I5ORcW8. 181 Ve le kad halaknel insane Selam! Bismillahirrahmanirrahim 16. Ve le kad halaknel insane ve na'lemu ma tuvesvisu bihi nefsuh ve nahnu akrabu ileyhi min hablil verid 17. İz yetelekkal mutelekkıyani anil yemini ve aniş şimali kaıyd 18. Ma yelfizu min kavlin illa ledeyhi rakıybun atid 19. Ve caet sekratul mevti bil hakk zalike ma kunte minhu tehıyd 20. Ve nufiha fis sur zalike yevmul veıyd 21. Ve caet kullu nefsim meaha saikuv ve şehid 22. Le kad kunte fi ğafletim min haza fe keşefna anke ğıtaeke fe besarukel yevme hadid 23. Ve kale karinuhu haza ma ledeyye atid 24. Elkıya gı cehenneme kulle keffarin anid 25. Mennaıl lil hayri mu'teim murib 26. Ellezi ceale meallahi ilahen ahar fe elkiyahu fil azabiş şedid 27. Kale karinuhu rabbena ma atğaytuhu ve lakin kane fi dalalim beıyd 28. Kale la tahtesımu ledeyye ve kad kaddemtu ileykum bil veıyd 29. Ma yubeddelul kavlu ledeyye ve ma enen bi zallamil lil abid 30. Yevme nekulu li cehenneme helimtele'ti ve tekulu hel mim mezid 31. Ve uzlifetil cennetu lil muttekıyne ğayra beıyd 32. Haza ma tuadune li kulli evvabin hafıyz 33. Men haşiyer rahmane bil ğaybi ve cae bi kalbim munib 34. Udhuluha bi selam zalike yevmul hulud 35. Lehum ma yeşaune fiha ve ledeyna mezid Sadakallah! Musluman Cuma gunun hayirlara vesile olsun! Kaf suresi Shaykh Salman Ali'Utaybi 'dan dinleyelim. Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla... 16. Yemin olsun ki, insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını da biz biiriz. Biz ona, şah damarından daha yakınız. 17. Sağında ve solunda oturmuş iki görevli, kayıt yapmaktadır. 18. Bir söz sarfetmeye dursun, yanındaki gözcü hemen zaptediverir. 19. Ölüm sarhoşluğu hak olarak geldi. İşte bu, senin kaçıp durduğun şeydir. 20. Ve sûra üflendi. İşte bu, geleceği vaat edilen gündür. 21. Her benlik, yanında bir güdücü, bir de tanık olduğu halde gelir. 22. Yemin olsun, sen bundan gaflet içindeydin. Ama perdeni üstünden kaldırıverdik. Bugün gözün keskin mi keskin. 23. Yoldaşı şöyle der "İşte yanımdaki, hazır!" 24. Siz, ikiniz! Tüm nankörleri, inatçıları cehenneme atın! 25. Durmadan hayrı engelleyeni, azgını, işkilciyi... 26. O ki, Allah'ın yanına başka bir ilah koydu. Artık atın onu, o şiddetli azabın içine! 27. Yoldaşı dedi ki "Rabbimiz, onu ben azdırmadım. Onun kendisi, dönüşü olmayan bir sapıklık içindeydi." 28. Allah buyurdu "Huzurumda çekişmeyin! Ben size uyarıyı çok önceden göndermiştim." 29. "Benim huzurumda söz değiştirilmez ve ben kullara asla zulmetmem." 30. O gün cehenneme "Doldun mu?" deriz. O ise "Daha yok mu?" der. 31. Ve cennet, takva sahiplerine yaklaştırılmıştır; hiç uzak değildir. 32. İşte size vaat edilen budur. Allah'a sürekli yönelen, korunması gerekeni koruyan herkese... 33. Görmediği halde Rahman'dan ürperen ve Allah'a yönelik bir kalp getiren herkese... 34. Esenlikle girin oraya! Sonsuzlaşma günüdür bu. 35. Orada onlar için istedikleri her şey var. Katımızda ise dahası da var. SADAKALLAH! 182 Kul ya ıbadiyellezıne esrafu ala Selam! Bismillahirrahmanirrahim 53. Kul ya ıbadiyellezıne esrafu ala enfüsihim la taknetu mir rahmetillah innellahe yağfiruz zünube cemıa innehu hüvel ğafurur rahıym 54. Ve enıbu ila rabbiküm ve eslimu lehu min kabli ey yetiyekümül azabü sümme la tünsarun 55. Vettebiu ahsene ma ünzile ileyküm mir rabbiküm min kabli ey ye'tiyekümül azabü bağtetev ve entüm la teş'urun 56. En tekule nefsüy ya hasrata ala ma ferrattü fı cembillahi ve in küntü le mines sahırın 57. Ev tekule lev ennellahe hedani leküntü minel müttekıyn 58. Ev tekule hıyne teral azabe lev enne lı kerraten fe ekune minel muhsinın 59. Bela kad caetke ayatı fe kezzebte biha vestekberte ve künte minel kafirın 60. Ve yevmel kıyameti terallezıne kezebu alellahi vücuhühüm müsveddeh e leyse fı cehenneme mesvel lil mütekebbirın 61. Ve yüneccillahüllezınettekav bi mefazetihim la yemessühümüs suü ve la hüm yahzenun Sadakallah! Musluman Cuma gunun hayirlara vesile olsun! Zumer suresi Adel Kalbani 'dan dinleyelim. Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla... 53. De ki "Ey öz benlikleri aleyhine sınırı aşan/aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Allah, günahları tümden affeder. Çünkü O, mutlak Gafûr, mutlak Rahîm'dir. 54. Azap yakanıza yapışmadan Rabbinize dönüp O'na teslim olun! Sonra size yardım edilmez. 55. Farkında olmadığınız bir sırada, azap ansızın karşınıza çıkmadan önce size Rabbinizden indirilenin en güzeline uyun! 56. Benlik şöyle diyecektir o zaman "Allah'a karşı aşırı gitmem yüzünden başıma gelenlere bak! Alay edip duranlardan biriydim doğrusu!..." 57. Yahut şöyle diyecektir "Allah bana kılavuzluk etseydi elbette ben de korunanlardan olurdum." 58. Azabı gördüğünde şöyle de konuşacaktır "Bana bir kez daha imkân verilseydi de güzel düşünüp güzel davrananlardan olsaydım!" 59. Hayır, olamaz! Ayetlerim sana geldi de onları hemen yalanlayıverdin; büyüklük tasladın ve kâfirlerden oldun. 60. Allah'a yalan isnat edenleri, kıyamet günü yüzleri simsiyah halde görürsün. Kibirliler için cehennemde bir barınak mı yok! 61. Korunup sakınanları Allah, kendi başarıları yüzünden kurtarır. Ne kötülük dokunur onlara ne de kederlenirler. SADAKALLAH! 183 Cumanin Asr'lari Selam! Bismillahirrahmanirrahim 138. Haza beyanül linnasi ve hüdev ve mev'ızatül lil müttekıyn 139. Ve la tehinu ve la tahzenu ve entümül a'levne in küntüm mü'minın 140. İy yemsesküm karhun fe kad messel kavme karhum mislüh* ve tilkel eyyamü nüdavilüha beynen nas* ve li ya'lemellahüllezıne amenu ve yettehıze minküm şüheda'* vallahü la yühıbbüz zalimın 141. Ve li yümehhısallahüllezıne amenu ve yemhakal kafirın 142. Em hasibtüm en tedhulül cennete ve lemma ya'lemillahüllezıne cahedu minküm ve ya'lemes sabirın 143. Ve le kad küntüm temennevnel mevte min kabli en telkavhü fe kad raeytümuhü ve entüm tenzurun 144. Ve ma muhammedün illa rasul* kad halet min kablihir rusül* e fe im mate ev kutilenkalebtüm ala a'kabiküm* ve mey yenkalib ala akıbeyhi fe ley yedurrallahe şey'a* ve seyeczillahüş şakirın Sadakallah! Musluman Cuma gunun hayirlara vesile olsun! Ali Imran suresi Adel Kalbani 'dan dinleyelim. Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla... 138. Bu, insanlara bir açıklama, korunup sakınanlara da bir öğüt ve kılavuzdur. 139. Gevşemeyin, tasalanmayın. Eğer inanıyorsanız üstün olan sizsiniz. 140. Size bir yara değiyorsa, o topluma da benzeri bir yara mutlaka değmiştir. Bak işte günler! Biz onları insanlar arasında dolandırır dururuz. Allah bu sayede iman edenleri bilecek, sizden tanıklar/şehitler edinecektir. Allah zulme sapanları sevmez. 141. Tüm bunlar, Allah iman edenleri iyice seçip arındırsın ve küfre sapanları mahvetsin diyedir. 142. Yoksa siz, Allah içinizden uğraşıp didinenleri seçmeden, sabredenleri seçmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? 143. Yemin olsun ki siz, onunla karşılaşmadan önce ölümü arzuluyordunuz. İşte gördünüz onu ve bakıp duruyorsunuz. 144. Muhammed bir resulden başkası değildir. Ondan önce de resuller gelip geçmiştir. Şimdi o ölse yahut öldürülse ökçeleriniz üzerine gerisin geri mi döneceksiniz! İki ökçesi üzerine geri dönen, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremez. Allah, şükredenleri ödüllendirecektir. SADAKALLAH! 184 Ve lillahi mülküs semavati vel ard Selam! Bismillahirrahmanirrahim 27. Ve lillahi mülküs semavati vel ard ve yevme tekumüs saatü yevmeiziy yahserul mübtılun 28. Ve tera külle ümmetin casiyeten küllü ümmetin tüd'a ila kitabiha elyevme tüczevne ma küntüm ta'melun 29. Haza kitabuna yentıku aleyküm bil hakk inna künna nestensihu ma küntüm ta'melun 30. Fe emmelzıne amenu ve amilus salihati fe yüdhılühüm rabbühüm fı rametih zalike hüvel fevzül mübın 31. Ve emmellezıne keferu e fe lem tekün ayatı tütla aleyküm festekbertüm ve küntüm kavmen mücrimın 32. Ve iza kıyle inne va'dellahi hakkuv ves saatü la raybe fıha kultüm ma nedrı mes saatü in nezunnü illa zannev ve ma nahnü bi müsteykının 33. Ve beda lehüm seyyiatü ma amilu ve haka bihim ma kanu bihı yestehziun 34. Ve kıylel yevme nensaküm kema nesıtüm likae yevmiküm haza ve me'vakümün naru ve ma leküm min nasırın 35. Zaliküm bi ennekümüttehaztüm ayatıllahi hüzüvev ve ğarratkümül hayatüd dünya felyevme la yuhracune minha ve la hüm yüsta'tebun 36. Fe lillahil hamdü rabbis semavati ve rabbil erdı rabbil alemın 37. Ve lehül kibriyaü fis semavati vel erdı ve hüvel azızül hakım Sadakallah! Musluman Cuma gunun hayirlara vesile olsun! Ali Imran suresi Adel Kalbani 'dan dinleyelim. Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla... 27. Göklerin ve yerin mülkü/saltanatı Allah'ındır. Kıyamet kopunca, işte o gün, gerçekleri hükümsüz kılanlar hüsrana uğrayacaklardır. 28. O gün tüm ümmetleri, toplanıp diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına davet edilir. Bugün, yapıp-ettiklerinizin karşılığıyla yüzyüze getirileceksiniz. 29. Bu bizim kitabımız, karşınızda gerçeği söylüyor. Çünkü biz, yapıp-ettiklerinizin kopyasını çıkarıyorduk/yaptıklarınızı kaydediyorduk. 30. İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanların durumu şu Rableri onları rahmetine sokacaktır. İşte açık zafer budur. 31. İnkâr ve nankörlüğe sapmış olanlara gelince, onlara şöyle denecek "Ayetlerimiz karşınızda okunurdu ama siz büyüklük taslardınız, suç işleyen bir toplum oldunuz, öyle değil mi?" 32. Hani, size, "Hiç kuşkusuz, Allah'ın vaadi haktır, kıyamet saatinde de şüphe yoktur" dendiğinde, siz şöyle demiştiniz "Saat nedir, bilmiyoruz. Sadece bir şeyler var sanıyoruz; kesin bir bilgimiz olmadığı için inanmıyoruz." 33. Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş, alay edip durdukları şey kendilerini kuşatıvermiştir. 34. Şöyle denilir "Unutuyoruz sizi bugün! Tıpkı sizin, bugününüze kavuşmayı unuttuğunuz gibi. İşte böyle! Sığınağınız ateştir; hiçbir yardımcınız da olmayacaktır." 35. Bunun sebebi şudur "Siz, Allah'ın ayetlerini eğlence aracı yaptınız, dünya hayatı sizi aldattı/gurura itti. Bugün ateşten çıkarılmayacaklar, özür dilemeleri de kabul edilmeyecek." 36. Hamt; göklerin Rabbi, yerin Rabbi, âlemlerin Rabbi olan Allah'adır! 37. Göklerde ve yerde ululuk/büyüklük O'nundur! Azîz'dir O, Hakîm'dir. SADAKALLAH! 185 Allahü nurus semavati vel ard Selam! Bismillahirrahmanirrahim 35. Allahü nurus semavati vel ard meselü nurihı ke mişkatin fıha mısbah elmisbahu fı zücaceh ezzücacetü ke enneha kevkebün dürriyyüy yukadü min şeceratim mübaraketin zeytunetil la şerkıyyetiv ve la ğarbiyyetiy yekadü zeytüha yüdıy'ü ve lev lem temseshü nar nurun ala nur yehdillahü li nurihı mey yeşa' ve yadribüllahül emsale lin nas vallahü bi külli şey'in alım 36. Fı büyutin ezinellahü en türfea ve yüzkera fıhesmühu yüsebbihu lehu fıha bil ğudüvvi vel asal 37. Ricalül la tülhıhim ticaratüv ve la bey'un an zikrillahi ve ikamis salit ve ıtaiz zekati yehafune yevmen tetekallebü fıhil kulubü vel ebsar 38. Li yecziyehümüllahü ahsene ma amilu ve yezıdehüm min fadlih vallahü yerzüku mey yeşaü bi ğayri hısab SADAKALLAH! Musluman Cuma gunun hayirlara vesile olsun! Nur suresinin 35-38. ayetlerini Qari Abdur Rahman Al-Ossi Hoca 'dan dinleyelim. Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla... 35. Allah, göklerin ve yerin Nur'udur. Onun nurunun örneği, içinde çerağ bulunan bir kandile benzer. Kandil, bir sırça içerisindedir. Sırça, inciden bir yıldız gibidir ki, doğuya da batıya da nispeti olmayan bereketli bir zeytin ağacından yakılır. Bu ağacın yağı, neredeyse ateş dokunmasa bile ışık saçar. Nur üzerine nurdur o. Allah, dilediğini kendi nuruna kılavuzlar. Allah, insanlara örnekler verir. Allah herşeyi bilmektedir. 36. Kandil, Allah'ın yükseltilmesine ve içinde adının anılmasına izin verdiği evlerdedir. Orada sabah-akşam O'nu tespih eder. 37. Öyle erler vardır ki, bir ticaret de bir alış-veriş de onları Allah'ın zikrinden/Kur'an'ından, namazı/duayı yerine getirmekten, zekât vermekten alıkoyamaz. Onlar, kalplerle gözlerin döneceği/yer değiştireceği günden korkarlar. 38. Ki Allah kendilerine, yapıp işlediklerinin en güzelini versin ve lütfundan onlara artışlar sağlasın. Allah dilediğini hesapsızca rızıklandırır. SADAKALLAH! 186 Yesebbihu lillahi ma fiyssemavati Selam! Bismillahirrahmanirrahim 1. Yesebbihu lillahi ma fiyssemavati ve ma fiyl'ardıl elmelikilkuddusil-'aziyzilhakiymi. 2. Huvelleziy be'ase fiyl'ummiyyiyne resulen minhum yetlu 'aleyhim ayatihi ve yuzekkiyhim ve yu'allimuhumulkitabe velhıkmete ve inkanu min kablu lefiy dalalin mubiynin. 3. Ve ahariyne minhum lemma yelhaku bihim ve huvel'aziyzulhakiymu. 4. Zalike fadlullahi yu'tiyhi men yeşa'u vallahu zulfadlil'azıymi. 5. Meselulleziyne hummiluttevrate summe lem yahmiluha kemeselilhımari yahmilu esfaren bi'se meselulkavmilleziyne kezzebu biayatillahi vallahu la yehdiylkavmezzalimiyne. 6. Kul ya eyyuhelleziyne hadu in ze'amtum ennekum evliyau lillahi min duninnasi fetemennevulmevte in kuntum sadikıyne. 7. Ve la yetemennevnehu ebeden bima kaddemet eydiyhim vallahu 'aliymun bizzalimiyne. 8. Kul innelmevtelleziy tefirrune minhu feinnehu mulakıykum summe tureddune ila 'alimilğaybi veşşehadeti feyunebiiukum bima kuntum ta'melune. 9. Ya eyyuhelleziyne amenu iza nudiye lissalati min yevmilcumu'ati fes'av ila zikrillahi ve zerulbey'a zalikum hayrun lekum in kuntum ta'lemune. 10. Feiza kudıyetissalatu fenteşiru fiyl'ardı vebteğu min fadlillahi vezkurullahe kesiyren le'allekum tuflihune. 11. Ve iza reev ticareten ev lehveninfaddu ileyha ve terekuke kaimen kul ma 'ındallahi hayrun millehvi ve minetticareti vallahu hayrurrazikıyne. SADAKALLAH! Musluman Cuma gunun hayirlara vesile olsun! Cuma suresinin ayetlerini Qari Abdur Rahman Al-Ossi Hoca 'dan dinleyelim. Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla... 1. Göklerdekiler ve yerdekiler o Melik, o Kuddûs, o Azîz, o Hakîm Allah'ı tespih ediyor. 2. O Allah'tır ki, ümmîlere içlerinden bir resul göndermiştir de o, onlara Allah'ın ayetlerini okur, onları arıtıp temizler, onlara Kitap'ı ve hikmeti öğretir. Onlar bundan önce tam bir sapıklık içine gömülmüşlerdi. 3. O resulü, ümmîlerden olup da henüz onlara katılmamış bulunan başka kimselere de gönderdi. O'dur Azîz, O'dur Hakîm. 4. İşte bu, Allah'ın lütfudur ki, onu dilediğine verir. Allah, büyük lütfun sahibidir. 5. Sırtlarına Tevrat yükletilip de sonra onu taşımayanların durumu, kutsal kitap parçaları taşıyan eşeğin durumuna benzer. Allah'ın ayetlerini yalanlayan topluluğun vücut verdiği örnek ne kötüdür! Allah, zulme sapmış bir topluluğu doğruya ve güzele ulaştırmaz. 6. De ki "Ey Yahudiler! Eğer insanlar arasında yalnız kendinizin Allah'ın dostları olduğunu sanıyorsanız, buna gerçekten inanıyorsanız, hadi ölümü isteyin!" 7. Ama onlar, ellerinin üretip önden gönderdikleri yüzünden ölümü asla temenni edemezler. Allah, zalimleri bilmektedir. 8. Şunu da söyle "O kaçmakta olduğunuz ölüm, işte o, size mutlaka ulaşacaktır. Sonra, görülmeyeni de görüleni de bilene döndürüleceksiniz. O, size yapıp etmiş olduklarınızı haber verecektir." 9. Ey inananlar! Cuma günü, namaz/dua için çağrı yapıldığında, Allah'ı anmaya/Allah'ın Zikri'ne koşun! Alış-verişi bırakın! Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. 10. Namaz/dua yerine getirilince hemen yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan nasibinizi arayın! Allah'ı çok anın ki, kurtuluşa erebilesiniz. 11. Bir ticaret yahut oyun-eğlence görür görmez, dağılıp ona yöneldiler de seni ayaküstü bıraktılar. Onlara de ki "Allah katında bulunan, eğlenceden de ticaretten de hayırlıdır! Ve Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır." SADAKALLAH! 187 Nahnu halaknakum felevla tusaddikune. Selam! Bismillahirrahmanirrahim 57. Nahnu halaknakum felevla tusaddikune. 58. Efereeytum ma tumnune. 59. Eentum tahlukunehu em nahnulhalikune. 60. Nahnu kadderna beynekumulmevte ve ma nahnu bimesbukıyne. 61. 'Ala en nubeddile emsalekum ve nunşiekum fiy ma la ta'lemune. 62. Ve lekad 'alimtumunneş'etel'ula felevla tezekkerune. 63. Efereeytum ma tahrusune. 64. Eeentum tezre'unehu em nahnuzzari'une. 65. Lev neşa'u lece'alnahu hutamen fezaltum tefekkehune. 66. İnna lemuğremune. 67. Bel nahnu mahrumune. 68. Efereeytumulmaelleziy teşrebune. 69. Eentum enzeltumuhu minelmizni em nahnulmunzilune. 70. Lev neşa'u ce'alnahu ucacen felevla teşkurune. 71. Efereeytumunnarelletiy turune. 72. Eentum enşe'tum şecereteha em nahnul munşiune. 73. Nahnu ce'alnaha tezkireten ve meta'an lilmukviyne. 74. Fesibbıh bismi rabbikel'azıymi. 75. Fela uksimu bimevakı'ınnnucumi. 76. Ve innehu lekasemun lev ta'lemune 'azıymun. 77. İnnehu lekur'anun keriymun. 78. Fiy kitamin meknunin. 79. Lya yemessuhu illelmutahherune. 80. Tenziylun min rabbil'alemiyne. 81. Efebihazelhadiysi entum mudhinune. 82. Ve tec'alune rizkakum ennekum tukezzibune. 83. Felevla iza beleğatilhulkume. 84. Ve entum hıyneizin tenzurune. 85. Ve nahnu akrebu ileyhi minkum ve lakin la tubsırune. 86. Felevla in kuntum ğayre mediyniyne. 87. Terci'uneha in kuntum sadikıyne. 88. Feemma in kane minelmukarrebiyne. 89. Feravhun ve reyhanun ve cennetu na'ıymin. 90. Ve emma in kane min ashabilyemiyni. 91. Feselamun leke min ashabilyemiyni. 92. Ve emma in kane minelmukezzibiyneddalliyne. 93. Fenuzulun min hamiymin. 94. Ve tasliyetu cahıymin. 95. İnne haza lehuve hakkulyakıyni. 96. Fesebbih bismi rabbikel'azıymi. SADAKALLAH! Musluman Cuma gunun hayirlara vesile olsun! Vakia suresinin 57-93. ayetlerini Sheikh Salman Al-Utaybi Hoca 'dan dinleyelim. Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla... 57. Sizi biz yarattık, biz! Tasdik etseydiniz olmaz mıydı? 58. Akıttığınız meniyi gördünüz mü? 59. Siz mi yaratıyorsunuz onu, yoksa yaratıcılar bizler miyiz? 60. Ölümü aranızda biz takdir ettik. Biz önüne geçilecekler değiliz. 61. Yerinize diğer benzerlerinizi getireceğiz ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden oluşturacağız. 62. Yemin olsun, ilk yaratışı/yaratılışı bildiniz. Peki düşünüp ibret alsanız olmaz mı? 63. Ekmekte olduğunuzu gördünüz mü? 64. Siz mi bitiriyorsunuz onu, yoksa bitirenler bizler miyiz? 65. Dileseydik, onu kuru bir çöp haline getirirdik de başlardınız şu şekilde gevelemeye 66. "Vallahi, kayba uğrayıp borçlandık." 67. "Doğrusu mahrum bırakıldık biz." 68. Şu içmekte olduğunuz suya baktınız mı? 69. Buluttan onu siz mi indirdiniz, yoksa indirenler bizler miyiz? 70. Dileseydik, onu tuzlu yapıverirdik. Peki şükretmeniz gerekmez mi? 71. Çakıp çakıp çıkardığınız o ateşi gördünüz mü? 72. Onun ağacını siz mi yarattınız yoksa yaratıp oluşturan bizler miyiz? 73. Biz onu hem bir ibret hem de çöl yolcularına bir nimet kıldık. 74. O halde o yüce Rabbinin adını tespih et! 75. İş onların sandığı gibi değil! Yıldızların doğup batma, kayıp düşme noktalarına yemin ediyorum. 76. Ve eğer bilirseniz, gerçekten büyük bir yemindir bu. 77. O, kesinlikle şerefli bir Kur'an'dır. 78. Titizlikle saklanan bir Kitap'tadır. 79. Ona, arındırılmışlardan başkası dokunmaz. 80. Âlemlerin Rabbi'nden indirilmiştir. 81. Şimdi siz, bu sözü mü kirletip küçümseyeceksiniz/bu sözle mi alttan alıp gevşek davranacaksınız/bu sözle mi yağcılık edeceksiniz? 82. Rızkınızı, yalanlamanızdan ibaret mi kılıyorsunuz? 83. Ya o canın boğaza gelip dayandığı zaman! 84. İşte o zaman siz bakakalırsınız! 85. Biz ona sizden daha yakınız, ama siz görmezsiniz. 86. Madem ceza görmeyecek kişilersiniz, 87. Eğer doğru sözlülerseniz, onu geri çevirsenize. 88. Eğer o, yaklaştırılanlardan ise; 89. Rahatlık, güzel rızık ve nimetlerle dolu cennet var ona. 90. Eğer kutlu, uğurlu kişilerdense, 91. "Selam sana kutlu ve uğurlu kişilerden!" denir ona. 92. Eğer yalanlayan sapıklardansa; 93. Kaynar sudan bir ziyafet, 94. Ve cehenneme salıverilme var ona. 95. İşte budur, o tartışmasız, o kesin gerçek! 96. Artık, o yüce Rabbinin adını tespih et! SADAKALLAH! 188 İnne lilmuttekıyne mefazen. Selam! Bismillahirrahmanirrahim 31. İnne lilmuttekıyne mefazen. 32. Hadaika ve a'naben. 33. Ve keva'ıbe etraben. 34. Ve ke'sen dihakan. 35. La yesme'une fiyha lağven ve la kizzaben. 36. Cezaen min rabbike 'ataen hısaben. 37. Rabbissemavati vel'ardı ve ma beynehumerrahmani la yemlikune minhu hıtaben. 38. Yevme yekumurruhu velmelaiketu saffen la yetekellemune illa men ezine lehurrahmanu ve kale savaben. 39. Zalikelyevmulhakku femen şaettehaze ila rabbihi meaben. 40. İnna enzernakum 'azaben kariyben yevme yenzurulmer'u ma kaddemet yedahu ve yekululkafiru ya leyteniy kuntu turaben. SADAKALLAH! Musluman Cuma gunun hayirlara vesile olsun! Nebe suresinin 31-40. ayetlerini Qari Abdur Rahman Al-Ossi Hoca 'dan dinleyelim. Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla... 31. Takva sahipleri için bir kurtuluş ve bir zafer vardır. 32. Sulak bahçeler, bağlar, üzümler, 33. Göğüsleri turunç gibi yaşıtlar, 34. Dopdolu kadehler vardır. 35. Orada ne bir boş söz duyarlar ne de bir yalan. 36. Rabbinden bir ödül, tam kıvamında bir bağış. 37. Göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir O! Rahman'dır. O'nun huzurunda söze cüret edemezler. 38. O gün, Rûh ve melekler saf bağlayıp kıyama geçerler. Rahman'ın izin verdiği dışındakiler konuşamazlar. O izin verilen, doğruyu söyler. 39. İşte budur hak olan gün! Artık dileyen, Rabbine varacak bir yol tutsun! 40. Biz sizi yakın bir azap ile uyardık. Bir gündedir ki o, kişi kendi ellerinin önden gönderdiğine bakar ve küfre sapan şöyle der "Keşke toprak olsaydım!" SADAKALLAH! 189 Velleyli iza yağşa. Selam! Bismillahirrahmanirrahim 1. Velleyli iza yağşa. 2. Vennehari iza tecella. 3. Ve ma halekazzekere vel'ünsa. 4. İnne sa'yeküm leşetta. 5. Feemma men a'ta vetteka. 6. Ve saddeka bilhusna. 7. Fesenüyessirühu lilyüsra. 8. Ve emma men bahıle vestağna. 9. Ve kezzebe bilhusna. 10. Fesenüyessirühu lil'usra. 11. Ve ma yuğniy 'anhü malühu iza teredda. 12. İnne 'aleyna lelhüda. 13. Ve inne lena lel'ahırete vel'ula. 14. Feenzertüküm naren telezza. 15. La yaslaha illel'eşka 16. Elleziy kezzebe ve tevella. 17. Ve seyücennebühel'etka. 18. Elleziy yü'tiy malehu yetezekka. 19. Ve ma liehadin 'ındehu min nı'metin tücza. 20. İllebtiğae vechi rabbihil'a'la. 21. Ve lesevfe yerda. SADAKALLAH! Musluman Cuma gunun hayirlara vesile olsun! Leyl suresinin ayetlerini Qari Abdur Rahman Al-Ossi Hoca 'dan dinleyelim. Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla... 1. Yemin olsun bürüyüp örttüğü zaman geceye, 2. Ve parıldadığı zaman gündüze, 3. Yemin olsun erkeği de dişiyi de yaratana, 4. Ki sizin emek ve gayretiniz mutlaka dağınık ve parça parçadır. 5. Kim verir ve sakınırsa, 6. Ve güzeli doğrularsa, 7. Biz ona, en kolay olanı kolaylayacağız. 8. Ama kim cimriliğe sapar ve kendisini tüm ihtiyaçların üstünde görür, 9. Ve güzelliği yalanlarsa, 10. Biz onu, en zor olana sevk edeceğiz. 11. Aşağı yuvarlandığında malı onu kurtarmayacaktır. 12. Yemin olsun, doğruya ve güzele kılavuzlamak sadece bizim işimizdir. 13. Sonrası da öncesi de sadece bizimdir. 14. Ben sizi, köpürerek yanan bir ateşe karşı uyardım. 15. Şiddete çok düşkün bedbahttan başkası girmez ona. 16. Yalanlamış, sırtını dönmüştü o. 17. İyice sakınan da ondan uzak tutulur. 18. O ki, temizlenip arınsın diye malını verir. 19. Onun katında hiç kimsenin, karşılığı verilecek bir nimeti yoktur/hiç kimsenin ona, karşılık olarak verilecek bir nimeti yoktur. 20. Yüceler yücesi Rabbinin yüzünü özleyip istemek için veren hariç. 21. Yakında mutlaka hoşnut olacaktır. SADAKALLAH! 190 Kad eflehal mü'minun Selam! Bismillahirrahmanirrahim 1. Kad eflehal mü'minun 2. Ellezıne hüm fı salatihim haşiun 3. Vellezıne hüm anil lağvi mu'ridun 4. Vellezıne hüm liz zekati faılun 5. Vellezıne hüm li fürucihim hafizun 6. İlla ala ezvacihim ev ma meleket eymanühüm fe innehüm ğayru melumın 7. Fe menibteğa verae zalike fe ülaike hümül adun 8. Vellezıne hüm li emanatihim ve ahdihim raun 9. Vellezıne hüm ala salevatihim yühafizun 10. Ülaike hümül varisun 11. Ellezıne yerisunel firdevs hüm fıha halidun SADAKALLAH! Musluman Cuma gunun hayirlara vesile olsun! Muminun suresinin Qari Abdur Rahman Al-Ossi Hoca 'dan dinleyelim. Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla... 1. Hiç kuşku yok, kurtulmuştur müminler. 2. Namazlarında/dualarında huşû sahipleridir onlar. 3. Boş ve lüzumsuz sözden yüz çevirmişlerdir onlar. 4. Zekâtı vermek için faaliyettedir onlar. 5. Cinsiyet organlarını/ırzlarını koruyanlardır onlar. 6. Eşleri yahut akitleri aracılığıyla sahip bulundukları müstesnadır. Bu durumda kınanmış değillerdir onlar. 7. Kim bundan ötesini isterse, işte onlar, sınırı aşanlardır. 8. O müminler, emanetlerine, ahitlerine saygı duyup sahip çıkanlardır. 9. Namazlarını/dualarını korumaya devam ederler onlar. 10. İşte bunlardır mirasçı olanlar; 11. Ki, Firdevs cennetine mirasçı olurlar, onda sürekli kalırlar. SADAKALLAH!
22 Temmuz 2007 0707 merveeeee Kapalı Şükür sana Allahım verdiğin nimetler için.... 22 Temmuz 2007 0717 anything Kapalı hadi sayalım= 22 Temmuz 2007 0718 merveeeee Kapalı Evet any sana rabbim verdigin saglıgım için 22 Temmuz 2007 0720 anything Kapalı ama dille değil kalple olmalı=kolay gelsin= 22 Temmuz 2007 0723 merveeeee Kapalı tabi kalpte önemli haklısınşükür sana rabbim sana şükretmemi sagladıgın için 22 Temmuz 2007 0730 anything Kapalı önemli bir konuşükür??ŞüKüR===ŞKR, kavram olarak kuranda yaklaşık 70 yede gecen ve bununda hemen hemen 20 tanesinde insanların cok az şükredici olduğunu belirten zıttının KÜFÜRallahın heran bir iş ve oluşta olsuğundan habersiz olmak, nimetleri unutmak veya görmezlikten gelerek nankörlük etmekdür.fiillerimiz + düşüncelerimiz + söylemlerimiz U niyetimiz yani kalbimiz == ŞÜKÜRbiraz kompleks oldu ama en iyi şekilde matemetiksel olarak böyle ifade edildiğini 22 Temmuz 2007 0745 anything Kapalı Ve ma muhammedün illa rasul, kad halet min kablihir rusül, e fe im mate ev kutilenkalebtüm ala a'kabiküm, ve mey yenkalib ala akibeyhi fe ley yedurrallahe şey'a, ve SEYECZİLLAHÜŞ ŞAKİRİN Muhammed, sadece bir elçidir. Ondan önce de elçiler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse siz ökçelerinizin üzerinde geriye mi döneceksiniz? Kim ökçesi üzerinde geriye dönerse, Allah'a hiçbir ziyan veremez. Allâh, şükredenleri mükâfâtlandıracaktır.ALİİMRAN144***********************************************************hem Allahın izni olmakdıkça kimseye ölmek yok o va'desile yazılmış şaşmaz bir yazı, bununla beraber kim Dünya sevabını isterse ona ondan veriniz, kim de Ahıret sevabını isterse ona da ondan veririz, şükredenlere ise muhakkak mükâfat vereceğizALİİMRAN145 aynı ifade buradada vardır==SENECZİŞ ŞAKİRİN***********************************************************Ma yef'alüllahü bi azabiküm in şekartüm ve amentüm ve kanellahü şakian alima Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah size niye azab etsin ki? Allah, şükrün karşılığını verendir, hakkıyla bilendir.NİSA 147kanellahü şakian alima ===ŞÜKRÜ BİLİP KARŞILIĞNI VERMEK==YANİ TEŞEKKÜR ETMEKrabbim şükredenlere teşekkür eden karsılığpını eksiksiz verendir. 22 Temmuz 2007 0750 anything Kapalı maide6 da== ............ve li yütimme ni'metehu aleyküm lealleküm teşkürun...ifadesinden üzürimizdeki nimetin tamamlanacağı ve karsılığında TEŞEKKÜR etmemiz gerektiğini TEŞEKKÜR, devamlı süregelen ŞÜKRÜN cümlemizi yeterinde şükreden kullarından nankörlükten ve küfürden rabbime sığınırımselamunaleykum 22 Temmuz 2007 0758 anything Kapalı araf10 Ve le kad mekkennaküm fil erdi ve cealna leküm fiha meayiş kalilem ma teşkürin Şanım hakkı için sizi Arzda yerleştirdik ve sizin için onda bir çok geçimlikler yaptık, siz pek az şükrediyorsunuzDİKKAT!!!"""...... kalilem ma teşkürin"""burada az olan ŞÜKÜR değil....1-2-3-5 YADA 10 DEĞİLLL...DİKKAT ÇEKİLMEK İSTENEN HUSUS AYETTE DEVAMLI ŞÜKÜR HALİNDE SÜREGELEN BİR EYLEM İÇİNDE DEVAMLILIK ARZ 22 Temmuz 2007 0802 anything Kapalı araf17 Sümme le atiyennehüm mim beyni eydihim ve min halfihim ve an eymanihim ve an şemailihim ve la tecidü ekserahüm şakirin sonra onlara önlerinden ve arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım, sen de çoğunu şükredici bulmıyacaksınDİKKAT!!!!burada iblisin vurgulamak istediği AN VE AN OLAYLAR KARSISINDA iyi yada kötü ŞÜKRETMEMİZİ ENGELLEMEKTİR."...ekserahüm şakirin ""=== anlık olaylar karsısındaki halimizi vurgulayan bir ifade zaten iyi halde herkes şükrediyorki sorun yokburada zor durumlardaki olaylar karsısındaki anlık tepkimize dikkat çekilmiştir. 22 Temmuz 2007 0810 anything Kapalı aynı şekilde enbiya 80 dede verilen ifadede verilen nimetlere karsılık, o nimetlerden faydalanmamız sonucunda, anlık olarak vereceğimiz tepkiye dikkat gibi görünüyor ama dediğim gibi 20 ye yakın yerde cok az şükrettiğimiz veya buna devam etmediğimiz cümlemizi devamlı şükreden ve nimetlerin farkında olan kullarından eylesinselamunaleykum 22 Temmuz 2007 0821 anything Kapalı ibrahim 7 de ise..........""in şekertüm le ezidenneküm""...... şükretme, kalben bu hissiyatta bulunma ve verilen nimetlerin farkında olmanın BOLLUK getireceği;..........""ve le in kefertüm inne azabi leşedid "".... burada şükretmenin karşıtı olarak vurgulanan NANKÖRLÜĞÜN ise şiddetli azabın habercisi olduğu sonu bolluk, nankörlüğün sonu ise azabrabbim korusun 22 Temmuz 2007 0837 nesil_01 Kapalı bazen olaylar karşısında bunada şükür diyemeden olayın vehametine söylenip duruyoruz...ama daha kötüsünün başımıza gelebileceğini hiç aklımızdan çıkarmamak gerek..benim bu konuda biraz sıkıntım var sanırım..Allah şükreden kullarından eyleyip şükrümüzü artırsın... 22 Temmuz 2007 1032 L0RDoftheOF Kapalı SABIR İÇİNDE ŞÜKÜRmusibetlere de "sabır içinde şükretmeli"burdaki şükür yönü o musibetler sayesinde kazanılan manevi terakkiyat ve kazanılan sevaplar manevi meyvelere de o musibetin bizim bilmediğimiz ama Allahın bildiği adalet ve hayır olması yönüne hadis-i sahihte vardır ki,1ev kemâ kàl. Yani, "En ziyade musibet ve meşakkate giriftar olanlar, insanların en iyisi, en kâmilleridir." Başta Hazret-i Eyyub Aleyhisselâm, enbiyalar, sonra evliyalar ve sonra ehl-i salâhat,çektikleri hastalıklara birer ibadet-i hâlisa, birer hediye-i Rahmâniye nazarıyla bakmışlar, sabır içinde şükretmişler, Hâlık-ı Rahîmin rahmetinden gelen bir ameliyat-ı cerrahiye nev'inden ey âh ü fîzâr eden hasta! Bu nuranî kafileye iltihak etmek istersen, sabır içinde şükret. 2............Hapiste geçen ömür günleri, herbir gün on gün kadar bir ibadet kazandırabilir ve fâni saatleri, meyveleri cihetiyle mânen bâki saatlere çevirebilir ve beş on sene ceza, milyonlar sene haps-i ebedîden kurtulmaya vesile olabilir. İşte, ehl-i iman için bu pek büyük ve çok kıymettar kazancın şartı, farz namazını kılmak ve hapse sebebiyet veren günahlardan tevbe etmek ve sabır içinde şükretmektir. Zaten hapis çok günahlara mânidir, meydan derecesinde sevabın ziyadeleşmesi cihetinde, bu şiddetli hale şükretmeliyiz. Vazifemiz olan hizmet-i imaniyeyi ihlâsla yapmaya çalışmalı, vazife-i İlâhiye olan muvaffakiyet ve hayırlı neticeleri vermek cihetine karışmamalıyız...bu çilehanedeki sıkıntılara sabır içinde şükretmeliyiz. Amelimizin makbuliyetine bir alâmet ve kudsî mücahedemizin imtihanında tam bir şehadetnâme almamıza bir emâredir bilmeliyiz...Geçmiş günahlara ve hapse sebebiyet veren hatalara kefaret olur, onları temizler. Bu nokta-i nazardan, mahpuslardan farzı kılanlar, sabır içinde kim hayat-ı fâniyeyi esas maksat yapsa, zahiren bir cennet içinde olsa da, mânen cehennemdedir. Ve her kim hayat-ı bâkıyeye ciddî müteveccih ise, saadet-i dâreyne mazhardır. Dünyası ne kadar fena ve sıkıntılı olsa da, dünyasını Cennetin intizar salonu hükmünde gördüğü için hoş görür, tahammül eder, sabır içinde şükreder. 22 Temmuz 2007 1044 Rüzgar Misali Kapalı Allah hakkını vererek şükredenlerden eyler inşallah 22 Temmuz 2007 1106 calimero17 Kapalı Allah'ım sana sonsuz şükürler olsunHer zaman yanımda olduğun içinYanımda olduğunu hissettirdiğin içinTek yarim sırdaşım dostum herşeyim olduğun içinSevgini yüreğimde hissedebildiğim içinBeni müslüman olarak yarattığın içinAilemi bana bağışladığın içinVerdiğin tüm nimetler içinEn önemlisi bu şükrü bana nasip ettiğin için....Sonsuz şükürler olsun hamd olsun.....Teşekkür ederim Allah'ım....... 22 Temmuz 2007 1715 nurrrr Kapalı Verdiklerine şükür edebilmeyi nasip ettiğin için Sana milyonlarca şükrler olsun Rabbim 26 Temmuz 2007 2248 redseven Aday Memur güncel 03 Ağustos 2007 1509 beyzaca Daire Başkanı Allahım vediğin nimetlere şükürler olsun... 03 Ağustos 2007 1716 kilye Kapalı hareketli bol tartışmalı bir haftayı daha derin yaralar almadan atlattım şükürler olsun Allahımhatalarımı görebilmemi sağladığın için şükürler olsun Allahım Toplam 37 mesaj
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ El Hamid Tüm hamd ve övgülerinin tek ve mutlak merci Övülmekde eşsiz ve benzersiz olan Tüm eşsiz ve benzersiz övgüleri fazlasıyla hak edendir Her şeyi en güzel yapan zatı Tüm esmaları ve fiilleri en güzel yapan Bütün iyilik ve güzelliklerle övülen, sayısız nimet ve lütufların hamd edilen Allah” anlamına sahibi Allah'ın zatı, hem de sıfatlarına yönelik gösterilen fiildir. Allah'ın sonsuz ilim, sonsuz kudret, sonsuz büyüklük ve sonsuz yücelik gibi. özelliklerin tümü her işini mükemmel yapan zatını ve yaptıklarından dolayı O'nu övgüye değer, sıfatlara sahip olduğunu kanıtlayan tabiatta ve manevi nimetler ,muhteşem eserleri ile 'hamd/övgüler sadece Allah'a aittir demektir . Hamd nimetin Allah'dan geldiğini itiraf etmek,O nimete Allah’tan başkasını ortak koşmamaktır O'nun her yaptığını güzel yapanın Allah'ın övdüğü O'na layıkıyla güzel ameller yaptığı davete icabet edip en kullarından olmak Övgü anlamına gelen kelimeler Medih, Hamd, Şükür'dür Üç çeşit övgü vardır. Birincisi, kişiyi kendi katkısı olmayan bir şeyden dolayı övmektir. Boyu uzun, zeki, iyi bir aileye mensup sözleri gibi buna medih denir. İkincisi, iyi bir şey yaptığı için övme Misal Güzel yemek yapar, arkadaşlığı iyidir gibi sözler buna girer. Övgünün bu türüne hamd denir. Üçüncüsü, eline geçen bir iyilikten dolayı övmektir. Bana güzel bir yemek ikram etti demek gibi. Buna da şükür denir. El-hamdu’nun başındaki el takısı cins içindir, kelimeye, yaptığı her şeyi eşsiz güzel yapma anlamı kazandırır. Bunu Allah’tan başkası yapamaz. Allah’ın yaptığı ile insanların yaptığı arasındaki farkı gösterir Hamd kelimesinin anlamı Birincisi O işi bizzat yapan kişi anlamında , ikincicisi ise her şeyi en güzel Allaha mahsusdur Medih kelimesi Yeteneği,gayreti ile layık olsun olmasın hak etsin ,etmesin biri övmektir. Medih methetme ile Hamd arasında farklar nelerdir.? Hamd yalnızca iradeli olarak yapılanlar için kullanılır. Medih iradeli-iradesiz herşey için kullanılır Hamd edenin makamı küçüktür, hamd edilenin makamı eşsiz benzersizdir . Medihte bu şart yoktur Şükür kelimesinin lugat manası Şükür kelimesi “hayvanın yediği besini, verdiği süt ve semizliği ile belli etmesi anlamına gelmekteydi .Sözcüğün yukarıdaki lügat anlamı biraz daha açılacak olursa “şükür”; “beslenen hayvanın, yediklerinin karşılığını maddeten vermesi” olarak, yani “bir tavuğun yumurta vermesi, bir ineğin süt vermesi, bir koyunun yün vermesi ve her üçünün de et verecek şekilde semirmesi” olarak tanımlanabilir. Bu tanımın ifade ettiği karşıt anlamdan ise, beslenen bu hayvanların sahiplerine sesle veya beden dili ile gösterdikleri yaranma, yaltaklanma hareketlerinin “şükür” kapsamında olmadığı anlaşılmaktadır. Ama sesi için beslenen papağan, bülbül, kanarya gibi hayvanların ötüşlerini de bir “şükür” olarak değerlendirmek gerekeceği açıktır. Dini anlamda şükür “insanların Allah’ın kendilerine verdiği nimetlere karşı nimetin karşılığını Allah’a vermeleri” hem ayetlerdeki kullanımı hem de gerçek anlamı, verilen nimetlere karşılık olarak verilenin, yani “şükür”ün de o nimet cinsinden bir karşılık olmasını gerektirmektedir Bu kelime hem Allah hemde insanlar için kullanılır. Aynı kökten türemiş olan “teşekkür”, “müteşekkir” ve “şükran” sözcükleriyle birlikte Türkçede de kullanılan “şükür” sözcüğü, türevleriyle birlikte Kur’an’da toplam 74 kez yer almıştır. İnsanların birbirlerine teşekür etmesi anlamında kullanıldığı gibi Allah'a verdiği her türlü iyilik nimetler için şükretmek anlamında da kullanılır İnsanlar birbirlerine yardımyada iyilikleri karşında teşekür teşekür eden bunu sağlayan Yüce Allah'a şükretmiş olur. Hamd ile şükür arasında da farklar nelerdir. Hamd Yerme ve kınamanın zıddıdır Şükür ise,inkar ve nankörlüğün zıddıdır. Hamd verilse de verilmese de yapılır. Şükür verilen nimete karşılık yapılır. Şükür, nimetin varlığı içindir. Hamd, hikmet gereğidir. Şükür, nimetin varlığı içindir. Hamd, Allahın bu ismi hikmeti tecellisi gereğidir. Her şükür Hamd’dır fakat her hamd şükür değildir İnsan, yaptığı iyi şeyler sebebiyle kendisini övebilir, ancak kendisine şükredemez. Zira şükür bir borç ödeme gibidir. Nimete karşı borçluluktur Kur'an’da "El-hamdü lillâhi rabbi' yerde geçmektedir. El-hamdü lillâh cümlesi ise 23 yerde tekrarlanır. El-Hamid ismi kelimesi 17 kez yer kelimesinin kökeninde övgü hamd, Allah'a nisbet edilmiş 43 yerde geçmektedir Kur'an'a göre Hamd Neden Sadece Allah'a aittir Cünki Allah herşeyi hikmetle en güzeli yaptığı için ve nimetlerin tek kaynağı Allah'tır Hamid Esması, 10 yerde daha Gani ismi ile beraber ganiyyul hamîd Sınırsız Gani olanın hakkı sınırsız Hamd’dir Fâtır 35/15 Ey insanlar! Siz Allah’a muhtaçsınız, Allah ise Ğaniy, hiç bir şeye ihtiyacı Her şeyi güzel yapan övgüye layık olan Hamîd'ir يَا أَيُّهَا النَّاسُ أَنتُمُ الْفُقَرَاء إِلَى اللَّهِ وَاللَّهُ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَمِيدُ Yâ eyyuhân nâsu entumul fukarâu ilâllâhi, vallâhu huvel ganiyyul hamîd Kur'an Neler Allah'a aittir hamd hepsini ; 1-Lehu’d-Din- Din O’na attir. 2-Lehu’l-Hukm -Karar Allah’ındır 3-Lehu’r-Rızk-Rızık Allah’ındır 4-Lehu’l-Esma’ül Hüsna Güzel isimler O’na attir 5-Lehû kun fe yekûn- Ol deyince olmak O’na aittir 6-Lehu’ş-Şefaat Şefaat O’na aittir. 7-lehü'l-hamdü yuhyî ve ve ölüm O’na aittir 8-Lehu’l-Hamd , İşte saymaya kalksak sayamayız güc yetmez .İşte bu yüzden Şüphesiz ki O Allah Hamîd’dir, Övülmeye layık sadece Allah’ da Alemlerin Rabbi,Sahibinin övgüsüne layık olmaya ,imanı takvasıyla ameliyle, en güzel sözlü olmakla hamd etmiş olur Lokman 31/12 Andolsun ki, Lokman'a Allah'a şükret!» diye hikmet verdik;Ve kim şükrederse kendisi için şükreder.; kim de nankörlük ederse, muhakkak Allah zengin ganiydir , kimseye ihtiyacı yoktur ,yaptığını da güzel yapmak övülmek ,hamd ona aittir وَلَقَدْ آتَيْنَا لُقْمَانَ الْحِكْمَةَ أَنِ اشْكُرْ لِلَّهِ وَمَن يَشْكُرْ فَإِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِهِ وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ اللَّهَ غَنِيٌّ حَمِيدٌ Ve lekad âteynâ lukmânel hikmete enişkur lillâhlillâhi, ve men yeşkur fe innemâ yeşkuru li nefsihî, ve men kefere fe innellâhe ganiyyun hamîd İradeli rıza ile olan müminlerin hamdidir. Bir kişi ancak övüldüğü zaman Mahmud adını olan Allah'tır, Kul ise olan biten her şeyin arkasında alemlerin kudretini bir övgü eylemi, hem dilimizle,hem amellerimizdeki ,kulluk kalitesiyle, hem kalbimizdeki övgüyle bağlantılı duyguları harekete geçirerek gösterilmesidir İradesiz,şuursuz olanı ise tüccarın hamdidir Hamdi şükürden ibaret sayar Allahı sadece eline geçenle anar böylece verilenle sınırlı kalır bilincsiz neyi överse övsün Allahı övmüş güzellikleri yaratan odur. Mü’min bir nimete ulaştığı zaman bunu kendisinden değil Allah’tan bilir. Bunu bana Rabbim verdi der ve sürekli Rabbine şükreder. Allah'a Niçin Hamd ederiz 1-Bizi hidayete eriştirdiği için Rabbimiz bütün bu imkanları hazırlamasaydı, bize kitap ve elçilerini göndermeseydi, bize selamete eriştiren yollarını apaçık açık bir şekilde beyan etmeseydi doğruyu bulamazdık İşte bize merhametinin eseri olarak yarın olacakları bugünden haber verdiği için hamd ederiz Araf 7/43 Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Altlarından da ırmaklar buna eriştiren “her şeyi güzel yapan Hamid olan Allah'a Allah’ın bizi eriştirmesi olmasaydı, biz hidayete ermiş olamazdık. Andolsun Rabbimizin elçileri bize hakkı getirmişler” derler. Onlara, “İşte yaptığınız sayesinde kendisine varis kılındığınız cennet!” diye seslenilir وَنَزَعْنَا مَا فِي صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّ تَجْرِي مِن تَحْتِهِمُ الأَنْهَارُ وَقَالُواْ الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي هَدَانَا لِهَذَا وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِيَ لَوْلا أَنْ هَدَانَا اللّهُ لَقَدْ جَاءتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِالْحَقِّ وَنُودُواْ أَن تِلْكُمُ الْجَنَّةُ أُورِثْتُمُوهَا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ Ve neza´na ma fi sudurihim min ğıllin tecrı min tahtihimül enhar ve kalül hamdü lillahillezı hedana li haza ve ma künna li nehtediye lev la en hedanellah le kad caet rusülü rabbina bil hakk ve nudu en tilkümül cennetü uristümuha bima küntüm tamelun El hamid Kelime kök anlamları Muhammed =Hâmidûn =Makam-ı mahmûd=''Ahmed. Kelimeleri bu köktendir Muhammed Kelimesi Son nebinin ismi olarak bilinen sıfatıdır hamd kökünden türeyen bu kelime , Övgüye değer bütün güzellikleri ve iyilikleri kendinde toplayan kişi anlamındadır. Ahzab Suresi 33/40 Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat Muhammed, Allah'ın rasulu ve nebilerin sonuncusudur. Allah her şeyi bilmektedir. مَّا كَانَ مُحَمَّدٌ أَبَا أَحَدٍ مِّن رِّجَالِكُمْ وَلَكِن رَّسُولَ اللَّهِ وَخَاتَمَ النَّبِيِّينَ وَكَانَ اللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمًا Ma kane muhammedün eba ehadim mir ricaliküm ve lakir rasulellahi ve hatemen nebiyyin ve kanellahü bi külli şey´in alıma Ali İmran Suresi 3/144 Muhammed, yalnızca bir elçidir. Ondan önce nice elçiler gelip geçmiştir. Şimdi o ölürse ya da öldürülürse, siz topuklarınız üzerinde gerisin geriye mi döneceksiniz? İki topuğu üzerinde gerisin geri dönen kimse, Allah'a kesinlikle zarar veremez. Allah, şükredenleri pek yakında ödüllendirecektir. وَمَا مُحَمَّدٌ إِلاَّ رَسُولٌ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهِ الرُّسُلُ أَفَإِن مَّاتَ أَوْ قُتِلَ انقَلَبْتُمْ عَلَى أَعْقَابِكُمْ وَمَن يَنقَلِبْ عَلَىَ عَقِبَيْهِ فَلَن يَضُرَّ اللّهَ شَيْئًا وَسَيَجْزِي اللّهُ الشَّاكِرِينَ Ve ma muhammedün illa rasul kad halet min kablihir rusül e fe im mate ev kutilenkalebtüm ala a´kabiküm ve mey yenkalib ala akibeyhi fe ley yedurrallahe şey´a ve seyeczillahüş şakirın Fetih Suresi 48/ 29 “Muhammed, Allah'ın rasulu'dür. Onunla beraber olanlar kâfirlere karşı kararlı ve tavizsiz, kendi aralarında ise son derece merhametlidirler. Onları rukû ve secde ederken görürsün. Allah'ın lütfunu ve rızasını kazanmayı arzularlar. Onların nişanları, yüzlerindeki secde izidir. Bu onların Tevrat'taki özellikleridir. İncil'deki özellikleri de şudur Filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerinde dimdik duran bir ekine benzerler. Bu ekincilerin hoşuna gider. Allah bunlarla, kâfirleri onlardan iman edip hayra ve barışa yönelik işlen yapanlara bir bağışlanma ve büyük bir ödül vaat etmiştir.” مُّحَمَّدٌ رَّسُولُ اللَّهِ وَالَّذِينَ مَعَهُ أَشِدَّاء عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَاء بَيْنَهُمْ تَرَاهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِّنَ اللَّهِ وَرِضْوَانًا سِيمَاهُمْ فِي وُجُوهِهِم مِّنْ أَثَرِ السُّجُودِ ذَلِكَ مَثَلُهُمْ فِي التَّوْرَاةِ وَمَثَلُهُمْ فِي الْإِنجِيلِ كَزَرْعٍ أَخْرَجَ شَطْأَهُ فَآزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوَى عَلَى سُوقِهِ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ الْكُفَّارَ وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْرًا عَظِيمًا Muhammedür rasulüllah vellezine meahu eşiddaü alel küffari ruhamaü beynehüm terahüm rukkean süccedey yebteğune fadlem minellahi ve rıdvana sımahüm fı vücuhihim min eseris sücud zalike meselühüm fit tevrati ve meselühüm fil incıl ke zer´ın ahrace şat´ehu fe azerahu festağleza festeva ala sukıhı yu´cibüz zürraa li yeğıyza bihimül küffar veadellahüllezıne amenu ve amilus salihati minhüm mağfiratev ve ecran azıyma Muhammed 47/2 İman edip salih amel işleyenlerin ve Rableri tarafından bir gerçek olarak Muhammed'e indirilen kitaba inananların kötülüklerini Allah örter ve durumlarını düzeltir. وَالَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَآمَنُوا بِمَا نُزِّلَ عَلَى مُحَمَّدٍ وَهُوَ الْحَقُّ مِن رَّبِّهِمْ كَفَّرَ عَنْهُمْ سَيِّئَاتِهِمْ وَأَصْلَحَ بَالَهُمْ Vellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti ve âmenû bi mâ nuzzile alâ muhammedin ve huvel hakku min rabbihim keffera anhum seyyiâtihim ve asleha bâlehum. Hâmidûn Kur'an'da bir ayette Allah'a hamd edenler,hamidler anlamında kullanılır. her türlü o hamde, övgüye ve şükre layıktır olandır. Hud11/73 "Allah'ın işine mi şaşıyorsun? dediler, "Allah'ın rahmet ve bereketi sizin üzerinize olsun ! Ey bu evin insanları, hemen hatırlayın ki, Şüphesiz O,her şeyi güzel yapan, Hamid olan Allah şanı çok yüce Mecîd’dir قَالُواْ أَتَعْجَبِينَ مِنْ أَمْرِ اللّهِ رَحْمَتُ اللّهِ وَبَرَكَاتُهُ عَلَيْكُمْ أَهْلَ الْبَيْتِ إِنَّهُ حَمِيدٌ مَّجِيدٌ Kâlû e ta’cebîne min emrillâhi rahmetullâhi ve berakâtuhu aleykum ehlel beyt, innehu hamîdun mecîd Makam-ı mahmûd Güzel yer ,güzel konumlar anlamında Övgüye layık yer ,övülmüş bir mevki,Fatiha’daki kendilerine nimet verilenlerin Allah katındaki şerefli yeri/makamı,aynı zaman da Hz Rasyullahın mekkeden sonra,Medine’de mevki,kuracağı devlet ve yakında nasip olan büyük fetihleri ve Dünya hayatından sonra hak edenlerin hamd edeceği ahiretteki güzellikler olarak iki şekilde düşünülmesi kur'an'ın bütününe uymaktadır. İsra 17/79 Gecenin bir kısmında kalk, sana aid nafile olarak onunla namaz kıl. Umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama ulaştırır. وَمِنَ اللَّيْلِ فَتَهَجَّدْ بِهِ نَافِلَةً لَّكَ عَسَى أَن يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَامًا مَّحْمُودًا Ve minel leyli fe tehecced bihî nâfileten lekleke, asâ en yeb’aseke rabbuke makâmen mahmûdâ Ahmed Kur'an'da bir yerde geçmektedir , Allah'ın en çok methini yapan kişi anlamında Saff 61/ 6Hani Meryem oğlu İsa da "Ey İsrailoğulları, gerçekten ben, size Allah'tan gönderilmiş bir elçiyim. Benden önceki Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra ismi "Ahmed" olan bir elçinin de müjdeleyicisiyim" demişti. Fakat o, onlara apaçık belgelerle gelince "Bu,apaçık sihirdir.” dediler. وَإِذْ قَالَ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ إِنِّي رَسُولُ اللَّهِ إِلَيْكُم مُّصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْرَاةِ وَمُبَشِّرًا بِرَسُولٍ يَأْتِي مِن بَعْدِي اسْمُهُ أَحْمَدُ فَلَمَّا جَاءهُم بِالْبَيِّنَاتِ قَالُوا هَذَا سِحْرٌ مُّبِينٌ Ve iz kâle îsâbnu meryeme yâ benî isrâîle innî resûlullâhi ileykum musaddikan li mâ beyne yedeyye minet tevrâti ve mubeşşiran bi resûlin ye’tî min ba’dîsmuhû ahmedahmedu, fe lemmâ câehum bil beyyinâti kâlû hâzâ sihrun mubîn İsa as ın kendinden sonra gelecek olan elçinin adının " Ahmed" "İsm" kelimesi sözlükte "kendisi aracılığıyla bir aslın , temelin,zatının , özünün bilindiği şey" anlamında bir kelime olup bu anlama göre "ahmed" ismi demek onun Allah'a başkasından daha fazla hamd etme gibi bir özelliğinin olduğunun veya kendisindeki güzellikler nedeni ile başkalarından daha fazla övülen anlamında dır. El-hamdü lillâh Cümlesiyle Başlayan 5 Sûre Vardır. 1-Fatiha 1/2 Elhamdülillahi Rabbil alemin الحمد لله رب العلمين Elhamdü lillâhi rabbil'alemin. 2-Kehf 18/1 Hamd ,Kitabı kulu üzerine indiren ve onda hiç bir çarpıklık kılmayan her şeyi güzel yapan Allah'a aittir. الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَنزَلَ عَلَى عَبْدِهِ الْكِتَابَ وَلَمْ يَجْعَل لَّهُ عِوَجَا El hamdü lillahillezi enzele ala abdihil kitabe ve lem yec´al lehu ıveca 3-Fatır 35/1 Hamd, Gökleri ve yeri yaratan, ikişer, üçer ve dörder kanatlı melekleri elçiler kılan Allah'a yaratmada dilediğini Allah,El-Kadir'dir her şeye mükemmel ölçü koyan, her şeye güçü yeten O'dur الْحَمْدُ لِلَّهِ فَاطِرِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ جَاعِلِ الْمَلَائِكَةِ رُسُلًا أُولِي أَجْنِحَةٍ مَّثْنَى وَثُلَاثَ وَرُبَاعَ يَزِيدُ فِي الْخَلْقِ مَا يَشَاء إِنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ Elhamdü lillahi fatiris semavati vel erdı caılil melaiketi rusülen ülı ecnihatim mesna ve sülase ve ruba´ yezıdü fil halkı ma yeşa´ innellahe ala külli şey´in kadır 4-Sebe 34/1 ,Hamd Göklerde ve yerde bulunanların hepsinin sahibi Allah'a de hamdin tamamı yine O’na mahsustur. O; El-hakim Hep hikmetle hükmeden hükmünde tam isabet kaydeden,Ve O, El Habir her şeyin iç yüzünü tüm ayrıntısıyla haberdar olan ,haber verendir الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَلَهُ الْحَمْدُ فِي الْآخِرَةِ وَهُوَ الْحَكِيمُ الْخَبِيرُ Elhamdü lillahillezi lehu ma fis semavati ve ma fil erdı ve lehüm hamdü fil ahırah ve hüvel hakımül habır Sebe 34/2 Yerin içine gireni, ondan çıkanı; gökten ineni ve oraya çıkanı bilir. O, rahîm'dir ikramı çok merhameti eşsizdir Ve O gafûrdur suçları örterek, çok bağışlayandır, يَعْلَمُ مَا يَلِجُ فِي الْأَرْضِ وَمَا يَخْرُجُ مِنْهَا وَمَا يَنزِلُ مِنَ السَّمَاء وَمَا يَعْرُجُ فِيهَا وَهُوَ الرَّحِيمُ الْغَفُورُ Ya´lemü ma yelicü fil erdi ve ma yahrucü minha ve ma yenzilü mines semai ve ma ya´rucü fıha ve hüver rahıymül ğafur 5-En'am 6/1Hamd, Her şeyi güzel yapan , gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı nuru kılan Allah'a aittir Buna rağmen, inkâr edenler, Rablerine bir takım varlıkları ve güçleri denk tutuyorlar. بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَجَعَلَ الظُّلُمَاتِ وَالنُّورَ ۖ ثُمَّ الَّذِينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ El hamdu lillâhillezî halakas semâvâti vel arda ve cealez zulumâti ven nûrnûra, summellezîne keferû bi rabbihim ya’dilûn Ali-Imran–193. 'Rabbimiz, biz 'Rabbinize iman edin' diye imana çagrida bulunan çagiriciyi isittik, hemen iman ettik. Rabbimiz, bizim günahlarimizi bagisla, kötülüklerimizi ört ve bizi de iyilik yapanlarla birlikte öldür.'
Aşağıda gelen hizbi Hazreti Peygamber büyük hadiselerin ve savaşların olduğu zamanlarda okurdu. Zamanımızın hadiselerinin arasında maddi ve manevi yönden sıkıntıda kalan kimseler bu hizbe devam ettiklerinde ferahlıyacaklar ve yaşantılarında genişlik hissedeceklerdir. Bismillahirrahmanirrahiym* Allahümme ya alimes sirri ven necva* Ve ya kaşifed durri vel belva* İc’al li emri feracen ve mahraca* Bi rahmetike ya erhamer rahımiyn* İyyake na’büdü ve iyyake nesteıyn* Allahümme lekel hamdü ve ileykel müstean* E la ilellahi tesıyrul ümur* Fe se yekfiykehümüllahü ve hüves semiul aliym* Ve sallellahü ala hayri halkıhi muhammedin ve alihi ve sahbihit tayyibinen tahirine ve selleme tesliyma* Allahümme sarrif anni emsalehu ya settaral uyub* Allahümme inneke daimün la ilahe illa ente bi rahmetike ya erhamer rahımiyn* Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil aziym* Elif elif lam mim zalikel kitabü la raybe fiyh* Be beraetün minellahi ve rasulihi illellezine ahedtüm minel müşrikin* Te tebbet yeda ebi lehebin ve tebbe ma ağna anhü malüh* Se sümme evrasnel kitabellezinastafeyna min ibadina* Cim cennatü adnin yedhuluneha yühallevne fiyha* Ha ha mim ayn sin kaf* Ha hatemellahü ala kulubihim ve ala sem’ıhim ve ala ebsarihim ğışaveh* Dal demmerallahü aleyhim ve lil kafirine emsalüha* Zel zerni ve men haleftü veıyda* Ra rubema yeveddüllezine keferu lev kanu müslimin* Ze züyyine linnasi hubbüş şehevat* Sin selamün ala nuhın fil alemin* Şın şehidellah* Sad sad sad vel kurani ziz zikr* Dad darabellahü meselen lillezine keferu vemraete nuhın vemraete lut* Tı taha ma enzelna aleykel kurane li teşka* Zı zaheral fesadü fil berri vel bahr* Ayn amme yetesaelun* Ğayn ğafiriz zenbi ve kabilit tevbi şedidil ıkab* Fe fe la ve rabbike la yü’minun* Kaf kaf vel kur’anil mecid* Kef kella sevfe ta’lemune sümme kella sevfe ta’lemun* Lam lev enzelna hazel kur’ane ala cebelin le raeytehü haşia* Mim muhammedün rasulüllah* Nun nun vel kalemi ve ma yesturun* Ve lillahil esmaül husna* He hüvallahüllezi* Lamelif la ilahe illa hüve küllü şey’in halikün illa vecheh* Ye ya’lemü ma beyne eydiyhim ve ma halfehüm ve ilellahi türceul ümur* Ya allahü ya rahmanü ya rahıymü*Ya allahü la ilahe illellahü vahdehu la şerike leh lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve ala külli şey’in kadir* El hamdü lillahillezi la ilahe illa hüvel hayyül kayyumü ve netubü ileyhi nes’elühüt tevbete vel mağfirete vel ınayete vel hamdülillahi ve sübhanellahi vallahü ekberu ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil aziym* Bi fadlike ve keramike ve lutfike ve rahmetike ya erhamer rahımiyn* Ve sallellahü ala seyyidina ve nebiyyina muhammedin ve alihi ve sahbihi ecmeıyn*
ve ma muhammedün illa rasul