüm ânında, kabirde ve haşir meydanında “Korkmayın, üzülmeyin ve va'd olunup durduğunuz Cennetle sevinin!” diye melekler iner. 9. Ali Fikri Yavuz Meali Gerçekten “- Rabbimiz Allah'dır.” deyib de sonra sebat gösterenler ve salih amel işliyenler var ya, onların üzerine ölüm anında veya dehşet halinde “- Korkmayın, mahzun olmayın. Vaad olunduğunuz cennetle neşelenin.” diye melekler inecektir. 10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali Şüphe yok o kimseler ki, Rabbimiz Allah'tır» dediler, sonra da istikamette bulundular, onların üzerlerine melekler ineceklerdir. Korkmayın, ve mahzun olmayın ve size vaad olunmuş olan cennet ile müjdelenin,» diyeceklerdir. 11. Ümit Şimşek Meali “Rabbimiz Allah'tır” deyip sonra da dosdoğru istikamet üzere olanlara ise melekler inerler ve “Korkmayın ve üzülmeyin,” derler. “Size vaad edilen Cennetle sevinin. 12. Yusuf Ali English Meali In the case of those who say, "Our Lord is Allah., and, further, stand straight and steadfast, the angels descend on them from time to time "Fear ye not!" they suggest, "Nor grieve! but receive the Glad Tidings of the Garden of Bliss, the which ye were promised! Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Fussilet Sûresi 30. ayetinin tefsiri için tıklayınız * Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.
Bayraktar Bayraklı Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an MealiŞeytan senin içine bir vesvese düşürürse hemen Allah'a sığın! Çünkü O, her şeyi duyandır; Okuyan Kur’an Meal-TefsirSana şeytandan bir kışkırtma gelirse hemen Allah'a sığın! Şüphesiz ki yalnızca O duyandır, bilendir.*Edip Yüksel Mesaj Kuran ÇevirisiSapkından herhangi bir düşünce seni etkisi altına alırsa ALLAH'a sığın. O İşitendir, şeytan, bir dürtüş* ile seni dürtecek olursa hemen Allah'a sığın*. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen' Vakfı Süleymaniye Vakfı MealiEğer seni Şeytan dürtecek olursa hemen Allah'a sığın. Çünkü O Allah, dinler ve Rıza Safa Kur'an-ı Kerim GerçekVe şeytandan gelen kötü bir düşünce seni etkisine alırsa, hemen Allah'a sığın. Kuşkusuz, O, Duyandır; İslamoğlu Hayat Kitabı Kur’anVe eğer Şeytan tarafından ısrarlı bir ayartmaya maruz kalırsan, hemen Allah'a sığın Çünkü O her şeyi işitendir, her şeyi Nuri Öztürk Kur'an-ı Kerim MealiEğer şeytandan gelen kötü bir dürtü seni dürtecek olursa hemen Allah'a sığın! Çünkü en iyi işiten O'dur, en iyi bilen O...Ali Bulaç Kur'an-ı Kerim ve Türkçe AnlamıŞayet sana şeytandan bir kışkırtma gelecek olursa, hemen Allah'a sığın. Çünkü O, işitendir, sadeleştirilmiş Şayet seni şeytandan gelen bir dürtüş dürtecek olursa, hemen Allah'a sığın! O'dur ancak işiten, Esed Kur'an MesajıBu nedenle, eğer Şeytandan gelen bir vesvese seni anlamsız, sebepsiz bir öfkeye sürükleyecek olursa, hemen Allah'a sığın, şüphesiz yalnız O, her şeyi işiten, her şeyi bilendir!Diyanet İşleri Kur'an-ı Kerim Türkçe MealiEğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa, hemen Allah'a sığın. Çünkü O, hakkıyla işitendir, hakkıyla Hamdi Yazır Kur'an-ı Kerim ve Yüce MealiŞayed seni Şeytandan bir dürtüş dürtecek olursa hemen Allaha sığın istiaze et çünkü odur ancak işiden bilenSüleyman Ateş Kur'an-ı Kerim ve Yüce MealiEğer şeytandan kötü bir düşünce, seni dürtecek olursa hemen Allah'a sığın. Çünkü O, işitendir, sana şeytandan bir kışkırtma gelecek olursa, hemen Tanrı'ya sığın. Çünkü O, işitendir, Basri Çantay Kur'an-ı Hakim ve Meal-i KerimEğer seni şeytandan bir dürtüş fitlerse hemen Allaha sığın. Çünkü O, senin sığındığını bizzat hakkıyle işiden, niyyetini, salahını çok iyi seni bir vesvese ile dürtecek olursa; Allah'a sığın. Doğrusu O; Semi, Alim olanın Piriş Kur'an-ı Kerim Türkçe AnlamıEğer şeytandan bir vesvese seni dürtüklerse hemen Allah'a sığın. Çünkü O, her şeyi işiten ve Yıldırım Kuran-ı Kerim ve MealiEğer şeytandan gelen bir vesvese seni dürterse hemen Allah'a sığın. Çünkü O, her şeyi işitir, her şeyi mükemmel tarzda Hulusi Türkçe Kur'an ÇözümüEğer şeytandan bir etki seni tahrik ederse, hemen Esma'sıyla nefsinin hakikati olan Allah'a sığın Esma'sının, hakikatin olan kuvvelerini harekete geçir! Muhakkak ki O, "HU"; Semi'dir, Aliym' Yüksel Eski Baskı Mesaj Kuran ÇevirisiŞeytandan herhangi bir düşünce seni etkisi altına alırsa ALLAH'a sığın. O İşitendir, BilendirErhan Aktaş Eski Baskı Kerim Kur'anEğer şeytan, bir dürtüş* ile seni dürtecek olursa hemen Allah'a sığın*. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen' Khalifa The Final TestamentWhen the devil whispers an idea to you, you shall seek refuge in GOD. He is the Hearer, the Monotheist Group The Quran A Monotheist TranslationAnd if bitterness from the devil afflicts you, then seek refuge with God. He is the Hearer, the Quran A Reformist TranslationIf the devil misleads you in anything, then you shall seek refuge with God. He is the Hearer, the Knowledgeable.
Fussilet Suresi, Kur'an-ı Kerimin 54. ayetidir. Mekke Dönemi'nde indirilen Fussilet Suresi, adını 3. âyette geçen ve Kur'an âyetlerini niteleyen "fussilet" kelimesinden almıştır. "Fussilet", "genişçe açıklandı" demektir. Sûre, ayrıca "Hâ Mîm es-Secde" diye de anılır. Sûrede başlıca hakka davet, batılda ısrar edenlerin uyarılması, vahyin insanlar üzerindeki ahlâkî ve manevî etkileri konu edilmektedir. Fussilet Suresi, "Hâ mîm" rumuzu ile başlayıp ardarda sıralanan 7sûrenin ikincisidir. Mekke devrinin sonlarına doğru mi'rac olayının ardından Mü'min Gafir sûresinden sonra nâzil olmuştur. Mekke devrinin erken dönemi sayılan Habeşistan'a hicret yıllarında nâzil olduğu yolunda bazı tahminler ileri sürülmüşse de Doğrul, s. 530 bunu destekleyen herhangi bir rivayet bulunmamaktadır. İsrâ sûresinden sonra inen sûrelerden olduğuna ilişkin rivayetler göz önüne alınarak hicretten az önce nâzil olduğu kabul edilebilir Şehhâte, I, 347.FUSSİLET SURESİ FAZİLETİİbn Âşûr'un Beyhak^'den naklettiğine göre Hz. Peygamber'in Tebâreke Mülk ve Hâ-mîm es-secde Fussılet sûrelerini okumadan uykuya yatmadığı rivayet SURESİ NUZÜLÜFussilet Suresi nuzülü, Mushaftaki sıralamada kırk birinci, iniş sırasına göre altmış birinci sûredir. Mü'min Gâfir sûresinden sonra, Şûrâ sûresinden önce Mekke'de inmiştir. "Hâ-mîm" harfleriyle başlayan ve arka arkaya gelen yedi sûrenin ikincisidir. FUSSİLET SURESİ KONUSUKur'an'ın, rahmân ve rahîm olan Allah'ın katından indirilmiş bir kitap olduğunu belirten açıklamayla başlayan sûrede, Mü'min sûresinde olduğu gibi büyük ölçüde iman konuları işlenmiş ve bu bakımdan Mekke putperestlerinin durumu; Peygamber, Kur'an ve İslâm karşısındaki inkârcı, inatçı ve baskıcı tutumları, özellikle Kur'an karşısındaki peşin hükümleri ve onun sesini boğma gayretleri, nihayet bütün bu davranışlarıyla nasıl bir âkıbeti hak ettikleri üzerinde durulmuş; yer yer geçmişteki bazı kavimlerin, kendi dinleri ve peygamberleri karşısındaki haksız tavırlarıyla bu yüzden başlarına gelen felâketlere dair uyarıcı mahiyette kısa bilgiler verilmiştir. Sûrenin özellikle 30-36. âyetlerinde Kur'an'ın, Allah'a iman temeline dayanan, daima dürüst olunmasını, insanlar arasında sıcak dostluğa, barış ve uzlaşmaya dayalı ilişkiler kurulmasını amaçlayan ahlâk öğretisi SURESİ ARAPÇA miner rahmanir fussılet ayatühu kur'anen arabiyyel li kavmiy ya' ve nezıra fe a'rada ekseruhüm fe hüm la kalu kulubüna fı ekinnetim mimma ted'una ileyhi ve fı azanina vakruv ve mim beynina ve beynike hıcabün fa'mel innena innema ene beşerum mislüküm yuha ileyye ennema ilahüküm ilahüv vahıdün festekıymu ileyhi vestağfiruh ve veylül lil la yü'tunez zekate ve hüm bil ahırati hüm amenu ve amilus salihati lehüm ecrun ğayru e inneküm le tekfürune billezı halekal erda fı yevmeyni ve tec'alune lehu endada zalike rabbül ceale fıha ravasiye min fevkıha ve barake fıha ve kaddera fıha akvateha fı erbeati eyyam sevael lis iles semai ve hiye dühanün fe kale leha ve lil erdı'tiya tav'an ev kerha kaleta eteyna kadahünne seb'a semavatin fı yevmeyni ve evha fı külli semain emraha ve zeyyennes semaed dünya bi mesabıha ve hıfza zalike takdırul azızil in a'radu fe kul enzertüküm saıkatem misle saıkati adiv ve caethümür rusülü mim beyni iydıhim ve min halfihim ella ta'büdu illellah kalu lev şae rabbüna le enzele melaiketen fe inna bima ürsiltüm bihı emma adün festekberu fil erdı bi ğayril hakkı ve kalu men eşeddü minna kuvveh e ve lem yerav ennellahellezı halekahüm hüve eşeddü minhüm kuvveh kanu bi ayatina erselna aleyhim rıhan sarsaran fı eyyamin nehısatil li nüzıkahüm azabel hızyi fil hayatid dünya ve leazabül ahırati ahza ve hüm la emma semudü fe hedeynahüm saıkatül azabil huni bima kanu necceynellezıne amenu ve kanu yevme yuhşeru a'daüllahi ilen nari fe hüm iza ma cauha şehide aleyhim sem'uhüm ve ebsaruhüm ve cüludühüm bima kanu ya' kalu li cühudihim lime şehidtüm aleyna kalu entaknellahüllezı entaka külle şey'iv ve hüve halekaküm evvele merrativ ve ileyhi ma küntüm testetirune ey yeşhede aleyküm sem'uküm ve la ebsaruküm ve la cüludüküm ve lakin zanentüm ennellahe la ya'lemü kesıram mimma ta' zaliküm zannükümüllezı zanentüm bi rabbiküm erdaküm fe asbahtüm minel iy yasbiru fen naru mesvel lehüm ve iy yesta'tibu femahüm minel mu' kayyadna lehüm kuranae fezeyyenu lehüm ma beyne eydıhim ve ma halfehüm ve hakka aleyhimül kavlü fı ümemin kad halet min kablihim minel cinni vel ins innehüm kanu kalellezıne keferu la tesmeu li hazel kur'ani velğav fıhi lealleküm lenüzıkannellezıne keferu azaben şedıdev ve lenecziyennehüm esveellezı kanu ya' cezaü a'daillahin nar lehüm fıha darul huld cezaem bima kanu bi ayatina kalellezıne keferu rabbena erinellezeyni edallana minel cinni vel insi nec'alhüma tahte akdamina li yekuna minel kalu rabbünellahü sümmestekamu tetenezzelü aleyhimül melaiketü ella tehafu ve la tehzenu ve ebşiru bil cennetilletı küntüm evliyaüküm fil hayatid dünya ve fil ahırah ve leküm fıha ma teştehı enfüsüküm ve leküm fıha ma min ğafurir men ahsenü kavlem mimmen dea ilellahi ve amile salihav ve kale innenı minel la testevil hasenetü ve les seyyieh idfa' billetı hiye ahsenü fe izellezı beyneke ve beynehu adavetün keennehu veliyyün ma yülekkaha illellezıne saberu ve ma yülekkaha illa zu hazzın imma yenzeğanneke mineş şeytani nezğun festeız billah innehu hüves semıul min ayatihil leylü ven neharu veş şemsü vel kamer la tescüdu liş şemsi ve la lil kameri vescüdu lillahillezı halekahünne in küntüm iyyahü ta' inistekberu fellezıne ınde rabbike yüsebbihune lehu bil leyli ven nehari ve hüm la yes'emun 37. Ayet secde ayetidir. min ayatihı enneke teral erda haşiaten fe iza enzelna aleyhel maehtezzet ve rabet innellezı ahyaha le muhyil mevta innehu ala külli şey'in yülhıdune fı ayatina la yahfevne aleyna e fe mey yülka fin nari hayrun em mey ye'ti aminey yevmel kıyameh ı'melu ma şi'tüm innehu bima ta'melune keferu biz zikri lemma caehüm ve innehu le kitabün ye'tıhil batılü mim beyni yedeyhi ve la min halfih tenzılüm min hakımin yükalü leke illa ma kad kıyle lir rusüli min kablik inne rabbeke lezu mağfirativ ve zu ıkabin lev cealnahü kur'anen a'cemiyyüv ve arabiyy kul hüve lillezıne amenu hüdev ve şifa' vellezıne la yü'minune fı azanihim vakruv ve hüve aleyhim ama ülaike yünadevne mim mekanim le kad ateyna musel kitabe fahtülife fıh ve lev la kelimetün sebekat mir rabbike le kudıye beynehüm ve innehüm lefı şekkim minhü amile salihan fe li nefsihı ve men esae fe aleyha ve ma rabbüke bi zallamil lil yüraddü ılmüs saah ve ma tahrucü min semeratüm min ekmamiha ve ma tahmilü min ünsa ve la tedau illa biılmih ve yevme yünadıhim eyne şürakaı kalu azennake ma minna min dalle anhüm ma kanu yed'une min kablü ve zannu ma lehüm mim yes'emül insanü min düail hayri ve im messehüş şerru fe yeusün lein ezaknahü rahmetem minna mim ba'di darrae messethü le yekulenne haza lı ve ma ezunnüs saate kaimetev ve heir rucı'tü ila rabbi inne lı ındehu lel husna fe le münebbiennellezıne keferu bima amilu ve le nüzıkannehüm min azibn iza en'amna alel insani a'rada ve nea bicanibih ve iza messehüş şerru fe zu düain eraeytüm in kane min ındillahi sümme kefertüm bihı men edallü mimmen hüve fı şikakım ayatina fil afakı ve fı enfüsihüm hatta yetebeyyene lehüm ennehül hakk e ve lem yekfi bi rabbike ennehu ala külli şey'in la innehüm fı miryetim mil likai rabbihim e la innehu bi külli şey'im mühıytFUSSİLET SURESİ TÜRKÇE Kur'an, Rahmân ve Rahîm olan Allah'tan bilen bir toplum için Arapça bir Kur'an olarak âyetleri genişçe açıklanmış bir ve uyarıcı olarak gönderilmiştir. Fakat onların çoğu yüz çevirmiştir. Artık onlar ki "Ey Muhammed! Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimiz örtüler içerisindedir. Kulaklarımızda bir ağırlık, seninle bizim aramızda da bir perde vardır. O halde sen istediğini yap, şüphesiz biz de istediğimizi yapacağız." ki "Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Fakat bana ilâhınızın yalnızca bir tek ilâh olduğu vahyediliyor. Artık O'na yönelin ve O'ndan bağışlanma dileyin. Allah'a ortak koşanların vay haline!" zekatı vermeyen kimselerdir. Onlar ahireti de inkar iman edip salih ameller işleyenler için ise kesintisiz bir mükâfât ki "Siz mi yeri iki günde iki evrede yaratanı inkâr ediyor ve O'na ortaklar koşuyorsunuz? O, âlemlerin Rabbidir." dört gün içinde dört evrede, yeryüzünde yükselen sabit dağlar yarattı, orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların ihtiyaçlarına uygun olarak rızıklar takdir duman halinde bulunan göğe yöneldi; ona ve yeryüzüne, "İsteyerek veya istemeyerek gelin" dedi. İkisi de, "İsteyerek geldik" onları, iki günde iki evrede yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, mutlak güç sahibi ve hakkıyla bilen Allah'ın yüz çevirirlerse onlara de ki, "Ben sizi Âd ve Semûd kavimlerini çarpan yıldırım gibi bir yıldırıma karşı uyardım." onlara peygamberler önlerinden ve arkalarından3 gelmiş, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyin" demişler, onlar da, "Eğer Rabbimiz dileseydi Peygamber olarak melekler indirirdi. Bu sebeple biz sizinle gönderilenleri inkar ediyoruz" kavmi ise yeryüzünde haksız olarak büyüklük taslamış, "Bizden daha güçlü kim var?" demişlerdi. Onlar, kendilerini yaratan Allah'ın onlardan daha güçlü olduğunu görmediler mi? Onlar bizim âyetlerimizi inkâr de onlara dünya hayatında zillet azabını tattırmak için o mutsuz kara günlerde üzerlerine dondurucu bir rüzgâr gönderdik. Ahiret azâbı elbette daha rezil edicidir. Onlara yardım da kavmine gelince biz onlara doğru yolu göstermiştik. Ama onlar körlüğü hidayete tercih etmişler ve yaptıklarına karşılık, alçaltıcı azap yıldırımı onları ve Allah'a karşı gelmekten sakınanları düşmanlarının, toplanıp yığın yığın cehenneme sevk edilecekleri günü hatırla! cehenneme vardıklarında, kulakları, gözleri ve derileri, yapmış oldukları işler hakkında, kendileri aleyhine şahitlik derilerine, "Niçin aleyhimize şâhitlik ettiniz?" derler. Derileri, "Bizi her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. İlk defa sizi O yaratmıştı ve yine yalnızca ona döndürülüyorsunuz?"22."Siz günahları işlerken kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin, aleyhinize şâhitlik etmesinden sakınmıyordunuz. Lakin, yaptıklarınızın çoğunu Allah'ın bilmediğini sanıyordunuz."23."İşte bu sizin, Rabbiniz hakkında beslediğiniz zannınızdır. O sizi mahvetti de ziyâna uğrayanlardan oldunuz." eğer dayanabilirlerse artık cehennem onların yeridir! Eğer Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işlemeye izin isteseler onlara izin onların başına birtakım arkadaşlar sardık da bu arkadaşlar onlara geçmişlerini ve geleceklerini süslü gösterdiler. Böylece kendilerinden önce gelip geçmiş olan cin ve insan toplulukları ile ilgili o söz azap, onlar için de gerçekleşti. Çünkü onlar ziyana edenler dediler ki "Bu Kur'an'ı dinlemeyin. Baskın çıkmak için o okunurken yaygara koparın." edenlere mutlaka şiddetli bir azabı tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsü ile böyle, Allah düşmanlarının cezası ateştir. Âyetlerimizi inkar etmelerinin cezası olarak orada onlar için ebedilik yurdu giren inkârcılar şöyle derler "Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi saptıranları bize göster de onları ayaklarımızın altına alalım ki en aşağılıklardan olsunlar." "Rabbimiz Allah'tır" deyip de, sonra dosdoğru olanlar var ya, onların üzerine akın akın melekler iner ve derler ki "Korkmayın, üzülmeyin, size dünyada iken vadedilmekte olan cennetle sevinin!"31, 32."Biz dünya hayatında da âhirette de sizin dostlarınızız. Çok bağışlayan ve çok merhametli olan Allah'dan bir ağırlama olarak, orada canlarınızın çektiği her şey var, istediğiniz her şey orada sizin için var." çağıran, salih amel işleyen ve "Kuşkusuz ben müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kimdir? kötülük bir olmaz. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. Bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost güzel davranışa ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak hayırdan ve olgunluktan büyük payı olanlar şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa, hemen Allah'a sığın. Çünkü O, hakkıyla işitendir, hakkıyla gündüz, güneş ve ay Allah'ın varlığının delillerindendir. Güneşe ve aya secde etmeyin. Eğer gerçekten Allah'a kulluk ediyorsanız, onları yaratan Allah'a secde onlar büyüklük taslarlarsa, bilsinler ki Rabbinin yanında bulunanlar melekler, gece gündüz hiç usanmadan onu tespih varlığının delillerinden biri de şudur Sen yeryüzünü boynu bükük kupkuru görürsün. Onun üzerine yağmuru indirdiğimiz zaman kıpırdar kabarır. Şüphesiz ki, onu dirilten, elbette ölüleri de diriltir. Şüphesiz o, her şeye gücü hakkıyla konusunda yalanlama amacıyla doğruluktan sapanlar bize gizli kalmaz. O halde kıyamet gününde ateşe atılan mı, yoksa güven içinde gelen kimse mi daha iyidir? Dilediğinizi yapın. Şüphesiz o, yaptıklarınızı hakkıyla kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler mutlaka cezalarını göreceklerdir. Şüphesiz o çok değerli ve sağlam bir ne önünden ne de ardından batıl gelemez. O hüküm ve hikmet sahibi, övülmeye layık olan Allah tarafından ancak, senden önceki peygamberlere söylenenler söylenmektedir. Hiç şüphesiz senin Rabbin hem bağışlama sahibidir, hem de elem dolu bir azap biz onu başka dilde bir Kur'an yapsaydık onlar mutlaka, "Onun âyetleri genişçe açıklanmalı değil miydi? Başka dilde bir kitap ve Arap bir peygamber öyle mi?" derlerdi. De ki "O, inananlar için bir hidayet ve şifâdır. İnanmayanların kulaklarında bir ağırlık vardır ve Kur'an onlara kapalı ve anlaşılmaz gelir. Sanki onlara uzak bir yerden sesleniliyor da anlamıyorlar." Biz Mûsâ'ya Kitab'ı Tevrat'ı vermiştik de, onda ayrılığa düşmüşlerdi. Eğer azabın ertelenmesi ile ilgili olarak ezelde Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, aralarında derhal hüküm verilirdi. Şüphesiz onlar Kur'an hakkında derin bir şüphe iyi bir iş yaparsa kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin kullara zerre kadar zulmedici ne zaman kopacağına ilişkin bilgi O'na havale edilir. Meyveler tomurcuklarından ancak O'nun bilgisi altında çıkar, dişi ancak O'nun bilgisi altında hamile kalır ve doğurur. Allah onlara, "Nerede bana ortak koştuklarınız?" diye seslendiği gün şöyle derler "Sana arz ederiz ki, içimizden onları gören hiçbir kimse yok." önce yalvardıkları tanrılar onları yüzüstü bırakıp uzaklaşmıştır. Kendileri için kaçacak bir yer olmadığını hayır mal, mülk, genişlik istemekten usanmaz. Fakat başına bir kötülük gelince umutsuzluğa düşer, olsun! Başına gelen bir zarardan sonra kendisine tarafımızdan bir rahmet tattırsak mutlaka "Bu benim hakkımdır, Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Andolsun, Rabbime döndürülürsem, şüphesiz O'nun yanında benim için daha güzel şeyler vardır" der. And olsun, biz inkâr edenlere yaptıklarını mutlaka haber vereceğiz ve andolsun, onlara mutlaka ağır azâptan nimet verdiğimizde yüz çevirir ve yan çizer. Başına bir kötülük gelince de yalvarmaya ki "Ne dersiniz? Eğer o Kur'an Allah katından olup da siz de onu inkâr etmişseniz, o zaman derin bir ayrılık içinde bulunan kimseden daha sapık kim olabilir?" delillerini, kainattaki uçsuz bucaksız ufuklarda ve kendi nefislerinde onlara göstereceğiz ki, o Kur'an'ın gerçek olduğu onlara iyice belli olsun. Rabbinin, her şeye şâhit olması yetmez mi? bilin ki, onlar Rablerine kavuşma konusunda şüphe içindedirler. İyi bilin ki, O, her şeyi kuşatandır. DOST Partisi Peygamber Arapça Mevla Dini Gündem Güncel Haberler
fussilet suresi 30 36 ayetleri meali