Sual Okunan Kur’an-ı kerimi dinlemek mi daha sevab, yoksa Mushaf’tan takip etmek mi? CEVAP Kur’an-ı kerim dinlemek farz-ı kifayedir, hiç kimse dinlemezse hepsi haram işlemiş olur. Dinlerken gözle takip etmenin ise mahzuru olmaz, hatta iyi olur, gözler de ibadet etmiş olur. Kur’an-ı kerim okurken Sual: Bazen mescitte Kur’an Kur’an, mealle ifade edilemez. “Kur’ân-ı Kerim’in lâfızları, Üstad’ın tabirine göre, bir urba değildir. O lâfızlar cilttir, deridir. Onu soyduğunuzda, muvakkaten bir tazelik hissetseniz de, bu uzun sürmeyecek; sevimsiz bir hâl alacak, sizi ürkütecek, kaçıracak ve nazarınızda fevkalâde sevimsiz görünecektir. Kuran’ı dinlemek de okumak gibi ibadettir. Gözle izlemek de ibadettir. (Soruyu cevaplayan Nureddin YILDIZ hocaefendi ) Her iki okuma şeklinden de Müslüman sevap elde eder. Ancak hatim sevabına nail olmak için okuyuşun dil ile olması gerekir. Yani okuyuşta en az kişinin kendisini duyacak kadar sesini yükseltmesi lazım. (@gamze_smva) TikTok'Ta | 13 Beğeni. 28 Hayran. 📍College Blanqui📍 💎 (@gamze_smva) adlı kullanıcının en son videosunu izleyin. Cumartesi, Temmuz 2 2022 TEFSİRLER. El-MizanTefsiri; Fizilal’il Kur’an Tefsiri; Hak Dini Kur’an Dili EjkKNO. Teknolojik cihazlardan Kuran-ı Kerim'i dinleyerek takip edenler mukabele sayılıp sayılmadığını araştırıyor. Peki televizyon, internet veya telefondan Kuran dinlemek mukabele olur mu? İşte yanıtı... Ramazan ayının gelmesiyle birlikte Müslümanlar, dini kavramlardan biri olan mukabele hakkında araştırmalarına başladı. Hafızın hatim indirmesi esnasında Kuran-ı Kerim aracılığıyla takip edilmesiyle gerçekleşen mukabele, kanallar aracılığıyla takip edilebiliyor. Mukabelenin ne olduğu ve nasıl yapıldığını öğrenmek isteyenler, arama motorları üzerinden 'Mukabele nasıl yapılır?', 'Televizyon, telefon veya internetten mukabele olur mu?' sorularına yanıt arıyor. İşte mukabele hakkında merak edilenler... MUKABELE NEDİR, NASIL YAPILIR? Sözlük anlamı karşılık vermek, karşılıklı okumak, yüz yüze olmak, iki şeyi birbiriyle karşılaştırmak anlamına gelen mukabele, İslam dininin kutsal kitabı olan Kur’an-ı Kerim’i ezberden veya kitaptan yüksek sesle okuyan bir kişiyi, sessizce Kur'an'dan takip etmek anlamına gelmektedir. Ramazan ayı boyunca gerçekleştirilen bu gelenek, iki kişiyle yapılabileceği gibi kalabalık bir grupla da yerine getirilebilmektedir. Mukabele esnasında Kur'an-ı Kerim'i dinleyen kişiler sessiz bir şekilde dinleyerek içinden tekrar etmektedir. Bugün cami ve mescitlerimizde ise bir veya birkaç hâfız her gün bir cüz’ü paylaşarak okuyor; okumasını bilen Müslümanlar Kur’an’dan takip ediyor, bilemeyenler de sadece dinliyorlar. Ramazan’ın son gününde de 30. cüz okunarak Kur’ân hatmedilmiş oluyor. TELEVİZYON VE İNTERNETTEN MUKABELE SAYILIR MI? Hatim, Kur’an’ın başından sonuna kadar Arapça olarak okunarak bitirilmesidir. Televizyon veya cd’den okunan bir mukabeleyi takip etmek veya dinlemek sevaptır. Ancak bu durumda kişi okunan mukabeleyi sadece dinlemekle yetinirse hatim dinleme sevabı alır. Hatim yapmış olmak için Kur’an’ın bizzat tilavet edilmesi/okunması gerekir. Bu konuda detaylarla birlikte bir şeyler yazmak œsoru-cevap sitilimizi aşar, kitap yazmak veya uzunca bir makale yazmak icap eder. Bu sebeple, -bildiğimiz kadarıyla- bu konunun anlaşılmasına katkı sağlayacak bazı noktalara dikkat çekmekle Kur€'an'€™ın kendisine vahiy olarak indiği peygamber dili Arapça idi. Bir insan olarak Hz. Muhammed Kur'€™an başka bir dilde inseydi elbette onu anlayamayacaktı. Tebliğ ve teybinle/açıklamakla görevli olan peygamberin anlamadığı bir kitabı başkasına tebliğ ve açıklaması mümkün olabilir miydi?€œBiz her peygamberi, kendi milletinin lisanı ile gönderdik, ta ki onlara hakikatleri iyice açıklasınİbrahim, 14/4, €œEğer biz Kur'an'ı yabancı bir dille gönderseydik derlerdi ki €œNeden, onun âyetleri açıkça beyan edilmedi? Dil yabancı, muhatap Arap! Olur mu böyle şey..!€ Fussilet, 41/44 mealindeki ayetler bu gerçeğe dikkat çekmiştir. b. Kur'€™an, Allah'€™ın diğer kitap ve suhufları gibi elbette belli bir yerde, bir muhitte, bir çevrede gelmek zorundaydı. Yani, bütün insanlara birden hitap edecek şekilde, bütün dillerde birden gökten yağar gibi yeryüzüne inmesi sünnetüllah™a aykırıdır. Söz gelimi İbranice konuşanlara Tevrat o dilde geldiği gibi, Kur'€™an'€™ın da ilk muhatapları olan Araplara Arap lisanıyla gelmek durumundaydı. c. Kur'an-ı hakim, diğer semavî kitaplardan farklı olarak ifade tarzıyla, lafzıyla da bir mucize olmasıdır. İlk muhatapları olan Araplarca, Kur'an'€™ın bu harika belagatı, eşsiz fesahati, benzersiz bedî™ sanatının anlaşılması için, ilahî hikmet tarih içersinde Arapça€™ya diğer dillerden farklı- bir özellik, bir genişlik, kazandırmıştır. Bu bağlamda Arapları da ümmi bir millet olarak hazırlayıp, tarihî iftihar tablolarını yazıya dökemedikleri için hafızalarına yazmak zorunda bırakmıştır. Tarihlerini kafalarına kazımak için veciz sözler, kinaye, mecaz, istiare, teşbih gibi bedi dil sanatlarını kullanmak mecburiyetinde kalmışlardır. Bu sistem Araplarda şiir ve belagatı insanlık camiasında eşsiz bir zirveye taşımıştır. Bu husus, Arapların Kur'€™an'€™ı beşer üstü bir kelam olduğunu anlamalarını sağlamıştır. Bu sebepledir ki, yüz binlerce insan Kur'€™an'€™ın belagatına secde etmek zorunda kalmıştır. Büyük çoğunluğu Kur'€™an'€™ın bu eşsiz üslubu karşısında fazla dayanamayıp İslam dinine girmiştir. Siyasî, sosyal, kültürel, ekonomik gibi sebeplerden ötürü, İslam€™ın hakikatlerine kulağını kapayanlar bile Kur'an'€™ın bu eşsiz ifade tarzının güzelliğini itiraf etmek zorunda kalmışlardır. Babalarının dinlerini terk etmeme adına bu mucizeye œsihir demekle işin içinden sıyrılmaya çalışmışlardır. Bu açıklamalardan anlaşılıyor ki, Kur'€™an'€™ın Arapça olarak inmesinin bir hikmeti de €“aklî/manevî ve lisanî bir mucize olan Kur'€™an'€™ın harikalığını yansıtma kabiliyetinde olan- Arapça dilinin bu özel Hikmet açısından önemli bir husus da şu olabilir ki; evrensel bir vahiy olan, bütün insanlara hitap eden, kıyamete kadar yürürlükte olmaya devam eden Kur™an™ın kullandığı lisanın konumu büyük önem arz eder. Sözcüklerinin değişik manalara gelebilecek şekilde geniş kapsama, az sözle çok manaları ifade edebilecek şekilde veciz üsluba, mecaz ve hakikati, mantuk ve mefhumu, delalet ve mazmunu, sarahat ve işaratı yansıtabilecek şekilde incelikleri barındıran estetik sanata sahip olmasıyla Arapça €“böyle cihanşümul bir vahiy olan- Kur'€™an'€™ın dili olmaya hak Şunu da unutmamak gerekir ki, Kur'€™an hangi dilde gelseydi, aynı sualler onun için de geçerli olacaktı. Halbuki vahiy, mutlaka insanların kullandığı dillerden biriyle inmek durumundadır. Bu ser-meşkle daha pek çok şey aşk edilebilir. Bir ilahi kitap aynı anda bütün milletlerin dilinde gönderilemeyeceğine ,ve peygamber aynı anda bütün milletlerden çıkamayacağına göre bir dilin ve kavmin seçilmesi aklen zaruridir. Peygamberimizin araplar içinden gönderilmesinin ve Kur'anın arapça olmasının milliyetçilikle ilgisi yoktur. Çünkü islam menfi milliyetçiliği yani ırkçılığı yasaklar. Her millet ibadetler, haram- helaller ve kur'anın öngördüğü ahkam dışındaki muamelerinde kendi örf ve kültürüne göre hareket eder,kendi geleneklerini yaşar. Diğer milletlerin arap kültürünü yaşama zorunluluğu yoktur. Ama aynı dine mensup olmanın verdiği ilgiyle müslüman milletlerin birbirini etkilemesi tabiidir. İkinci bir husus Kur'anın arapça olmasını ve Hz. Peygamberin arap milletinden çıkmasını takdir eden Allahtır. Allah ise yaptıklarından dolayı kullara hesab vermez. Kur'anın, her türlü dış etkiden masun kalan ve nahiv lisanı olan arap diliyle gönderilmesinin sayısız hikmetleri vardır. Bizi yaratan Allah, Kur'an-ı kerimi Arapça olarak bize göndermiş. Elbetteki manasını öğrenmek için Türkçe, İngilizce gibi mealleri okumamız gerekir. Ancak namaz ibadetinde okuduğumuzda mutlaka aslından orjinalini okumalıyız. Çünkü onun aslı Arapça€™dır. Allah kur'an'€™ı Arapça olarak indirmiştir. Tercümesi kuran yerine geçemez. Örneğin bir çekirdeğin aslını bozarak parçalara ayırsak, sonra da toprağa eksek ağaç olamayacaktır. Çünkü özellikleri kaybolmuştur. Bunun gibi kuran ayetleri, kelimeleri ve harfleri birer çekirdek gibidir. Başka dillere çevrilince özelliğini kaybedeceği için kuran olmayacaktır. œManasını anlamıyoruz düşüncesine gelince, ister aslıyla isterse mealleriyle kuranın manasını anlamak ve onun hükümleriyle yaşamak, her Müslümanın görevidir. Zaten kuran anlaşılmak ve yaşanmak için gönderilmiştir. İngilizce bir kitabı bile anlamak için İngilizce öğrenen bir Müslümanın, kuranı anlamak için neden Arapça öğrenmediğini de bir düşünmek gerekir. Ayrıca biz anlamasak da onun bize faydası vardır. Örneğin, dili tad alma özelliğini kaybetmiş bir insan yediği yemek ve gıdalardan faydalanamayacak mıdır. dili tad almasa da yediği gıdalar gerekli organlarına gidecektir. Kuran okumak da bunun gibidir. Aklı kuranın manasını anlamayan bir insan, onu ruhunun midesine atınca aklı anlamasa da ruhunun diğer özellikleri onun manalarını alacaktır. Diğer taraftan Kuranın her harfine en az on sevap verileceği bildiriliyor. Tirmizi , Sevabü'l Kur'an 16, 2912 Yüce Rabb€™imizin cc lütfuna bakalım ki, Kur'€™an'€™ın her harfine en az 10 sevap veriyor. Kur'€™an'€™ı cuma, bayram, Ramazan, Kadir Gecesi gibi mübarek ve özel vakitlerde okuduğumuzda ise her harfine verilen sevap karşılığı 1'€™e 700 hatta 1'€™e kadar çıkmaktadır. Meallerin mutlaka faydası var, ama hiç bir meal Kur'an yerine geçmeyeceği için, Kuranın her harfinden alınan sevabı da alınamayacaktır. İlk nazarda müminin, Allah™ına anladığı bir dil ile kulluk etmesi daha tabii ve temenniye şayan görünüyor; bunun için de en iyi vasıta ana dilidir. Fakat mesele incelendiğinde, farklı boyutlara ulaşmaktadır Her şeyden önce dua ile namaz arasında açık bir ayırım yapmak icabeder. Namaz dışındaki duada mü'minin ihtiyaçlarını ve dileklerini Rabbine istediği dilde bildirmesi yasak değildir. Bu şahsi bir meseledir ve kulun, Halıkı ile olan vasıtasız münasebetleri ile ilgilidir. Buna mukabil namaz, kollektif ve umumi bir ibadettir ve namaza iştirak eden diğer mü'minlerin ihtiyaçları da dikkate alınmalıdır. Namaz, prensip olarak ve tercihen cemaatle kılınır; tek başına ferdi olarak kılınan namaza müsaade vardır, fakat asla tercih edilmez, tercih cemaatle kılınan namazadır. Şayet, İslamiyet herhangi bir bölgenin, ırkın veya milletin dini olsaydı, hiç şüphesiz sadece bu bölgenin, bu ırkın veya bu milletin dili kullanılabilirdi. Fakat, bütün ırklardan ve dünyanın bütün noktalarında oturan ve her biri diğerleri tarafından anlaşılmayan yüzlerce dili konuşan mü'minlere sahip cihanşumul bir dinin icapları başka olacaktır. Mesela Çince bilmeyen bir Türk Çin'e gittiğinde, sokaklarda bir takım Çince sesler işitecek ve onlardan hiçbir şey anlamayacaktır. Eğer bu sözler ezanın veya Allahü Ekber'in tercümesi ise, hiçbir şeyin farkına varamayacak ve mesela Cuma namazını kaçıracaktır. Çin'deki camiler, Türkiye'de minareleri ile kendini belli eden camilere hiç benzemez. Aynı şekilde Türkiye'den geçen Çinli bir Müslümanın, Türkiye'deki Müslümanlar kendi dilleriyle ibadet ettikleri takdirde dindaşlarıyla ortak hiçbir tarafı olmayacaktır. Şu halde cihanşumul bir dinin bazı müşterek esasları olmalıdır. Bu konuda ezan ve kıraat, şüphesiz iki esas unsuru teşkil eder. Beynelmilel kongre ve toplantılarda bu durumun bir örneği görülebilir. Mesela, Birleşmiş Milletler'de herkes kendi lisanını değil, Fransızca ve İngilizce gibi müsaade edilen dilleri kullanır. Umumun menfaati için hususi menfaat feda edilir. Meselenin diğer bir cephesi daha vardır Hiçbir tercüme, asla orijinalinin yerini tutamaz. Burada şu noktayı bilhassa belirtelim ki, İslam'dan başka hiçbir din, peygamberine gönderilen vahyin orijinaline sahip değildir. Bütün Hristiyanların, Yahudilerin ve Mecusilerin sahip olduğu dini kitaplar, tercümeler, toplamalar, Şunu da unutmayalım ki, namazda kullanılacak pek az kelime vardır. Önce ezan ve kamet, sonra Allahu Ekber, Sübhane rabbiye'l-azim, Sübhane rabbiye'l-a'la gibi ifadelerin yanı sıra Fatiha suresi ve iki kısa sure. Hepsi bir sahifeyi aşmaz. Ve bu kelimelerin ekseriyeti herkesçe bilinir, bütün Müslümanların dillerine geçmiştir. O derece ki, çocuk veya namaza yeni başlayan biri, onları manalarıyla birlikte ve kendisini zahmetsiz ve büyük bir gayret sarfetmeden öğrenir. Bu ifadelerin manası bir defa öğrenilince, artık itiraza yer kalmaz. Dünya işleri için lugatlar dolusu yabancı kelimeyi ezberleyenler, ebedi saadetin reçetesi olan ibadetlerimiz için Allah bir sayfalık ezberi fazla buluyorlarsa, şu gerçeği hatırlasınlar Allah'ın, bizim ibadetlerimize ihtiyacı yoktur. Ona ihtiyaç duyanlar sadece niçin aslından okunmalı? Kur'an-ı kerim'de altı yerde ' €œkur'anen arabiyyen '€ ifadesi geçer. Yani cenab-ı hak, kur'an-ı kerim'i arapça olarak indirdiğini bildirir. İbrahim suresinin 4. Ayetinin meali de şöyledir €œhak dini onlara açıklasın diye, her peygamberi biz kendi kavminin lisanıyla gönderdik. Sonra Allah, dilediğini sapıklığında bırakır, dilediğini de doğru yola iletir. Onun kuvveti her şeye galiptir ve o her şeyi hikmetle yapar. Bu durumda kur' an'ın manası nasıl Allah'tan gelmişse, lafzı, ifadesi ve yazılışı bakımından da ilahidir. Kur' an dendiği zaman hem onun arapça olarak okunan lafzı ve kelimeleri, hem de anlaşılan manası akla gelir ve hakikatte de öyledir. Bu iki hususiyeti birbirinden ayırmak, farklı mütalaa etmek mümkün değildir. Kur'an ancak kendi lisanı üzerine okunabileceği için, sadece o lisanın kendi harfleriyle yazılır, o harflerle okunur. Araplardan başka farsça, hintçe, çince, uzakdoğu dilleriyle konuşan müslümanlar da, biz türkler de müslüman oluşumuzdan bu yana kur'an'ı arapça olarak yazmış, o dille okumuşuz. İslam alimlerinin de ortak görüşü, kur'an'ın başka dille yazılamayacağı yolundadır. Bunda ittifak vardır. Zaten kur'an'ı başka bir dille yazmak mümkün olmadığı gibi, başka bir dille doğru olarak okumak da mümkün değildir. Çünkü kur'an harflerinin kendisine has özellikleri vardır. Bu harflerin bazılarının karşılığı ve okunuş şekli başka dilin alfabelerinde mevcut değildir. Söyleniş bakımından birbirine benzer harfler olsa da, mahreçleri ağızdan çıkış yerleri itibariyle de farklıdır. Mesela, arapça için €œlügat-ı dad€ denir; yani fatiha suresinin sonundaki veleddallin€ deki €œdad€ harfi hiçbir lisanda bulunmamaktadır. Bu harfin bulunduğu bir kelimeyi başka bir lisanın ifade etmesi mümkün değildir. Mesela Türkçe'de sadece €œh harfi yerine arapça'da üç çeşit €œh harfi vardır. Noktasız €œha€ noktalı hırıltılı €œha€ ve €he€. Aralarındaki farkı küçük bir misalle açıklayalım. Noktasız ha ile yazılan €œmahluk€, noktalı hırıltılı ha ile yazılan €œmahluk€ ve he ile yazılan mahluk€. Her üçünün de türkçe de yazılışı ve okunuşu aynıdır. Halbuki arapçada birincisi tıraş edilmiş, ikincisi yaratılmış, üçüncüsü ise helak edilmiş anlamındadır. İşte kur'€™an'€™ı latince yazıdan okuyan birisi bu farkları anlayamayacağından, sözgelimi Allah€'ın yaratmasından bahseden bir ayeti, farkına varmadan €œtıraş etmek veya €œhelak etmek€ manasına okuyabilecektir. Yine kur'an harflerinin içinde üç adet €œze€ vardır. Biri ince €œze€, biri peltek €œzel€, diğeri de €œzı€ dır. Türkçe deki €œs€ yerine üç harf bulunur. €œsin, sad€ ve peltek €œse€. Arapça'ya has bir harf vardır ki, o da €œayın olarak okunan harftir. Bu harf başka bir dilde pek bulunmamaktadır. Şimdi kur'an harflerini bilmeyen bir kişi, yukarıdaki harfler türkçe ile yazıldığı zaman nasıl okuyacaktır? Bu harfleri çıkaramadığı gibi, okuduğu kelime ve ayetler de birer kur'an kelimesi ve ayeti olmaktan uzak olmaz mı? İşte latin harfleriyle yazılmış olan kur' an'ı daha bunlar gibi pek çok mahzurlardan dolayı doğru olarak okumak mümkün değildir. Kur' an okumasını öğrenmek isteyen kimse ancak onu aslından okumak suretiyle öğrenebilir. Böylece sıhhatli bir neticeye varmış olur. İşte Ahmet Karataş hocanın “Hocam , kişi sadece gözüyle takip ederse hatim sevabı alır mı.?” sorusuna cevabıGÖZLERLE TAKİP EDEREK KUR’ÂN OKUMA Kur’ân-ı Kerim Cenâb-ı Allâh’ın tilavetiyle ibadet edilen yegane kitabıdır. Kurân’la her türlü uğraşmanın sevabı vardır. Onu okumanın ise sevabı ve fazileti çok büyüktür. Allâh Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır; “Kur’an’ı okuyunuz. Zira o kıyamet gününde okuyana şefaatçi olur.” Başka bir Hadis-i Şerif’te de “Kur’an’dan bir harf okuyana bir hasene sevap vardır. Her haseneyse onu misliyle yazılır. Elif Lam Mim bir harftir demiyorum. Elif bir harftir. Lam bir harftir. Mim bir harftir” buyurmaktadır. Dolayısıyla bir insan Kur’an okuma niyetiyle Elif Lam Mim dediği taktirde 30 sevap kazanır ve ahirette Kur’ân ona şefaatçi olur. Yalnız Kur’ân-ı Kerim okurken dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Kur’an’ı yüzünden bakarak okumak ezber okumaktan daha faziletlidir. Çünkü yüzünden okuyan kimse hem Kur’an’a bakma sevabını, hem de Kur’ân okuma sınavını okuyan ise sadece Kur’ân okuma sevabı kazanır. Kur’ân okuma süresi ile ilgili olarak en uygunu ayda bir hatmedilmesidir. 40 günde veya haftada bir hatmedilmesini tercih eden alimler de vardır. Bundan daha kısa bir zamanda hatmedilmesi ise uygun değildir. Çünkü kısa bir zamanda Kur’an’ı hatmetmeye çalışan bir kişi tecvide riayet edemez. Bir kişi herhangi bir işle meşgulken gaflete sebep olmaması şartıyla ezberden Kur’ân okuyabilir. Kur’ân okumasını öğrenen bir kimse okumaya okumaya onu okuyamayacak derecede unutsa günah işlemiş olur. Kur’ân dinlemek onu okumaktan daha faziletlidir. Çünkü, âyet-i kerimede Kur’ân’ın okunduğunda dinlenilmesi emredilirken okunmasını emreden âyet-i kerime yoktur. Kur’ân okunmasını hadisi şerifler emretmektedir. Kur’an okumak nafile ibadetten daha faziletlidir. Sesli okumak ise sessiz okumaktan daha faziletlidir. Dudaklar kımıdatılmadan sadece göz gezdirerek Kur’an okumak sevap olsa bile Kur’an okunmuş olmaz. Dudaklar kımıldatılmadan ve dil hareket ettirilmeden okunan Kur’an okuma olmaz, zikir ve tefekkür olur. Çünkü cünup olan ve abdesti olmayan kişilerde bu şekilde dokunmadan Kur’ân okuyabilirler. Bir kişinin göz gezdirerek Kur’ân okumasını adet haline getirmesi de uygun değildir. Çünkü genelde göz gezdirerek Kur’ân okuyan kişiler hızlı okumak amacıyla bunu yapmaktadırlar. Kur’ân’ın hızlı bir şekilde okunması ise saygınlığına HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRTYorum YokYASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir. İnternetten Mukabele dinlemek hatim sayılır mı ve internetten Mukabele hatim midir soruları merak edilenler arasında yer aldı. Ramazan ayında sevap işlemek isteyen Müslümanlar mukabelelere katılım göstermek istiyorlar. Peki İnternetten Mukabele dinlemek hatim midir? Mukabele hatim sayılır mı? sorularının cevabı ise burada... Ramazan ayının gelmesiyle Müslümanlar İnternetten Mukabele dinlemek hatim sayılır mı sorularını arama motorlarında aratmaya başladılar. Ramazan ayı boyunca yapılacak olan mukabeleler hatim sayılır mı ve internetten mukabele dinlemek hatim yerine geçer mi sorularının cevabı ise haberimizde... İNTERNETTEN MUKABELE DİNLEMEK HATİM SAYILIR MI? Hatim, Kur'an'ın başından sonuna kadar Arapça olarak okunarak bitirilmesidir. Televizyon, internetten veya cd'den okunan bir mukabeleyi takip etmek veya dinlemek sevaptır. Ancak bu durumda kişi okunan mukabeleyi sadece dinlemekle yetinirse hatim sevabı alır. Hatim yapmış olmak için Kur'an'ın bizzat tilavet edilmesi/okunması gerekir. CÜZ BAŞLANGICINI NASIL ANLARIZ? Her cüz başında sol tarafta Hizb işareti bulunur. İçerisinde Arapça cüz yazar. Mesela 15. cüz ise Arapça rakamlarla 15 yazar. 25. cüz başlangıcı ise Arapça sayılarla 25 yazar. Bu şekilde her 20 sayfada bir cüz Hizb işaretine bakarak da cüz başlangıcını tespit edebilirsiniz. MUKABELE NEDİR? Mukabele Karşılık, cevap anlamlarına gelmektedir. Kur'an literatüründe mukabele Cebrail aleyhisselam-ın her sene Ramazan ayında Peygamber Efendimize sallallahu aleyhi ve selleme gelerek Kur'an-ı Kerim'i karşılıklı müzakere etmelerini, birbirlerine okumalarını ifade eder. Ramazan-ı Şerif'in en mühim vasfı, bir Kur'an-ı Kerim mevsimi olmasıdır. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem her Ramazan Cebrail'le birlikte o zamana kadar nazil olan Kur'an'ı mukabele usûlüyle karşılıklı okurlardı. Ömrünün son ayında ise iki kere tekrarladılar. İbni Mes'ûd radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu "Kim Kur'an-ı Kerim'den bir harf okursa, onun için bir iyilik sevabı vardır. Her bir iyiliğin karşılığı da on sevaptır. Ben, elif lam mim bir harftir demiyorum; bilakis elif bir harftir, lam bir harftir, mim de bir harftir." Tirmizi, Fezailü'l-Kur'an 16 MUKABELE NASIL OKUNUR? Mukabele karşılık verme, karşılıklı okuma anlamına gelir. Bir kimsenin Kur'an'ı ezberden veya kitaptan yüksek sesle okuması ve onu dinleyen topluluğun da sessizce Kur'an'dan takip etmesi anlamına gelen mukabele okumanın adabı sırasıyla şu şekilde olmalı Okumaya başlamadan önce ağzı misvakla temizlemek. Kur'an'ı mescit veya bir başka temiz yerde okumak. Kıbleye yönelmek. Allah Teala'nın "Kur'an okuyacak olduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın" ayeti Nahl, 98 mucebince Kur'an okumaya başlarken euzü çekmek. Tevbe Suresi hariç her surenin başında besmele çekmek. Okunan Kur'an ayetlerini huşu ile dinleyip anlamları hakkında düşünmek. Sesi güzelleştirmek ve Kur'an'ı tane tane okumak. Aceleci davranmamak. Med kaidelerine uymak. 1 CÜZ KAÇ SAYFADIR? Cüz, Arapça'da "parça, bölüm" anlamına gelmektedir. Kur'an-ı Kerim'de 1 cüz 20 sayfadan oluşmaktadır. Toplamda 30 cüz bulunmaktadır. 30 cüzden ilk 29 tanesi toplamda 20 sayfadır. Son cüz ise 24 sayfadır. Buna göre Kur'an-ı Kerim toplamda 604 sayfadır. Fakat bazı Kuran-ı Kerim'ler basım farklılığından dolayı 603 sayfa da olabilmektedir. Yani 1-2 sayfa oynama olabilir. Bunun sebebi ise tamamen yayınevi basım farklılığındandır. MUKABELE NASIL ORTAYA ÇIKTI? Hz. Muhammed'e 610 yılında ilk vahyin gelişiyle başlayan Kur'an'ın indiriliş süreci, 632 yılına kadar, yaklaşık yirmi üç yıl devam etti. Peygamberimizle Cebrail, her yıl ramazan ayında bir araya gelerek, o güne kadar indirilen Kur'an ayetlerini, karşılıklı olarak okurlar. Önce Cebrail okur Peygamberimiz dilerdi. Daha sonra da Peygamberimiz okur, Cebrail dinlerler. Bu durum Peygamberimizin vefat ettiği yıl 632 de iki kez tekrarlandı. Böylece Kur'an ayetlerinin unutulmasına meydan verilmemişti. Peygamberimizin bu davranışını kendilerine örnek alan Müslümanlar, bunu dini bir gelenek olarak günümüze kadar sürdürmüşlerdi. TRT 1'de her gün saat 0450'de Kur'an-ı Kerim Hatm-i Şerif'i okunacak. Kanal 7 ekranlarında ise saat 0430 itibarıyla okumalar gerçekleşecek. Ünlü hafızlar; Kerim Öztürk, Yunus Balcıoğlu, Ferruh Muştuer, Ali Derman ve Metin Çakar'ın kıraati, tarihi yarımadanın beş büyük camiinden yankılanıyor. 5 Cami 5 Kurra Mukabele programı, Diyanet TV ekranlarında. Ayrıca Diyanet Tv, Mukabele Tek Nefes Anadolu başlığında her gün saat 1500'de yayınlanacak. Anadolu'nun güzide şehirlerinden evlerinize misafir oluyor. Edirne, Bursa, Eskişehir, Konya, Mersin, Kahramanmaraş, Sivas, Yozgat, Trabzon ve Erzurum... Hacı Bayram Camii İmam Hatibi Hafız Yunus Koçan'ın tilavetiyle, Tek Nefes Anadolu, Diyanet TV'de olacak. SEMERKAND TV MUKABELE SAATİ Semerkand Tv Mukabele Saati 0500 ve 1400'te başlıyor. TRT 1 MUKABELE SAATİ TRT1'de mukabele Ramazan ayı boyunca her gün saat 0450'de gerçekleşiyor. KANAL 7 MUKABELE SAATİ Kanal 7'de mukabele, saat 0430'da başlıyor. AKİT TV MUKABELE SAATİ Akit Tv Tv Mukabele Saati gerçekleştiriliyor. TV5 MUKABELE SAATİ TV5 Mukabele Saati Ramazan ayı boyunca her gün yayınlanacak. LALEGÜL TV MUKABELE SAATİ! Lalegül Tv Mukabele Saati Her gün saat Cübbeli Ahmet Hoca ile birlikte HATMİ MUKABELE 1. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 2. CÜZKURAN HATMİ MUKABELE 3. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 4. CÜZKURAN HATMİ MUKABELE 5. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 6. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 7. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 8. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 9. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 10. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 11. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 12. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 13. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 14. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 15. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 16. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 17. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 18. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 19. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 20. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 21. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 22. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 23. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 24. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 25. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 26. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 27. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 28. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 29. CÜZ KURAN HATMİ MUKABELE 30. CÜZ VE HATİM DUASI CEVAPHayır, değildir. Diyanetin hazırladığı Kur'an-ı kerim mealinin önsözünde diyor kiKur'an-ı kerim, yalnız Türkçeye değil, hiçbir dile hakkıyla çevrilemez. Eski tefsirlerin ışığı altında verilen manalara da tercüme değil, meal demek uygundur. Kur'anın yalnız manasını ifade eden sözleri, Kur'an hükmünde tutmak, namazda okumak caiz olmaz. Hiçbir tercüme, aslının yerini tutamaz.Büyük İslam âlimi İbni Hacer-i Mekki hazretleri buyurdu kiKur'an-ı kerimi Arapçadan başka harf ile yazmak ve Kur'an-ı kerim yerine tercümesini okumak haramdır. Kur'an-ı kerimi tercüme etmek başka, yapılan tercümeyi Kur'an yerine koymak başkadır. Arapçadan başka harf ile yazmak ve böyle yazılmış olanı okumak haramdır. Kur'anı Arapça harflerle, okunduğu gibi yazmak bile haramdır. [Fetava-i fıkhıyye Sitede deniyor ki Kur'anı Arapça harflerle, okunduğu gibi yazmak suretiyle değiştirmek bile haramdır. Buna göre, Latin harfleriyle okunduğu gibi yazmak nasıl caiz olur? Sitede İslam harfleriyle yazıldığı gibi Latin harfleriyle de sûreler yazılmıştır. Bu caiz midir? Suudilerin hacılara dağıttığı Mushafta okunuşuna yani tecvid kaidesine göre yazılmıştır. Bu caiz oluyor mu?CEVAPKur’anı okunduğu gibi yazmak başka, bilmeyen birine öğretmek niyetiyle okunuş şekliyle yazmak başkadır. Sitede ayrıca sesli olarak da veriliyor ki, yanlış okunmasın dağıttığı Mushafta, okunuşuna göre yazılmışsa, yani bazı harfler eksik veya fazla ise caiz harfleriyle yazmak haramdır. Ama zaruret olunca, Mushafı değil, bazı sûre ve âyetleri Latin harfleriyle yazmak caiz olur. Mushafı Latin harfleriyle yazmak için bir zaruret, bir ihtiyaç mevzubahis olamaz. Ama İslam harflerini bilmeyen, namazda okuyacağı, sûre ve duaları Latin harfleriyle yazıp öğrenebilir. Sonra bilen birine dinlettirir, doğru denirse okumaya devam Kur'an okuyan bir çok kimse var ki, Kur’an-ı kerim onlara lanet eder hadis-i şerifini âlimler nasıl açıklamıştır?CEVAPMuhyiddin-i Arabi hazretleri Müsamere adındaki kitabında buyuruyor kiHazret-i Ebu Hüreyre’nin haber verdiği hadis-i şerifte, Bir zaman gelir ki, müslümanlar birbirlerinden ayrılır, parçalanırlar. İslamiyeti bırakıp, kendi düşüncelerine, görüşlerine uyarlar. Kur’an-ı kerimi mizmarlardan, yani çalgılardan, şarkı gibi okurlar. Allah için değil, keyf için okurlar. Böyle okuyanlara ve dinleyenlere hiç sevap verilmez. Allahü teâlâ bunlara lanet eder. Azap verir! buyuruldu. Başka bir hadis-i şerifte, Kur’an-ı kerimi Arap şivesi ile, onların sesi ile okuyun! Fâsıklar, şarkıcılar gibi okumayın! bir hadis-i şerifte, Kur’an-ı kerim, okuyanlarına, ya şefaat edecek veya düşman olacaktır buyuruldu. MüslimDemek ki, Kur’an-ı kerim, Allah rızası için, dinimizin bildirdiği şekilde okuyana şefaat edecek, şarkıcılar gibi okuyana düşman olacak, ona lanet edecektir. Şir’aKolu açık Kur'an okumakSual Kadınların kolları ve saçları açık Kur'an okuması ruhsattır, yani mahzuru yoktur deniyor. Hâlbuki S. Ebediyye’de, Kendi avret yeri açıkken ve avret yeri açık olanların yanında Kur’an-ı kerim okumak mekruhtur deniyor. Kadınlara bu ruhsatı kim vermiştir?CEVAPKadınlara ruhsat veren yoktur. Yani hiçbir kitapta mubah olduğu başı ve kolları açık Kur’an okuması tahrimen mekruhtur. İbni AbidinErkeklerin bile başı kolları açık Kur'an okumaları tenzihen Vasıta sürerken direksiyon başında ezberden Kur’an okumak caiz mi?CEVAPÇok iyi İdrarlı yatalak hastanın yanında Yasin-i şerif okumak caiz mi? Kur'an okumasını bilmiyorum. Bir hocaya Yasin okutup teybe aldım. Bu teybi babamın kabrine götürüp açıyorum. Teypten okunan Yasini babama dinletmekle, kendim okumam arasında fark var mı?CEVAPÇok fark vardır. Teypten okunan Kur’an-ı kerimin, Yasin-i şerifin ölüye faydası olmaz. Namaz kılınan bir evde hiç Kur'an okunmasa, yani Kur'an okumayı bilen hiç kimse olmasa günah olur mu?CEVAPBir evde namaz kılan varsa, o evde Kur’an-ı kerim okunuyor demektir. Ezbere okununca da Kur’an-ı kerim okunmuş olur. Bir evde ezbere de Kur’an-ı kerim okunmuyorsa, o ev kabir gibidir. Hadis-i şerifte buyuruldu kiEvlerinizde Kur’an okumayı artırın! Kur'an okunmayan evin hayrı azalır, şerri çoğalır, o ev halkına darlık gelir. [Dare kutni]Sual Muayyen özrü zuhur eden kadın, evde kocasının, oğlunun veya kızının okuduğu Kur’an-ı kerimi, mukabeleyi dinleyebilir mi?CEVAPKur’an-ı kerime dokunmamak şartı ile mukabele dinlemekte mahzur yoktur. Ancak özürlü kadın, mukabele dinlemek için camiye gidemez. Camiye girmesi haram olur. Hatta camiye abdestsiz de girilmez. MevkufatEvde mukabele okumanın sevabı olmaz diyenler, dinimize iftira ediyorlar. Kadınların camiye gitmeyip, evde, kadın bir hocanın okuyacağı mukabeleyi dinlemeleri çok sevap Evde hanım, geniş erkek pijaması giyili olduğu halde Kur’an-ı kerimi okuyabilir mi? Kur’an-ı kerim, iş yapanların yanında okunur mu?CEVAPAçıktan okunmaz. Onlar duymayacak kadar yavaşça Camide Kur'an okunurken isteyen çıkıp gidebilir mi?CEVAPÇıkıp gidebilir, orada duruyorsa dinlemesi Teypten, banttan, radyodan okunan Kur’an-ı kerimi dinlemek, tekrar etmek günah mıdır? Yoksa iş yaparken mi dinlemek uygun değildir?CEVAPİş yaparken dinlemek uygun olmaz. İş yapmazken dinlenir, tekrar etmekte de mahzur yoktur, öğrenmek için de dinlemekte mahzur CD'den Kur'an dinlemek caiz mi? Dinlemekle hatim olur mu?CEVAPÖğrenmek niyetiyle dinlenir. Dinlemekle hatim Tefekkürsüz Kur'an okumakta hayır yoktur sözü âyet midir, kudsi hadis midir?CEVAPÂyet de hadis de Kur’an-ı kerim okurken, bağdaş kurup okumak edebe aykırı mıdır?CEVAPEvet aykırıdır. Fakat yorulunca bağdaş kurmakta mahzur Kasetten Yasin-i şerif takip edilir mi?CEVAP Öğrenmek için dinlenir. İbadet için Cenaze kaldırılmadan önce yanında Kur’an okunur mu?CEVAPCenazenin karşısında yanında Yasin sûresini okumak mühim sünnettir. Hadis-i şerifte buyuruldu kiYanında Yasin-i şerif okunan hasta, suya doymuş olarak vefat eder ve doymuş olarak kabre girer. Yani, can vermenin hasıl edeceği susuzluğu duymaz. Yasin-i şerifte, kıyamette olan şeyler, dünyanın geçici olduğu, Cennet nimetleri ve Cehennemdeki azaplar bildirildiğinden, hasta yanında okununca, iman ile gitmeye sebep olan şeyleri işitmiş olur. Rad sûresini okumak, ruhun çıkmasını kolaylaştırır. İnsan ölünce, Hanefi’de necs olur. Kur’an-ı kerim, yanında değil, karşısında ve sessiz okunabilir. Diğer üç mezhebe göre necs Kabristanda Kur'an okumak caiz midir?CEVAPEvet, sünnettir. Halebi-yi kebirSual Yasin'de Selamün.... diye başlayan âyeti üç kere okumak mı lazım?CEVAPÖyle bir şey yok, okunması da günah olmaz. Okumak lazım diyerek okumak bid'at BesmeleSual Amenerresulü, Âyet-el kürsi gibi âyetleri okumaya başlarken, Euzü Besmele okumanın hükmü nedir?CEVAPÂyet-i kerime okumaya başlarken, Euzü okumak vacibdir. Besmele çekmek gerekmez. Bazı âlimlere göre, Besmele de çekilebilir. Sûre okumaya başlarken, Euzü’den sonra Besmele okumak sünnettir. Okumaya devam ederken yeni sûre gelince, Besmele okumak yine sünnettir. Euzü okurken BesmeleSual Fatiha okumaya başlarken Besmele çekmenin hükmü nedir?CEVAPFatiha okumaya başlarken, Besmele okumak vacib, namaz içinde, Fatiha’dan önce Besmele okumak da, sünnettir. Şafii mezhebinde ise, her zaman fatiha okurken besmele çekmek Otobüste, dolmuşta müzik çalınırken, sessizce Kur’anı yüzüne bakarak okumak günah mı?CEVAP Günah olmaz, sevap olur. Müziği işitmez olur. Ancak fâsıklar yanında okuyup fitneye, alaya sebep olmamalıdır. Belediye otobüslerinde bazen görüyoruz, kötü kimselerin alaylı bakışlarına, hatta sataşmalarına sebep oluyorlar. Böyle alaya sebep olmak Tefekkürsüz Kur'an okumakta hayır yoktur sözü uygun mu?CEVAPTefekkürsüz Kur’an sözü herkes için değildir. Arapçayı ve diğer İslami ilimleri bilen için doğrudur. Fakat Arapça bilmeyene Kur’an okuman faydasızdır demektir ki çok yanlış olur. Çünkü Allahü teâlâ, Anlamadan da Kur’an okuyan benim rızama kavuşur Kur’an-ı kerim okurken, Tam İlmihal’deki ibni Kemal hazretlerinin duraklarını öğrendim. Buradaki med, sekte ne demektir?CEVAPMed uzatılacak demektir. Sekte durmak demektir, bir miktar Kur’an-ı kerim okunduktan sonra veya duanın akabinde el fatiha deniliyor. Burada okunan nedir?CEVAPFatiha okunur. Fakat okumak şart değildir, okunursa iyi olur. Hatta salevat-ı şerife getirip okumak daha Evimizde Kur’an var ama okuyan yok. Sıkıntılarımızın bir sebebi de bu olabilir mi?CEVAPHer gün az da olsa, Kur’an-ı kerim okuyan biri olmalıdır! Hadis-i şerifte buyuruldu kiKur'an okunmayan evin, hayrı azalır, şerri çoğalır, ev halkına darlık gelir. [Dare Kutni]Sual Kur’an-ı kerimi okurken, sandalyede veya divanda oturarak okumak ayakları aşağı sallayarak edebe mugayir midir?CEVAPEdebe mugayir değildir, Kur’an okurken, dünya kelamı konuşup sonra okumaya başlarken Euzü çekmeden, sadece Este’îzü billah demek yeterli midir?CEVAPEvet, yeterli Biri Benim Mushafımı kimse okumasın dese, onun Mushafından Kur'an okumak caiz mi? Kur'an kursunda herkes yüksek sesle okusa caiz olur mu? Latin harfleriyle karışık elif ba ile Kur'an öğrenmek caiz mi?CEVAPKarışık olmayan ile hocadan öğrenmelidir!Sual Gizli okurken de meddi lazım dört elif miktarı çekilir mi? Elifba okurken kaf koyun başlı, elif direk gibi demek caiz mi? Kur’an-ı kerim okuyanı güzel okuduğu için alkışlamak caiz mi?CEVAPCaizdir ve Göz ile Kur'an okumak caiz mi?CEVAPGöz ile okunmaz. Bakma sevabına Lafzatullah yerleri, kırmızı olan Mushafları okumak caiz mi?CEVAPEvet namaz kılarkenSual Camide namaz kılarken, Kur’an-ı kerim okuyanlar da oluyor. Mushaf belden aşağıda kalıyor. Bunun mahzuru olur mu?CEVAPOkuyanın hemen yanında değilse, biraz uzakta kılınırsa mahzuru Tecvide uygun okumak için Mushafa işaret koymak caiz mi? Kuleuzüleri çocuğa üflerken kendime de üflesem olur mu?CEVAPAyrı ayrı okumak Sûre-i Muhammedi okuyup bitirdikten sonra mı, Muhammed ismi geçince mi salevat getirmek lazımdır?CEVAPBitirdikten Âyet-el-kürsiye Allahüla demek caiz mi? Kur'anın latin harfli yazılışını abdestsiz okumak caiz mi?CEVAPAbdestli okumak da caiz Sûre-i Yusuftaki Teveffeni dua için Teveffena okunur mu? Komşunun okuduğu Kur’an-ı kerimi, bizim evden rahatça işitiyoruz. Helaya gitmemiz caiz mi?CEVAPEvet. Günahı yüksek sesle Kur'an okunurken, farz-ı kifaye diye konuşuluyor. Caiz mi?CEVAPGünaha Haşr sûresinin sonu nereden başlar?CEVAPHüvallahüllezi'den başlar. Lev enzelna’dan veya La yestevi’den okumak daha Kur'an okumasını bilmeyen, sayfasını açıp baksa, sevap olur mu?CEVAPKur'an okumasını bilmeyenin de, bereket için evde Mushaf bulundurması çok iyidir. Açıp sayfasına bakmak sevaptır. Hadis-i şerifte buyuruldu kiBeş şey ibadettir Az yemek, camide oturmak, Kâbe’ye, Mushafa ve âlimin yüzüne bakmak. [Deylemi]Kur'an-ı kerimi öğrenmek zor değildir. Öğrenip okumak çok sevaptır. Hadis-i şerifte, Ümmetimin yaptığı ibadetlerin en kıymetlisi, Kur'an-ı kerimi, Mushafa bakarak okumaktır buyuruldu. Şir’aSual Almanya’daki camimizin imamı, her akşam Yasin okuyordu. O gidince, yerine gelen imam, Yasin okumak bid'at diyerek okumuyor. Yasin okumak bid'at mi?CEVAPBid'at değildir. İmam, tembelliğinden okumamış olabilir. Her zaman Kur'an-ı kerim ve Yasin-i şerif okumak sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu kiGeceleyin Yasin okuyan, affedilmiş olarak sabaha çıkar. [Buhari]Her gece Yasin okumaya devam eden şehit olarak ölür. [Taberani]Yasin-i şerif okumak bu kadar faziletli olmasına rağmen, okuma mecburiyeti yoktur. İmam okumuyorsa, oku diye onu sıkıştırmak doğru Hadis-i şerifte, Sabah-akşam, Haşr sûresinin son üç âyetini okuyan şehit olarak ölür buyurulduğu için, sabah-akşam Haşr sûresinin sonunu okuyorum. Camide kıldığım zaman imam okuyor, biz dinliyoruz. Ben okumasam, yine aynı sevaba kavuşur, şehit olarak ölür müyüm?CEVAPKur'an-ı kerimi okumak sünnet, dinlemek farzdır. Dinleyen, okuyandan daha fazla sevap aldığı için, ayrıca okuması gerekmez. Her gece Amenerresulüyü okuyan da, imamdan dinlemişse, onun da okuması gerekmez. Şir’aSual Her gece Tebareke sûresi ile, Amenerresulü okuyorum. Tebareke'yi ve Amenerresulü'yü yatsı namazında zamm-ı sûre olarak okuyan, aynı fazilete kavuşur mu?CEVAPHadis-i şerifte buyuruluyor kiNamazda okunan Kur'an-ı kerim, namaz dışında okunan Kur'an-ı kerimden daha sevaptır. [Cami'ussagir şerhi]Zamm-ı sûre olarak okununca, aynı sevaba fazlasıyla kavuşulduğuna göre, namazda okumak daha Kuleuzüleri okuduktan sonra avuca üfleyip elleri vücuda sürmenin faydası var mı?CEVAPResulullah efendimiz, bazı âyetleri okur mübarek avuçlarına üfler ve avuçları ile mübarek vücutlarını mesh ederlerdi. Birçok hastalık için İki kişinin sesli olarak, bir odada hatim okumaları caiz mi?CEVAPŞaşırtmak ihtimali olduğu için mekruh Hatmi dinleyen, yavaşça kendi de okursa, hatim olur mu? Her sayfa 2 kere okunup Kur'an hatmedilse, 2 hatim mi olur? Hatimde bazıları İnşirah sûresinden itibaren, bazıları da Duha sûresinden itibaren Besmeleden önce Allahü ekber diyerek tekbir okuyorlar. Bunlar caiz mi, bid'at mi?CEVAPCaizdir, bid'at değildir. Hatta tekbir ile birlikte tehlil ve tahmid, yani Allahü ekber, La ilahe illallah vel hamdülillah demek de caizdir. Sarih-in NasSual Ramazan ayında kendi ölülerimizin ruhuna hatim indirmeye başladım. Sonra da başka insanlar geldi aklıma ve Ramazanda tanıdıklarımızdan da ölen oldu. Okumaya başlarken onlara niyet etmemiştim. Şimdi başka mevtaları da hatmime ekleyebilir miyim?CEVAPEvet onlara da hatta Âdem aleyhisselamdan bugüne kadar gelen her müslümana hediye edebilirsiniz ve her birine bölünmeden aynısı Biri Okuduğun hatm-i tehlili ölmüş anama bağışla dedi. Bağışladım. İki ay sonra başkasına da bağışlasam caiz olur mu?CEVAPEvet. Bütün müslümanlara da bağışlamak Kur'anı hangi süre içinde hatmetmek lazım? Namaz kaza borçları olan için bu değişir mi?CEVAPÜç günden aşağı olmaz. Haftada bir olur, ayda bir olur, senede bir olur. Duruma göre olur. Kazası olan önce kazalarını ödemeye Hatm-i şerif bitince Kur’an-ı kerimin sonundaki duayı hemen okuyup yeni bir hatme başlansa, sonrada camide topluca hatim duasına iştirak ettirilse uygun olur mu?CEVAPHatim duası sonra da okunur. Hatim biter bitmez, hemen yeni bir hatme başlamak Toplu olarak hatim duası caiz mi?CEVAPCaizdir. Dua için toplanmak Kur’an-ı kerimi hatmeden kimse, bilmeden bazı yerlerde mana değişecek şekilde yanlışlık yapmışsa, hatim sevabı alır mı?CEVAPAlamaz. Doğru okuduğu yerlerin sevabını Hatim okununca ruhlarına hediye edilen kişilerin hepsine hatim sevabı hasıl oluyor. Buna göre tahsisin fazileti ne oluyor?CEVAPPeygamber efendimizin ruhuna göndermek duanın kabulü için şarttır. İsmen tahsis edilince, falanca tarafından gönderilmiştir diye mevtaya bildirilir. O da gönderene teveccüh eder. Gaflette değil ise ruhundan o anda istifade eder. Feyz alır. Diğerlerine sevap umumi olarak dağıtılır. Kimin gönderdiği Ölen hocam, eshab-ı kiramın bazılarına dil uzatırdı. Okuduğum Kur'anın sevabını bağışlamam caiz mi?CEVAPHayır. Kur'an-ı kerimde hepsinin Cennetlik olduğu bildiriliyor. Cennetlik kimseye sövülmez. Sövene de Kur’an Kur’an-ı kerim hatim ettikten sonra nasıl bir dua yapılır?CEVAPFarklı bir dua yok. Ne dua biliniyorsa o okunur. Mushafların sonunda bulunan dua da Kur’an-ı kerimi üç günden önce hatmetmek caiz olmadığına göre, imam-ı a’zamın bir namazda hatmetmesinin sebebi nedir?CEVAPCaiz olmaz fetvası bizim gibi avam doğru okuyamamakSual Kur’an okurken, bütün gayretlerime rağmen kelimeleri tam telaffuz edemiyorum. Kur’an okumam sahih oluyor mu? Okumaya devam etmem mi, yoksa bırakmam mı gerekir?CEVAPCenab-ı Hak, hiç kimseye gücünün üstünde bir şey yapmayı emretmez. Herkese yapabildiğinden sorar. Bilenlerden öğrenmeye çalışmalı, okuyabildiğiniz kadar devam etmeli. Bir hadis-i şerif meali şöyledirKur’an için vekil edilen bir melek, Arap olmadığı için doğru okuyamayan kimsenin hatasını düzeltir ve doğru olarak yükseltir. [Şirazi]Yatakta Kur’an okumakSual Yatakta, Kur'an okurken, ayakları uzatmak caiz midir?CEVAPYorgan altında ve bacaklar bitişik, saygılı bir vaziyette, ezberden okumak caizdir. Ayakları toplayarak okumak, daha uygun okurkenSual Kur’an okurken, parmağı tükürükle ıslatıp sayfaları açmak, caiz midir?CEVAPEvet, Bilgisayardan Kur’an-ı kerim okurken abdestli olmak gerekir mi?CEVAPÂyetlere hiç dokunulmadıkça, nereden olursa olsun, Kur’an-ı kerim okurken, abdestli olmak gerekmez. Fakat abdestli okumak iyi Kur’an okurken kaldığımız sayfaya takvim yaprağı koyabilir miyiz?CEVAPYazısız sade kağıt ve TV’den Kur’an dinlemekSual Bir hadiste şöyle deniyorBir zaman gelecek, Kur’an çalgı aletlerinden okunacak. [Tergib-üs-salat]Burada çalgı aletinden kasıt nedir? Radyo ve TV’den Kur’an dinlemek caiz değil mi?CEVAPSes çıkaran her türlü alete mizmar [çalgı aleti] denir. MüncidHoparlör de mizmardır. Radyo, TV ve bilgisayardan, öğrenmek niyetiyle Kur’an-ı kerim dinlenebilir. İbadet niyetiyle dinlemek caiz olmaz. Elmalılı tefsirinde deniyor kiHoparlörden çıkan sese kıraat değil, çınlamak, zırlamak denir. Buradan secde âyeti işitilse, tilavet secdesi yapmak gerekmez. bu ses, Kur’an-ı kerimin aslı değilse de, benzeridir. Buna da saygısızlık etmemeli. Kapatılmıyorsa saygıyla dinlemeli, başka bir işle meşgul kerimi hatmetmekSual Bir kimse, Kur’anı baştan itibaren okusa, İhlâs sûresine kadar gelse, son iki sûreyi de bir başkasına okutsa, Kur’anı hatmetmiş olur mu?CEVAPKur'an-ı kerimi Fatiha’dan başlayıp Fil veya İhlâs sûresine kadar okuyup, sonra birkaç sûreyi başkasına emredip okutsa, o da birinciye vekil olarak kalan sûreleri okusa, hatim olmaz. Hiçbiri hatim sevabına kavuşamaz. Hatim olması için tamamını bir kişinin okumuş olması gerekir. Behcet-ül-fetavaHatim dinlemekSual Mukabele olarak Kur’anı baştan sona dinlesek, hatmetmiş olur muyuz?CEVAPKur’an-ı kerimi dinlemek, okumaktan daha çok sevabdır. Okumak sünnet, dinlemek farzdır; fakat dinlemekle hatim olmaz. Mukabele dinlemek çok sevab olmasına rağmen, TV’den, radyodan veya kasetten dinlemenin ise, insan sesi olmadığı için hiç sevabı olmaz. Bunu ibadet diye yapmak, bid’at olur. Yalnız öğrenmek niyetiyle okunan MushafSual Kur’an-ı kerim okumaya yeni başladım. Hangi Mushaf’ı rahat okuyabilirim?CEVAPAhmet Tevfik Tekbaş hattı Mushaf kolay okunmaktadır. Hayrat Vakfı’nınki de buna yakın harfleriyle karışık yazmakSual Arapça kursuna gidiyorum. Arapça kitaplarda, âyet, hadis ve İslam harfleriyle yazılan diğer yazıların altına, Latin harfleriyle anlamlarını yazmak caiz olur mu?CEVAPÂyet ve hadislerin altına yazmak caiz olmaz. Oraya, numara veya başka bir işaret koyup, anlamlarını başka bir sayfaya yazmalı. İslam harfleriyle yazılan diğer yazıların altına kerim okunurkenSual Camide Kur’an okunurken, kıbleye mi, yoksa Kur’an okunan tarafa mı dönülür?CEVAPİkisi de olur. Kur’an-ı kerim okunan tarafa dönmek Kaplıcanın su dolu küvetinde, dizle göbek arası örtülü iken, tesbih çekmek ve ezberden Kur’an okumak caiz midir?CEVAPErkeğin, o şekilde tesbih çekmesi caiz, Kur’an-ı kerim okuması, tenzihen, kadının, o vaziyette Kur’an okuması tahrimen mekruh Al-i İmran 144, Ahzab 40, Muhammed 2 ve Fetih 29 olmak üzere, bu dört sûrede Peygamber efendimizin ism-i şerifleri geçiyor. Kur’an okuyan kimse, bu âyetleri okurken, Peygamber efendimize salevat getirmesi gerekir mi?CEVAPOkurken getirmesi gerekmez. Okuması bitince söylemesi, iyi olur. Redd-ül-muhtarFatiha okumakSual Kur’an okunup el-Fatiha denince, Fatiha okumak gerekir mi?CEVAPHayır. Okunursa iyi harflerini değiştirmekSual Kur’an-ı kerimi tecvide göre, okunduğu gibi yazan yurt dışından gelen Mushaflar var. Bu caiz olur mu?CEVAPCaiz olmaz. Kur’an-ı kerimi, İslam harfleriyle okunduğu gibi yazmak söz birliğiyle haramdır. Böyle yapmak Selef-i salihin’in yaptıklarını beğenmemek, onları cahil bilmek olur. Mesela, Kur’an-ı kerimde, Ribu yazılıdır, fakat Riba okunur. Bunu, okunduğu gibi Riba yazmak caiz değildir. S. EbediyyeÂlimlerimiz söz birliğiyle bildiriyor ki Kur’an-ı kerimde bulunmayan bir harfi ekleyen veya bir harfini değiştiren kâfir olur. Kitab-üt-tibyan fi adab-i hamelet-il-Kur’an, Hazinet-ül-esrarDinlemekle hatim olmazSual Mukabeleyi dinlemekle hatim sevabı olur mu?CEVAPSadece dinlemekle hatim olmaz. Dinleme sevabına kavuşulur. Hatim okuyanı Mushaf’tan gözle takip etmek daha uygundur, gözler de ibadet etmiş olur. Hatim okunurken başka iş yapmayıp sadece dinlemelidir. Kendimiz de okursak, okuyanı dinlememiş oluruz. Ancak radyodan, TV’den veya internetten dinlerken, sevab olması için kendisinin okuması şarttır. Cihazdan dinlemekle sevab olmaz. Baştan sonuna kadar kendisi de okursa hatim sevabı sevabı tercih edilirSual Camide her sabah Kur'an-ı kerim okunuyor. Sabahın sünnetini evde kılınca, camiye geç kaldığım için Kur'an-ı kerimi dinleme imkânı olmuyor. Kur'an-ı kerimi dinleyerek farz sevabı kazanmak için, sünneti evde kılmayıp camide mi kılmak daha evladır? kerim okunurkenSual Okunan Kur’an-ı kerimi dinlemek mi daha sevab, yoksa Mushaf’tan takip etmek mi?CEVAPKur’an-ı kerim dinlemek farz-ı kifayedir, hiç kimse dinlemezse hepsi haram işlemiş olur. Dinlerken gözle takip etmenin ise mahzuru olmaz, hatta iyi olur, gözler de ibadet etmiş kerim okurkenSual Bazen mescitte Kur’an okuyorum. O sırada dışarıdan biri gelip selamün aleyküm diyor. Kur’anı okurken bölmek istemiyorum, içimden alsam selamı olur mu?CEVAPKur’an okuyana selam verilmez. Almak zorunda değilsiniz, ancak alırsanız iyi şefaatiSual Ha-mim sûrelerini okuyan cennetlik olur deniyor. Öyle bir şey var mı?CEVAPSadece Ha-mim’ler değil, Kur’an-ı kerimin her sûresi şefaat eder. İki hadis-i şerif meali şöyledirAllah indinde Kur’andan daha üstün şefaatçi yoktur. Ne Peygamber, ne melek, ne de başkası. [Taberani]Kur’an okuyun! Çünkü kıyamette şefaat eder. [Müslim]Kur’an-ı kerimin şefaat ettiği kimse de elbette cennetlik olur. Bir hadis-i şerif meali de şöyledirHa-mim’ler yedidir. Cehennemin kapıları da yedidir. Her biri Cehennemin bir kapısına gelip bekler, “Ya Rabbi, bana inanıp da beni okuyanı bu kapıdan sokma!” der. [Beyheki]Bu hadis-i şerifler şartsız bildirildiği için, şartlarını da bilmek gerekir. İlk önce, Kur’an-ı kerimi okuyanın Ehl-i sünnet bir Müslüman olması şarttır. Gayrimüslim veya bid’at ehliyse, hiç faydası olmaz. Bid’at ehlinin ve diğer sapıkların okuması, kendi aleyhlerine delil olacaktır. Bir hadis-i şerif mealiKur’an-ı kerim okuyanlarına, ya şefaat edecek veya düşman olacaktır. [Müslim]Kur’an-ı kerim, okuyanlarına niye düşman olacak? Çünkü Kur’an-ı kerim okuyanın, okuduğuna inanması ve onunla amel etmesi şarttır. İnanmayana ve bid’at ehline şefaat etmez, aksine hadis-i şerifte bildirildiği gibi düşman bildirilen hadis-i şerifleri okuyunca, şartsız kabul etmek yanlış olur. Mesela, Cömert, Cennete girer hadis-i şerifi de şartsız bildirilmiştir, yani bazı şartları var demektir. Bu şartlarından en önemlisi, imanlı ve Ehl-i sünnet itikadında olmaktır. İmansız, cömert olsa da Cennete dışında okurkenSual Namaz dışında Kur’an okumaya başlarken, Eûzü okumak sünnet mi, yoksa vacib mi?CEVAPBu hususta farklı kaviller vardır. Sünnet, müstehab ve vacib olduğu da bildirilmiştir. Vacib olan kavli tercih etmek daha ihtiyatlı olur. Sûre veya âyet okumaya başlarken, Eûzü okumak vacibdir. Şir’a-tül-İslam, S. EbediyyeKur’an-ı kerim okumakSual Sûre veya âyetleri ezberden okumak mı, yoksa Mushaf’a bakarak okumak mı daha sevaptır?CEVAPMushaf’a bakarak okumak, ezberden okumaktan daha sevaptır. Namazda okumak ise, Mushaf’a bakarak okumaktan da sevaptır.Kitab-üt-tibyanİki hadis-i şerifÜmmetimin yaptığı ibadetlerin en kıymetlisi, Kur’an-ı kerimi, Mushaf’a bakarak okumaktır. [Şir’a]Namazda okunan Kur’an, namaz dışında okunan Kur’andan daha hayırlıdır. [Hazinet-ül-esrar]Hazret-i Ali buyurdu ki Namazda okunan Kur’an-ı kerimin her harfi için yüz sevap verilir. Namaz dışında abdestli okuyunca, her harfi için yirmi beş sevap, abdestsiz okuyunca, on sevap verilir. Yürürken ve iş yaparken okuyunca, sevabı daha az olur.Bilen kimsenin, okuduğunu düşünerek bir âyet okuması, başka şey düşünerek, bütün Kur’anı hatmetmesinden daha çok sevaptır. Şir’a şerhiKur’an-ı kerimi okumadan önce, Allahü teâlânın büyüklüğünü, kimin sözü olduğunu düşünmeli. Mushaf’a dokunmak için temiz el lazım olduğu gibi, onu okumak için de temiz kalp lazımdır. Allahü teâlânın büyüklüğünü bilmeyen, Kur’an-ı kerimin büyüklüğünü anlayamaz. Allahü teâlânın büyüklüğünü anlamak için de, Onun sıfatlarını ve yarattıklarını düşünmeli. Bütün mahlûkatın sahibi, hâkimi olan bir zatın kelamı olduğunu düşünerek okumalı. Okurken başka şeyler düşünmemeye çalışmalı. Kimya-i SaadetMülk sûresinin sonuSual Mülk sûresinin sonu soru şeklindedir. Mealen, Suyunuz yerin dibine çekilse, söyleyin, size kim temiz bir akarsu getirebilir?deniyor. Bu sûre okununca, Sadakallah-ül-azim denmez mi?CEVAPElbette denir. Sadakallah-ül-azim demek, Azim olan Allah doğru söyledi sûresinin sonuSual Haşr sûresinin sonunu okurken yani Lev enzelna veya Hüvallahüllezî’yi okurken, Besmele çekmeden üç kere E'ûzü billâhissemî'il'alîmi mineş-şeytânirracîm demek sünnet midir?CEVAPEvet, sünnettir. Âlimlerin çoğuna göre, ayrıca Besmele çekilmez. Çekilmesine caiz diyen âlimler de olmuştur, yani mahzuru olmaz. Âmenerresulü ve Âyet-el-kürsî gibi âyetleri okurken de yalnız Eûzü… çekmek vacibdir, fakat Besmele çekilmez. Çekilmesine caiz diyenler de alıp verirken okumakSual Nefes alıp verirken Kur’an okunmaz. Namaz bozulur deniyor. Böyle bir şey var mı?CEVAPNefes alıp verirken düzgün okunursa mahzuru de saygı gerekirSual Öğrenmek niyetiyle teypten veya bilgisayardan Kur’an-ı kerim dinlerken, başka bir işle de meşgul olmak caiz midir?CEVAPHoparlörden çıkan ses, Kur’an-ı kerimi okuyanın hakiki sesi değilse de, benzeridir. Mekanik bir ses olsa bile, Allah kelamı okunmaktadır. Bunu da saygıyla dinlemeli, dinlerken, başka bir işle meşgul olmamalı. Hoparlörle okunan ezanı da saygıyla ve âyet okurkenSual Sûre ve âyet okurken Euzü besmele okunur mu?CEVAPSûre okurken, Euzü ve Besmele okunur. Âyet-i kerime okurken, âlimlerin çoğuna göre, yalnız Euzü okunur, Besmele okunmaz. S. EbediyyeÂyet-el kürsi, Amenerresûlü, Hüvallahüllezî gibi âyetleri okurken Besmele çekilmez. Sadece Euzü okunur. Besmele çekilirse, caiz diyen âlimlere göre mahzuru dışında sûre veya âyet okumaya başlarken Euzü okumak vacibdir. Yine namaz dışında Fâtiha okumaya başlarken, Besmele okumak da vacibdir. Diğer sûrelere başlarken Besmele okumak sünnettir. Namaz dışında Fâtiha okurken, Besmele çekmek vacib olduğu gibi, Euzü okumak da göre sûre okumakSual Çocuğu imtihana girerken oğlunun ismi Yasin olan, Yasinsûresini, kızının ismi Meryem olan Meryem sûresini okuması gerekir diyorlar. Mesela isimleri, Furkan, İbrahim, Kamer, Kevser, Lokman, Muhammed, Mümin, Nuh, Nur, Taha, Târık, Yunus, Yusuf olanlar var. Bunların da bu isimli sûreleri mi okumaları gerekir?CEVAPHayır, öyle bir şey yok. Her sûre herkes için okunabilir. Özellikle Herkesin ismi gibi olan sûreyi okuması lazım demek bid’at vakitte ibadetSual Namaz kılınması mekruh olan vakitlerde Kur’an-ı kerim okumak, dua etmek veya başka ibadet yapmakta mahzur var mı?CEVAPMekruh vakitlerde sadece, namaz kılınmaz. Kur’an-ı kerim okumakta, dua etmekte ve başka bir ibadet yapmakta mahzur yoktur. DürerSual Amme sûresini sabah güneş doğarken okuyanın, belalardan korunduğu doğru mudur?Cevap Süleyman bin Cezâ hazretlerinin Eyyühel veled kitabında;“Amme sûresini güneş doğarken okuyan kimse, bütün afetlerden emin olur” Kur’an-ı kerim sadece güzel sesle okunmak için mi gönderilmiştir?Cevap Konu ile alakalı olarak Kimyâ-i se'âdet kitabında buyuruluyor ki“Kur’an-ı kerim okumasını öğrenmek çok sevaptır. Fakat, Kur’an-ı kerim okuyanların ona saygı göstermeleri lazımdır. Bunun için de, her sözü, her işi Kur’an-ı kerime uygun olmalıdır. Onun edebi ile edeblenmelidir. Onun yasak ettiği şeylerden sakınmalıdır. Ona, böyle saygı göstermezse, Kur’an-ı kerim kendisine düşman olur. Resûlullah efendimiz; Ümmetimdeki münafıkların çoğu, Kur’an-ı kerim okuyanlardan olacaktır buyurdu. Şunu iyi bilmelidir ki, Kur’an-ı kerim, yalnız okumak için gönderilmedi. Gösterdiği yolda gitmek, İslâmiyete uymak için gönderildi.”

kuranı takip etmek okumak sayılır mı