HalitZiya Uşaklıgil ( 1866 – 1945 ) Servet-i Fünun ile birlikte Türk edebiyatının en önemli roman ve hikâye yazarlarından biridir. Türk romancılığının babası olarak nitelendirilir. Realizm ve natüralizm etkisi ile birlikte romanlarında romantizm de geniş yer tutar. 26 Ocak 2020. Türk Dili ve Edebiyatı konusu içerisinde yer alan Milli Edebiyat Dönemi Sanatçıları ve Eserleri sık sık sınavlarda karşımıza çıkmaktadır. Özellikle üniversite sınavlarında ÖSYM bu konudan çok soru sormaktadır. O yüzden Milli Edebiyat Dönemi sanatçılarını iyi öğrenmeliyiz. Türk Dili ve Edebiyatı Edebiyatıiçin değil, edebiyatın bütün bilim dalları için geçerlidir. Hatta yalnızca edebiyat değil, tarih, hukuk, tıp, İslami ilimler gibi farklı bilim dalları için de bu kural geçerlidir. Varlığı tespit edilen ilk örnek olma özelliği taşıyan eserler, hem ilk hem de Epigrafi Bir çeşit yazı çözme işi ile ilgili bilim dalıdır. Nümizmatik: Geçmişteki toplumların kullandıkları paralar ve özelliklerini inceleyen bilim dalıdır. Mimarlık Tarihi: Arkeoloji ve sanat tarihine yardımcı en önemli bilim dallarından birisidir.İnsanların ilk mimari faaliyetlerinden günümüze kadar mimari Matematikve Doğa Bilimleri Tarihi Ana Bilim Dalı bilimsel faaliyetin türünün, dayandığı ilke ve yöntemlerinin, deneyim ve teorilerinin hangi aşamalardan geçtiğini tasarlamakta ve bu kazanımların betimlenmesini amaçlamaktadır. Bilimin tarihsel gelişini, doğası, yöntemi, nasıl bir etkinlik olduğu konularında bilinç rauf92. Tarih Tarih geçmiş zamanlarda yaşayan insan topluluklarının her türlü faaliyetlerini YER VE ZAMAN bildirerek, SEBEP-SONUÇ ilişkisi içinde anlatan bilim dalıdır. Tarihin konusu Geçmiş zamanda yaşayan insan topluluklarının her türlü faaliyetidir. Sosyoloji Sosyolojinin ana konusu toplumdur. Sosyolojinin konusu daha dar anlamda toplum yapısı, toplumsal kurumlar toplumsal ilişkiler, sosyal grup, sosyal tabakalaşma, kültür ve tüm bu unsurlarda meydana gelen değişme ve gelişmelerdir. Matematik Biçim sayı ve çoklukların yapılarını, özelliklerini ve aralarındaki ilişkileri üst bilim yoluyla inceleyen ve sayı bilgisi, cebir, uzam bilgisi gibi dallara ayrılan bilim dalıdır. İlgi alanları Kişiyi günlük yaşamında etkileyen basit olgulardan başlayıp, evrenin yapısına kadar giden düşüncelerin hepsinde matematik vardır. Ona verilebilecek nitelikler de pek çoktur. İnsanlığın ortak düşünme aracıdır, evrensel dildir, bilimdir, sanattır… O, insan aklının güzelliğini ve yüceliğini gösteren yetkin bir yapıttır. Fizik Madde ve madde bileşenlerini inceleyen, aynı zamanda bunların etkileşimlerini açıklamaya çalışan bir bilim dalıdır Fiziğin amacı evrendeki "gözlenebilir" niceliklerin enerji, momentum, açısal mom entu m, spin vs. "nasıl" değiştiğini anlamaktır. Kimya atomları, element ya da bileşik haldeki maddelerin yapısını, bileşimini ve özelliklerini makroskopik ve mikroskobik boyutta, uğradıkları dönüşümleri, bu dönüşümler sırasında açığa çıkardıkları ya da soğurdukları enerji ve entropiyi inceleyen bilim dalıdır. Biyoloji veya Canlı bilimi canlıları inceleyen bir bilim dalıdır. Biyologlar, tüm canlıları - tüm gezegeni kaplayan küresel boyuttan, hücre ve molekülleri kapsayan mikroskobik boyuta kadar - onları etkileyen önemli dinamik olaylarla birlikte incelerler. Tıp İnsan sağlığının sürdürülmesi ya da bozulan sağlığın yeniden düzeltilmesi için uğraşan, hastalıklara tanı koyma, hastalıkları sağaltma tedavi etme, ve hastalık ve yaralanmalardan korumaya yönelik çalışmalarda bulunan birçok alt bilim dalından oluşan bilimsel disiplinlerin şemsiye adıdır. Hem bir bilgi alanı – vücut sistemlerinin ve bunların hastalıklarının ve tedavilerinin bilimi – hem de bu bilginin uygulandığı meslektir. Psikoloji İnsan bir canlı olarak çevresine uyum sağlamak ve kendi içinde de dengeli bir gelişme sağlamak ister. Psikoloji de elde ettiği yasaları yine insana uygulayarak onun davranışlarını açıklayabilir, önceden kestirebilir, kontrol edebilir. Böylece, insana bu gelişim ve uyum sürecinde yardımcı olabilir. Bunların başlıcaları; tarih, psikoloji, sosyoloji ve felsefedir. Ancak bu bilimler kadar olmasa da dolaylı olarak bağlantı kurduğu fizik, kimya, biyoloji gibi dallar da 18, 2015İçindekiler1 Edebiyatın hangi bilim dallarıyla ilişkisi var?2 Edebiyat hangi bilimlerden yararlanılır?3 Edebiyat neden bilim dalları ile ilişkilidir?4 Bilim ve bilgi dalları nelerdir?5 Edebiyat hangi bilim dallarından etkilenir?6 Edebiyatın bilimlerle ilişkisi nedir 9 sınıf?7 Biyografi hangi bilim dalları ile ilişkilidir?Edebiyatın hangi bilim dallarıyla ilişkisi var?Edebiyat öncelikle psikoloji, sosyoloji, tarih, felsefe gibi sosyal bilimlerle doğrudan ilişki içindeyken fizik, kimya, biyoloji gibi deneysel bilimlerle dolaylı bir ilişki içindedir. Edebiyat – Sosyoloji İlişkisi Sosyoloji, toplum ve insanın etkileşimi üzerinde çalışan hangi bilimlerden yararlanılır?Edebî eserler ve yazarları dönemleri ile birlikte inceleyen edebiyat tarihi, tarih biliminin metodundan yararlanır. İnsanlığın toplumsal, kültürel, ekonomik gelişmesini belgelere dayanarak anlatan bilim dalına "tarih" neden bilim dalları ile ilişkilidir?Birincisi, felsefeden edebiyata doğru olan etki, ikincisi de edebiyat eserlerinin felsefeye olan etkisidir. Her iki bilim dalının ortak noktası düşüncedir. Felsefi metinlerden farklı olarak edebî metinlerde düşünceler metnin tamamına ve bilgi dalları nelerdir?Bilim dallarının gelişimiAstronomi ve ve hangi bilim dallarından etkilenir?Bunların başlıcaları; tarih, psikoloji, sosyoloji ve felsefedir. Ancak bu bilimler kadar olmasa da dolaylı olarak bağlantı kurduğu fizik, kimya, biyoloji gibi dallar da vardır. Edebiyatın bilimden faydalanmasının yanı sıra bilimi de çeşitli bakımlardan etkilediği gerçeğini de bilimlerle ilişkisi nedir 9 sınıf?Edebiyat da bilim de insana yöneliktir, insan içindir. Edebiyat kendi alanındaki üretiminde öznel bir bakışla güzelliğe ulaşmayı, kişiye estetik zevk kazandırmayı amaçlar. Bilim ise deney, gözlem, araştırma vb. yöntemlerle gerçeğe ve doğru bilgiye ulaşmayı hangi bilim dalları ile ilişkilidir?Biyografi bir kişinin hayatının anlatıldığı eserlere denir. Biyografinin amacı yoruma girmeden birinin hayatını açık seçik şekilde anlatmaktır. Bu açıdan bakıldığında en çok tarih bilimine yakın olduğunu görürüz. Edebiyatın Diğer Bilim Dallarıyla İlişkisiEdebiyat ve Sosyal Bilimlerin İlişkisiEdebiyat ile Tarih Arasındaki İlişkiEdebiyat ile Coğrafya Arasındaki İlişkiEdebiyat İle Sosyoloji Arasındaki İlişkiEdebiyat ile Psikoloji Arasındaki İlişkiEdebiyat ile Felsefe Arasındaki İlişkiEdebiyatın Diğer Bilimlerle İlişkisiEdebiyat; sanatçının belli bir yöntem kullanarak duygu veya düşünceleri kendine has bir biçimde yazılı ya da sözlü bir biçimde ortaya eserler oluşturulurken sanatçı az ya da çok bilimden faydalanmaktadır. Bu nedenle edebiyatın diğer bilim dallarıyla ilişkisi her zaman bilim dallarıyla çok yakın bazıları ile de yüzeysel bir ilişkisi mevcuttur. Edebiyat, güzel sanatlardan biridir. Ayrıca bu sanatın kuralları ve ürünleriyle uğraşan bir bilim dalıdır. Bu nedenle çeşitli bilim dallarıyla ilişki ve Sosyal Bilimlerin İlişkisiEdebiyat eserleri genellikle türlerine göre özellikle psikoloji, sosyoloji ve tarih gibi bilimlerle yakından ilgilidir. Edebiyatta yer alan roman, şiir gibi türlerde yapılan betimlemelerde, anlatılan olaylarda insana dair analizleri aktarabilmek için psikoloji biliminden yanında edebi eserlerde tarihi bir takım olayların yansımasını da çokça görmekteyiz. Dolayısı ile bu tür eserlerde anlatımda tarih biliminden de faydalanılması nedenle edebiyatın diğer bilim dallarıyla ilişkisi kaçınılmazdır. Örneğin felsefik bir eser meydana getirirken felsefeden, tarihi bir eser meydana getirirken tarihten yararlanmamak mümkün felsefik bir eser ortaya koyarken felsefeden uzak bir anlatım olduğunda o eser artık felsefik bir eser olmaktan da psikolojik bir roman yazacak sanatçının romandaki karakter analizlerini yapabilmesi için psikoloji biliminden yararlanması takdirde romanının akışında ve inandırıcılığında sorunlar meydana gelecektir. Sanatçılar eserlerinde geçmişten günümüze her zaman bu bilimlerden ile Tarih Arasındaki İlişkiEdebiyat tarihle adeta bir metinlerin temasında dönemlerin etkileri eserleri doğru yorumlayabilmek için o dönemin tarihi olaylarını iyi bilmek anlatım biçiminden çok edebi metinler, tarihin bazı olaylarını konu Osmancık, Cezmi, Celaleddin Harzemşah ile Coğrafya Arasındaki İlişkiBazı edebi metinler bir coğrafi bölgeyi tanıtmak için yazılmış olabilir. Gezi yazıları, egzotik romanlar gibi bu tür eserler coğrafya bilimine kaynaklık eder. “ Açıklayıcı, betimleme” gibi anlatım türlerinden Çelebi’nin Seyahatnamesi örnek olarak İle Sosyoloji Arasındaki İlişkiSosyoloji toplum bilimidir. Edebiyatın konusu da insandır ve toplumu insanlar Nuri’nin “Yaprak Dökümü” yanlış batılılaşma ve lüks düşkünlüğü gibi sosyal bir konu üzerine konulu olduğundan örnek olarak ile Psikoloji Arasındaki İlişkiEdebi metinlerde yazarın psikolojisinden izler vardır. Bu yüzden eser bizi yazarının ruh dünyasını anlamamızı ağırlıklı edebi metinler psikoloji bilimi içinde yardımcı kaynaktır. Mehmet Rauf’un “ Eylül” adlı romanını örnek olarak ile Felsefe Arasındaki İlişkiDüşünce sistemi olan felsefe zaman zaman araç olarak edebi metinleri Diğer Bilimlerle İlişkisiEdebiyat az çok diğer bilimlerle de ilgilidir. Sanatçı eserini oluştururken konusuna göre yine belki astronomi biliminden dahi yararlanması gerekecektir. Ancak bu daha çok yüzeysel bir detaylı ve baştan sona pozitif bilimden yararlanılan bir eser de edebi eser olmaktan çıkacak bilimsel bir eser olacaktır. Bu nedenle bu bilimlerden faydalanmak yalnızca yüzeysel anlamda mümkün olmaktadır. edebiyat diğer bilim dalları ilişkisi alakası nedir nasıl bir ilişkisi var açıklaması makalesi ile ilgili bilgiler burada melekler Türkiye'de ki okuma alışkanlığının maalesef çok düşük olduğu hepimizce malum bağlı olarak ta yıllık kitap basımı da çok sonucunda halkın edebi eserlere olan ilgisi de zayıf oluyor ne yazık ki bir günde basılan kitap sayısının ülkemizde bir yılda basıldığını söylersek durumun vahimiyetini daha iyi edebiyat diğer bilim dallarıyla alakalı önemli bir sanattır. Edebiyatın diğer bilim dallarıyla ilişkisini sizlere şöyle açıklayabiliriz; Edebiyat-Sosyoloji Sosyoloji, insanların toplum içindeki davranışlarını zaman ve mekâna bağlı olarak gözlemleme yoluyla araştıran, objektif sonuçlara ulaşmaya çalışan, yani sosyal olayları inceleyen bir bilim dalıdır. Bu bilim dalının ilgi alanı sosyal çevredir. Edebî metinler de bu sosyal çevreden ortaya çıkar. Sosyal çevrede ya*şanan olaylar, güzellikler, olumsuzluklar vb. edebî metinlerde farklı düzeylerde kendine yer bulur. Sosyal hayatı düzenleyen ilişkiler edebî metinlerde, kişiler aracılığıyla dile getirilir. Kişilere bağlı olarak sosyal olaylar neden ve sonuçlarıyla irdelenir. İşte tüm bunlar, edebî metinlerin, sosyal yaşamla ilgili önemli bilgi*ler aktardığını ortaya koymaktadır. Bu bilgiler de sosyolojinin alanına girmektedir. Bu yüzden sosyologlar, kişilerin toplum içindeki yaşantılarını, davranışlarını anlatan bu edebî metinler*den sık sık yararlanma yoluna giderler. Edebiyat-Psikoloji Edebî eserlerde psikolojik yansımaları bulmak mümkündür. Her insanın, duyguları, düşünceleri, bir psikolojisi olduğu gibi, yazarların da vardır. İşte yazarlar, eserlerini yazarken o anki psikolojik durumlarını belli oranda eserlerine yansıtırlar. Ancak bunun birebir yansıma olduğu söylenemez. Yazar, duygu ve düşüncelerini, psikolojisini olduğu gibi aktarmaz. Onu dönüştürerek, değiştirerek, edebî metindeki kişilerde hissettirerek aktarır. Bu da yazarın psikolojik bilgilere de sahip olduğunu gösterir. Edebiyat-Tarih İç içe girmiş olan bu ilişkiyi üç yönde inceleyebiliriz Her edebî metnin, içinde oluştuğu tarihî bir dönem vardır ve edebî metinlerin hepsinde bu tarihî dönemlerin izlerini görmek mümkündür. Edebî metinlerin temasını tarihî dönemler etkiler, bu eserleri doğru yorumlayabilmek için o dönemin tarihî olaylarını iyi bilmek gerekir. Bazı edebî metinler, oluştuğu dönemin izlerini taşırken, bazıları da konusunu tamamen tarihî gerçeklerden alabilir. Bu tür metinler, tarihe ışık tutabilir, tarih bilimine kaynaklık edebilir. Göktürk Kitabeleri'ni bu duruma örnek olarak gösterebiliriz. Edebî eserler ve yazarları dönemleri ile birlikte inceleyen edebiyat tarihi, tarih biliminin metodundan yararlanır. Edebiyat-Coğrafya Her edebî metnin - özellikle olay ve durum metinlerinin - önemli unsurlarından biri de yerdir. Olaylar, bir mekânda ortaya çıkar ve o mekânın izlerini taşır. Böylece, coğrafya edebiyat üzerinde etkili olur. Bazı edebî metinlerin yazılış amacı, belli bir coğrafi bölgeyi tanıtmaktır. Gezi yazıları, egzotik romanlar bu türden eserlerdir; bunlar her iki bilim için de önemli kaynaklardır. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi, hem edebiyat hem tarih hem de coğrafya bakımından önemli bir eserdir. Coğrafya kitaplarında, coğrafî bilgiler veren dergilerde, ansiklopedilerde, edebiyatın anlatım biçimlerinden biri olan "açıklayıcı betimleme" kullanılır. Bu yönüyle coğrafya bilimi, edebiyattan yararlanmış olur. Edebiyat-Felsefe İnsanların en önemli özelliği düşünme yeteneğidir. Sağlıklı bir yaşam sürebilmeleri için, işlerini başarılı bir şekilde yapabilme*leri için düşünmeye, düşünceye ihtiyaçları vardır. İşte bir yaza*rın da edebî metin ortaya koymasında onun düşünceleri ön plana çıkar. Hemen her edebî metnin arka planında bir düşünce vardır. Eğer bu düşünce olmazsa metni yapısal olarak ortaya koymak, olayları kurgulamak, kişileri anlatmak mümkün değildir. Ancak bu düşünce bir felsefî metinde olduğu gibi, edebî metnin tama*mına yayılmaz. Edebiyat metninde felsefeyle ilgili bir konuya yüzeysel bir biçimde değinilir. Bu düşünce bir veya birkaç cümlede felsefe boyutunda, felsefeye özgü bir anlatımla dile getirilir. Zaten felsefî bir konuyu edebî metnin tamamında anlat*mak ya da konunun ağırlıklı olarak felsefi yönüne değinmek, edebî metnin değerine, işlevine gölge düşürür. Sonuç olarak psikoloji, sosyoloji, felsefe ve tarih insanı ele alır. Edebi*yat da insanı, insan yaşamını anlatır. Sanat insanın güzellik karşısında duyduğu heyecan ve hayranlığı uyandırmak için ortaya koyduğu temelinde insan sevgisi,hoşgörü,yaratma özgürlüğü vardır. Sanat insanın varlık şartlarından olduğu her yerde sanat vardır.Mağara resimleri,antik süs eşyaları,işlenmiş kap kaçak vb. Sanatın amacı da zaten insanlarda güzel duygular uyandırmak,insan hayatını renklendirmek, ve kitapların olmadığı bir dünyada yaşadığımızı düşünürsek sanatın insan hayatı için ne kadar vazgeçilmez ve önemli olduğunu anlarız. İnsanlar kendilerini farklı araçlarla ifade resimle,müzikle,dansla heykelle kimisi de şiirle,romanla,hikayeyle yani edebiyat vasıtasıyla ifade ederler. İnsanoğlu hayatı boyunca güzeli istemiştir. Sözüne yazısınaedebiyat, sesinemüzik kullanabildiği renklereresim, yaşadığı mekanamimarlık,işleyebildiği her türlü maddeyeheykeltıraşgüzellik vermek insanoğlunun yaşam felsefesi olmuştur ki bu da güzel sanatlar dediğimiz şubeleri doğurmuştur. Edebiyat bu güzel sanatların bir ,yazıda,düşüncede,hayalde güzellik demektir. Edebiyat;dil ile gerçekleştirilen,malzemesi dil olan güzel sanat eser öncelikle sanat değeri olan eserlerde dikkatle kullanılmış bir dil vardır. Bilim nasıl ki akla,mantığa,öğretmeye yönelik ise sanat da insan ruhunu doyurmaya,güzelleştirmeye yöneliktir. Güzel Sanatlar içinde Edebiyatın Yeri Sanat Bir duygu, tasarı, güzellik ve hayalin anlatımında kullanılan yöntemle­rin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan ve insanda estetik karşılık uyandıran üstün yaratıcılığa denir. Sanat eseri Yaratıcılık ve ustalık sonucu ortaya çıkan üstün ve değerli esere verilen addır. Bir tiyatro oyunu, bir heykel, bir tablo, bir müzik parçası, bir roman birer sanat eseridir. Sanat eserini meydana getiren kişilere sanatçı denir. Sanat eserinin özelliklerini şöyle sıralayabiliriz Bir tasarım yani yaratıcı hayal gücüyle ortaya çıkar En temel işlevi, insanda estetik bir duygu ve haz oluşturmasıdır Amacı doğru ve yararlı bilgiler değil, güzellik sunmaktır Açıklayıcı, bilgilendirici, nesnel değil; öznel nitelikler taşır Özgün ve etkileyici bir özelliğe sahip olmayı gerektirir. Evrenseldir yani ortaya konan ürün tüm insanlığın ortak malıdır. Zanaat İnsanların maddeye dayanan ihtiyaçlarını karşılamak için yapılan, öğ­renimle birlikte deneyim, beceri ve ustalık gerektiren, el emeğine dayanan faa­liyetlere denir. El becerisi gerektiren ve bir ustanın yanında öğrenilen “terzilik, dokumacılık, berberlik, kuyumculuk, kunduracılık, marangozluk…” birer zanaattır. Belli bir zanaatla uğraşan kişilere zanaatkar adı verilir. Başlangıçta insan eliyle ortaya konan her türlü ürüne sanat deniyordu. Za­manla “insana gündelik hayatta bir yarar sağlayan” eserlere zanaat denmeye başlandı. “Zanaat’ın “sanat’tan ayrışmasıyla geriye kalan ve birinci önceliği insana haz vermek, onu mutlu etmek, onda estetik duygular uyandırmak olan “resim, müzik, tiyatro, edebiyat, mimari, heykeltıraşlık” gibi ürünler sanat veya güzel sanatlar olarak anılmaya başlandı. Edebiyat Duygu, düşünce ve hayallerin söz ya da yazı ile etkileyici biçimde manzum şiir veya mensur düz yazı olarak ifade edilme sanatıdır. Edebiyatın malzemesi dildir. Dil sözcüklerden, sözcükler de seslerden oluştuğu için edebiyat işitsel fonetik sanatlar içinde değerlendirilir. Edebiyatın güzel sanatlar içinde değerlendirilmesinin üç gerekçesi İnsan tarafından ortaya konmuş olması Konu olarak insanı ele alması Amacının insanda güzel duygular uyandırmak olması Edebiyat doğrudan ya da dolaylı yollarla tüm bilim dalları ile ilişki içerisindedir. Edebiyatta bir eser oluşturulurken sanatçı az ya da çok diğer bilim dallarının verilerinden yararlanır. Bir romanı veya bir hikayeyi düşünelim Bu edebi ürünlerde kahramanlar çok çeşitlidir. Hayatın her kesiminden ve sınıfından insan ele alınıp anlatılır. Kahramanın doktor, öğretmen ya da astronot olduğu bir romanda yazarın bu meslekler ve ait oldukları bilim dalları hakkında bilgi sahibi olması gerekir. Aksi halde romanın ya da hikayenin inandırıcılığı zayıf olacaktır. Yazar hem doktorluk hem de astronotluk hakkında bilgi sahibi olmadan eseri oluşturamaz. Anlaşılacağı üzere edebiyat her bilim dalı ile ilişki işindedir. Bazı bilim dalları ile edebiyat arasındaki münasebet çok yakın ve doğrudandır; bazıları ile ise çok zayıf ve dolaylı yollarla ilişkilidir. Edebiyatın doğrudan ilişkili olduğu bilim dalları Edebiyatın konusu temelde insandır. Doğal olarak kendisi gibi konusu insan olan felsefe, sosyoloji, psikoloji, tarih bilim dalları ile doğrudan ilişkilidir. Edebiyat ve Felsefe İlişkisiFelsefe varlık ve bilgi konularında sorular sorup çıkarımların yapıldığı bir bilim dalıdır. Edebiyat, felsefe biliminden hem öğretici metin türlerinin hem de edebi metin türlerinin oluşturulmasında yararlanır. Bir edebi eserde ,örneğin romanda, kahramanın bulunduğu durumu betimlemesi, olaylar hakkında yorumda bulunup kişilere ve hayatına bu doğrultuda yön vermesi felsefe biliminden yararlanıldığını göstermektedir. Örnek Dostoyevski’nin “Suç ve Ceza” romanından şu sözler felsefe biliminden yararlanıldığını gösterir. "Gariptir, insan her zaman yaptığı işin önemini ya da ne olduğunu fark etmez. Yapar sadece. Yapmak nedir mi ? Bilmek... En önemlisi bilmek değil midir?" Edebiyat ve Sosyoloji İlişkisi İnsanların toplum olarak yaşayışının ve insanın diğer insan ve doğa ile olan münasebetinin incelendiği sosyoloji bilimi ile edebiyat arasındaki ilişki çok yoğundur. İnsanı anlatan edebiyat insan ilişkileri hususunda sosyoloji biliminin verilerinden yararlanır. Bir olay karşısında insanın hangi nedenlerle hangi tepkiyi vereceği sosyoloji bilimince araştırılır. Yine insanları birlikte tutan değerler, örf, adet ve gelenekler, toplumsal yaşamın kuralları gibi birçok konuda yazar eserini oluştururken sosyoloji bilimine başvurur. Bir edebiyatçının aynı zamanda bir sosyolog olduğu kanısı yaygındır. Örnek Kuyucaklı Yusuf romanından alınan şu örnekte toplumsal yapı hakkında bilgi verilir. Şehrin iyi aileleri arasında bile bunların istedikleri zaman alamayacakları kız yoktu. Adeta bütün eşraf aileleri arasında ezelden beri mevcut, değişmez bir mukavele vardı ve buna, harici şeklin değişmesine, vaziyetin tamamen başka olmasına rağmen, daima riayet ediliyordu. Edebiyat ve Psikoloji İlişkisi Psikiyatri ve psikanaliz son dönemde edebiyata yardımcı bilim dallarından en önemlileri olmuştur. Günümüz insanının yalnızlaşması, içine kapanması, kalabalıkların birbirinden uzaklaşması, ruhsal bunalımlar, kıskançlık, hırs, aşk, bunalım gibi duygu durumlarının anlatıldığı bir edebi eserde yazar ya da şair psikoloji biliminden yararlanır. Edebiyatın en önemli ve zor uğraşlarından biri olan karakter çizme ancak psikoloji biliminden yararlanılarak yapılabilir. Örnek Sefiller romanından alınan aşağıdaki metinde roman kahramanlarından Javer’in inandığı değerleri yitirmesi ile girdiği çıkmaz ve intihara karar vermesi anlatılmaktadır. Javer tamamıyla bozguna uğramış bir adamın, bocalayan bir vicdanın azabını çekmekteydi. Artık daha fazla düşünerek çıldırmaktansa, yapacağı iki ihtimal üzerinde durdu. Birincisi yeniden "Silahlı Adam" sokağındaki yedi numaralı apartman dairesinden Jan Valjan'ı yaka paça sürükleyerek, karakola teslim etmek ya da?.. Javer artık ne yapacağını kararlaştırmıştı. Edebiyat ve Tarih İlişkisi Edebiyat olay, olgu ve durumları anlattığı gibi tarih biliminin esas konusunu da olaylar oluşturmaktadır. Çoğu zaman tarihte önemli bir yere sahip bir olayın hem tarih bilimince hem de edebiyatta konu olarak ele alındığı görülür. Tarih olayları neden ve sonuçları ile irdeler; edebiyat ise olayların arka planında nelerin yaşandığını anlatır. Örneğin Osmanlı Devletinin kuruluş sürecini araştıran bir tarihçi o dönemde gerçekleşen diğer olaylar ile bağlantı kurar. Yine o dönem ortaya konmuş eserleri, belgeleri inceler. Edebiyatçı ise tarih biliminin elde ettiği bu verilerden yararlanarak bambaşka kurgusal bir evren yaratır. Gerçek olayları yeniden yorumlayarak anlatır. Yine tarihteki gerçek kişileri kendince yorumlayıp karakterize eder. Örnek Devlet Ana Kemal Tahir “İçlerinde ermişi var, dervişi var… Rum abdalları derler, rum gazileri derler… Ertuğrul Bey’in savaşçısı ev hesabına gelmez. Savaşçı dervişlerin beşi, onu bir zaviyeye birikmiştir. Rum abdallarına geldi mi, dam, çadır tanımaz bunlar… Ezraile elense çekmiş gözü kara yiğitlerdir her biri. Karıları bile dövüşkendir Ertuğrul Beyin… Bunlara Rum Bacıları’ derler. Bunların töreleri de, gaziler, savaşçı dervişler gibi din yayma üzerinedir…” Edebiyatın dolaylı yollarla ilişkili olduğu bilim dalları Edebiyat tıp, astronomi, fizik, coğrafya vb. gibi bilim dalları ile dolaylı yollarla ilişkilidir. Edebiyat ile bu bilimler arasındaki ilişki yüzeyseldir. Yazarın bilgi birikimi, deneyim ve gözlemleri bu bilimlerden yararlanması için yeterli olabilmektedir. Edebiyat Tarihine Yardımcı Bilimler Edebiyatın içeriğinin ve dönemlerinin incelenip araştırıldığı “edebiyat tarihi” bilimi Filoloji,Biyografya ve Tarih biliminin verilerinden yararlanır. Bilimler arasındaki bu ilişki karşılıklıdır. Her bilim bir diğerinin eksiklerini tamamlar; bir diğerine ışık tutar. Bilimlerin sınırları genişledikçe bu ilişkinin düzeyi de artmaktadır. Edebiyat tarihine diğer bilimlerin yardımları belge verme yolu ile olur. Edebiyat örneğin bibliyografya biliminde elde bulunan belgeler ile dönemlere ayrılır. Ya da tarihin farklı dönemlerinde edebiyatta kullanılan dilin özellikleri filoloji biliminin verilerinden yararlanılarak ortaya konur.

edebiyatın ilgili olduğu bilim dalları